NİKSARLI EMRAH

  Erzurum’un Tambura Köyü halkından, köylerinde doğan ve edebiyat dünyasında “Erzurumlu Emrah”  diye anılan hemşerilerine  “Niksarlı Emrah” dediğim için özür dilerim.

 

         İnsan bir kentte uzun süre yaşayınca, genellikle kendini oralı hisseder.  Ben üçbuçuk yıl Erzurum İspir’de öğretmenlik yapmış ve bir İspirli gibi konuşarak  “Kân Deresi” ne onlar gibi “Çan Deresi” demeye başlamıştım.

 

         Zannederim Emrah ta ömrünün son günlerinde kendini Niksarlı hissetmiştir. Dile kolay, orada doğmasan bile, bir kentte yirmi yıl yaşayacak ve üstelik o kentten bir kadınla evlenecek, o kentte sanatınla ilgili çıraklar yetiştireceksin ve sana  “nerelisin?” diye sorduklarında  –sadece doğmaktan başka bir ilişkin olmayan-  başka bir kentin adını söyleyeceksin. Evet, eminim ömrünün son günlerinde Emrah’a “nerelisin?” dendiğinde o “Ben Niksarlıyım” derdi.

                             * *  * 

 

         Bugün, Erzurum’da Palandöken Dağları’nın batı uçlarında bulunan “Tambura” köylüleri, Emrah’ın hemşerisi olduklarını iftiharla söylemektedirler. Ancak, 1983 yılı mart ayında Tambura Köyü’ne giden Sayın Hikmet Dizdaroğlu ve Metin Karadağ’a, köyde görüştükleri yaşlı insanlar, Emrah’la ilgili olarak bir takım rivayetlerden ve O’nun bir veli olduğundan  başka önemli hiçbir şey söyleyememişler, Emrah’ın çok genç bir yaşta köylerinden ayrıldığını ifade etmişlerdir.(1) 

 

         Emrah’ın doğum yeri kesin olarak bilinmesine karşın, doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemektedir.

 

         Emrah’la ilgili araştırmalar yapan Bursalı Tahir, İbnülemin Mahmut Kemal, Eflatun Cem Güney, Fuat Köprülü, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Vehbi Cem Aşkun, Necati Turgut Göksel gibi isimler  –birbirlerine çok yakın da olsa – farklı tarihler bildirmişlerdir. Ancak, bunların içinde en akla yakın olanı, Emrah’ın çırağı olan Tokatlı Nuri’nin ustası için düşürdüğü tarihtir. Bu ise doğum: 1776, ölüm: 1861 tarihleridir. Araştırmacılar, Emrah’ın 85 yaşında öldüğüne dair bilgiyi Tokat ve Niksar çevresindeki yaşlıların da onayladığını söylemektedirler.

 

         En gerçek olan bilgi Aşık Emrah’ın  18.  yüzyılın son çeyreğinde doğup, 19. yüzyılda yaşadığıdır. Emrah medrese öğrenimi görmek için Erzurum’a gitmiş ve orada devrin geleneğine bağlı olarak Nakşibendi Tarikatı’nın Halidiye koluna girmiştir.

 

         Önceleri saz çalıp ustaların şiirlerini söyleyen Emrah zamanla kendisi de ‘deyişler’ söylemeye başlar ve bu arada Erzurum’da iyi ve varlıklı bir aile kızı ile nişanlanır. Ancak kendisi yoksul olduğu için bir türlü evlilik gerçekleşemez. Bu Emrah’ı çok üzer ve Erzurum’dan ayrılmasına sebep olur.(1828)

 

         Emrah’ın Erzurum’dan sonra gittiği ilk yer Trabzon’dur.(2) Emrah burada bir çingene kızına aşık olur ve Trabzon’dan ayrılır.(3)

 

            Emrah’ın konakladığı ikinci kent, bazı kaynaklarda  Kastamonu, bazı kaynaklarda ise Sivas’tır. Fuat Köprülü, Emrah’ın “Sivas,Kastamonu, Konya, Niğde taraflarında dolaştıktan sonra Sivas’ta oturduğunu ve nihayet 1840’ta Niksar’a giderek, hayatının sonuna kadar orada kaldığını” yazıyor.(4)  Aynı eserde Emrah’ın Kastamonu eşrafından Alişan Bey’e gazel tarzında bir methiye yazarak onun himayesine girdiği yazılıdır. Emekli Edebiyat Öğretmeni Ahmet Talat Onay’da Emrah’ın Kastamonu’da ve Çankırı’da yaşadığına dair geniş bilgi verir.(5)Çankırı’da eşraftan Yusufzâde’nin konuğu olan Emrah’ın orada  Yeşildirek Kahvesi’nde çaldığı anlatılarak, emrah’ın fiziki yapısı da “ayağında sarı mes, üzerinde yeşil çuhadan bir giysi, başında abani bir sarık bulunduğu ve uzuna yakın boylu, siyah kaşlı ve sakallı, vücudunun da toplu olduğu” şeklinde tasvir edilmektedir.

 

         Emrah Çankırı’da, çocuksuz dul zannettiği bir kadınla evlenir. Ancak zifaf gecesi, kadının iki çocuğu ile karşılaşır. Bunun üzerine “püsküllüce” matlalı şiirini söyler. Bu evlilikten Kadir isminde bir oğlu olur.

 

         Emrah’ın Sivas’taki yaşamı ile ilgili bilgileri yaşlı öğretmen Abdi Kalfa’dan dinleyerek kitabına aktaran Eflatun Cem Güney’e göre “Emrah Sivas’ta  ilk kez Saatçioğlu Hanesi’ne yerleşiyor, sazını Havuzlu Kahve’ye asıyor.” Burada, Ali Ağa Camii önünden geçerken ‘Mahi’ adında dul bir kadına aşık olur. Hacı Ali Beylerin arabuluculuk yapmasıyla  Mahi ile evlenir.

 

         Emrah 1835’te gittiği Sivas’ta 12 yıl kaldı.(6) Burada iken, çeşitli aralıklarla gittiği çevre illerini de gezen Emrah Tokat’ta iken tanıdığı Mahmud adlı bir genci kendine çırak yaptı ve ona ‘Nuri’ mahlasını verdi. Her gittiği yere yanında götürdüğü bu çırak sonradan “Tokatlı Nuri” adıyla büyük ün kazandı.

 

         AnaBritannica gibi bazı kaynaklar, Sivas’ın,  Emrah’ın konakladığı ikinci il olduğunu ve  O’nun buradan Tokat, Amasya, Merzifon, Çorum yoluyla kona göçe Ankara’ya gittiğini, uzun yıllar Çankırı ve Kastamonu’da kaldıktan sonra tekrar Sivas, Tokat yoluyla Niksar’a gittiğini  -ve orada, ‘Acın kızı’ denilen yaşlı bir kadınla evlenerek – ölene dek orada kaldığını yazıyorlar.(6)

 

            Emrah’ın 19.yüzyılda yaşayan ve içlerinde Bayburtlu Zihni, Aşık Dertli, Aşık Seyrani gibi şöhretlerin de bulunduğu ve sayıları  50 civarında olan  saz şairleri arasında en çok tanınanlardan biri olmasının en önemli sebeplerinden biri O’nun çok gezmesidir. Emrah, âşıklık geleneğinin  bütün özelliklerini taşıyan bir ustadır. Aslında gördüğü medrese eğitimi nedeniyle “ ‘divan şiiri’ ni iyi bilen âşıklardan biri olmasına karşın, bu tarzda yazdığı şiirlerden çok, aşk, gurbet ve yazgıdan yakınma temalarını işlediği, yer yer tasavvufa yönelen koşmaları ile tanınmıştır.” (7)

 

            Emrah’ın koşmaları ile ilgili olarak Sayın Metin Karadağ (1): “Saz sanatında usta olan Emrah, halk âşıkları arasında sesi de güzel bir âşık olarak kabul edilmiştir. Öte yandan “Emrah Koşması” adı altında, ezgili bir koşmaya (8) adının verilmesi, bu alandaki ustalığını belgelemektedir.

 

         Orta Anadolu’da pek tanınmayan Ercişli Emrah’ın (9) en güzel şiirleri ona mal edilmiş, şiirleri arasına başka âşıklardan da karışmalar olmuştur.

 

         Örneğin, Niksar Belediyesi’nin yayımladığı “Şiirlerle Niksar” adlı kitapta ve Erzurumlu Emrah’la ilgili yazılar yazan birçok arkadaşın yazılarında bahsi geçen ve Erzurumlu Emrah’a maledilen “Gönül Gurbet İle Çıkma” adlı şiir Ercişli Emrah’a aittir. Herkesin sevdiği ve ezgisi de bulunan bu güzel şiirin tamamı şöyledir: “Gönül gurbet ile çıkma / Ya gelinir ya gelinmez /Her dilbere meyil verme / Ya sevilir ya sevilmez // Yüğrüktür bizim atımız / Yârdan atlattı zâtımız / Gurbet elde kıymetimiz / Ya bilinir ya bilinmez // Bahçenizde nar ağacı / kimi tatlı kimi acı / Gönlümdeki dert ilâcı / Ya bulunur ya bulunmaz // Deryalarda olur bahrî / Doldur da ver içem zehri /Sunam ,gurbet ilin kahrı / Ya çekilir ya çekilmez //  Emrah der ki düştüm dile /  Bülbül figan eder güle / Güzel sevmek bir sarp kale / Ya alınır ya alınmaz ///  (10)

 

         Metin Karadağ (1) kitabında (sayfa:10) “Erzurumlu Emrah’ın hecenin sekizli kalıbıyla hiç şiir yazmadığı –söylemediği-  öteden beri ileri sürülen bir iddiadır.” Yazmamızda da hiç sekizli şiirin bulunmaması, bu fikri güçlendirmektedir. Hatta Erzurum yörelerinde çok bilinen, adeta Erzurum’un simgesi haline gelmiş olan ‘Tutam yar elinden tutam’ diye başlayan ünlü deyiş te yazmamızda bulunmamaktadır.” diyor. Dikkat edilirse “gönül gurbet ele çıkma” dizesiyle başlayan deyişte kullanılan dil Erzurumlu Emrah’ın dilinden –sadelik açısından- farklıdır.  Zaten şiirde de hecenin sekizli kalıbı kullanılmıştır.

 

         Bu arada bir konunun üzerinde de önemle durmak istiyorum. Niksar’a birçok konuda unutulmaz hizmetler veren eski belediye başkanlarından Rahmetli Selâhattin Hançer döneminde, 3-4 Mayıs 1986’da  “1.Niksar Emrah Kültür Ve Sanat Şenliği” düzenlenmiş.(-miş diyorum,çünkü ben o tarihte Niksar’da değildim ve böyle bir şenlikten de haberim olmamıştı.) Daha sonraları bu şenliğe davet edilen ve  “Erzurumlu Emrah’ın Türk Cemiyetine Gösterdiği Yol” başlıklı bir bildiri sunan Yar.Doç.Dr.Ali Berat Alptekin’in yazısını okudum. Sekiz sayfalık bu bildiride Erzurumlu Emrah neredeyse tamamen bir tekke şairi olarak gösterilerek,  adeta sadece Allah, din sevgisi, kadercilik, Allah’a itaat, dinî inanç, sabır, Allah’a yalvarma gibi konuları işlediği; bunların yanında da –sadece birkaç sözcükle- gurbet, aşk, sevgili konularını işlediği savunulmaktadır.

 

         Aynı yazıda daha da ileri gidilerek “…O’nun  bektaşi tarikatıyla hiç ilgisinin olmadığı, O’nun tam anlamıyla dört başı ma’mur bir müslüman olduğu” gibi, zorlama, Emrah’ı olduğundan farklı gösterme eğilimi bulunmaktadır. Bu arada, Alptekin’in yazısından, sanki “  bektaşiler müslüman değildir” şeklinde de bir anlam çıkmakta ki, bu kabulü mümkün olmayan bir iddiadır.

 

         1961 yılında bir kalp krizi neticesinde kaybettiğimiz ünlü edebiyat öğretmeni ve edebiyat tarihçisi Vasfi Mahir Kocatürk Emrah’la ilgili şunları yazmaktadır (11) :“Erzurumlu Emrah, saz şiirinin divan şiirine yaklaşmasında mühim rol oynamış bir şahsiyettir. …Dindışı şiirleri yanında bektaşiliğe mütemayil bir tasavvuf ruhuyla yazılmış manzumeleri de bulunmaktadır: “Ben bu şeydalığı gülzar içinde / Bir seher bülbül-ü nalândan aldım. / Hanikâh-ı kevn-i bazar içinde / çille-i sülûkü seyrandan aldım // Bâde nuş eyledim Kırklar ceminden, / Sermest oldum Yediler’in deminden, / Himmetlendim üç kimsenin feminden, / Feyz-ü hüsnü kutb-u devrandan aldım. // Emrah küşad edip dehan-ı aşkı / Ehl-i dile söyler nihan-ı aşkı. / İftihar ettiğim nişan-ı aşkı / Sultanlardan evvel Sultan’dan aldım. /

 

         Yine koşmaları arasında bulunan : “Dinleyelim dağ başında figanı, / Görelim ne söyler şu ‘Leylâ! Leylâ!..’ / İkimiz de oturalım diz dize, / Biz de hu çekelim hu, Leylâ! Leylâ!.. // Belâ çakmağını üstüme çaktın, / Beni bir unulmaz derde bıraktın, / Vücudum Şehrini odlara yaktın, / Yandım ateşine,su! Leylâ! Leylâ!.. // Mahabbet zencirin eyledin çengel, / Yâre varam derim koymuyor engel. / Ölürsem sevdiğim,üstüme sen gel, / Çeşmin yaşı ile yu Leylâ! Leylâ!.. // Gurbetlere düştü mecnun gulâmın, / Bâri sen gelmezsen gönder selâmın;/ Başımızda sevda,dilde kelâmın, / Daim aklımızda bu,Leylâ! Leylâ!.. //  Emrah der ki:Başım üzre hümam ol, / Hublar içre karış,şirin kelâm ol, / Ben ölürsem cenazeme imam ol, / Kıl kara zülfünle hu Leylâ! Leylâ!.. ///   dizeleri Kocatürk’ü doğrulamaktadır.

 

         Vasfi Mahir Kocatürk, Erzurumlu Emrah’ı şöyle anlatmaktadır:  “Emrah’ta Âşık Ömer’den gelme bir büyük âlim, mutasavvıf görünme arzusu, saz şairlerinin büyüğü, âlimi, filozofu görünme iddiası, adeta bir Dede Korkut’luk temayülü vardır. Fakat bu temayülün taşıdığı kültür, Dede Korkut’a doğru olmaktan ziyade Nesimi’ye, Fuzuli’ye, Nabi’ye, yani divan şiirine doğrudur. Şair bu arzusunu tahakkuk ettirmede muvaffak ta olmuştur. Divan şiirinin asıl mümessilleri olan yüksek münevverler muhiti dışında, islâmî kültürü daha az, zevki daha basit, fakat sahası çok daha geniş halk zümresi içinde, tahayyül ettiği şahsiyeti kazanmış, şuurlu bir münevver şair sıfatıyla saz çalan ozan şahsiyetini yerleştirmiştir.”  “…Bazı şairler onun tesirine kapıldığı gibi,  civardan gelen bir çok şair de Emrah’ın etrafında toplanmış ve daha genç şairlerin O’na hayranlığı ile bir Emrah okulu kurulmuş gibidir. Bu okulun içinde bulunan şairlerden çoğu, başta Tokatlı Nuri olmak üzere, tıpkı üstatları gibi, hayatlarının ve şahsiyetlerinin bütüniyle tekke şairi olmamakla beraber, şiirlerine geniş bir tasavvuf ruhu karıştırmışlardır. Bu ruhta bektaşilik zevki hakimdir.”

 

            Bir başka kaynakta (12)  “Kendi döneminde ve daha sonra  çok sayıda halk şairini etkiledi. Tokatlı Nuri’nin ve Gedayi’nin ustası oldu. Şiirlerinde aşk, gurbet ve tasavvuf temalarını işledi. Divan şiirini en iyi bilen saz şairlerinden olduğu kabul edilmektedir. Gazel, murabba, muhammes, müseddes, müstezatları vardır. Ancak asıl başarısı, halk dili ve beğenisini yansıtan lirik öğelerin ağırlıkta olduğu koşma ve semailerinde görülür. Bununla birlikte hece vezniyle yazdığı şiirlerinde de Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalar yer alır.”denmektedir.

 

         Ord.Prof.Dr.Fuad Köprülü (4) : “… .kendisinin ( Emrah’ın)bu yolda ilerlemiş bir mutasavvıf olduğunu, hatta biraz öğünürcesine, iddia ediyor; fakat, bütün bu t a k l i d î manzumelerin hiçbir bediî kıymeti olmadığını açıkça söyleyebiliriz. Bunlar nazım tekniği bakımından tamamen sakat, lisan cihetinden klasik şairleri güldürecek kadar kusurlu, çok acemice yapılmış kaba taklitlerdir. Tasavvufun Emrah için tamamıyla bir kalıptan, cansız bir şekilden, ıstılahlardan (13) ibaret olduğunu anlatan başka bir delil de, O’nun tamamıyla lâdinî (din dışı) mahiyette olarak yazdığı bir çok aşk şiiridir.” “… .mutasavvıflardan çok Bektaşî şairlerin etkisinde kalan Emrah, devriye’ler yazmış, zâhidlere hücumlarda bulunmuş, vahdet-i vücûd nazariyelerinden bahsetmiş, fakat hiçbir zaman bunlarda bariz bir şahsiyet gösterememiştir. Ara sıra bazı güzel parçalarına tesadüf edilmekle beraber, umumi hey’eti bakımından, bu manzumelerin bediî kıymeti çok mahduttur. …Dili Arap ve Acem kelime ve terkipleriyle dolu olan şairin, bunlarda da, klasik şairlerin hiçbir zaman tecviz etmiyecekleri bir takım lisan ve teknik hatalardan çekinmediği görülüyor.

 

            “… Emrah’ta tasavvuf çeşnisinden tamamıyla uzak, halk diliyle ve halk zevkine göre yazılmış şuh nağmelere de sık sık tesadüf olunur ki, işte şairin asıl hususiyetini gösteren parçalar bunlardır.” demektedir.

 

         Emrah’ın adeta erotik olan şu şiiri Fuad Köprülü’nün görüşünü doğrulamaktadır: “Evvel bahâr yaz ayları gelende / Açılmış bahçede gül memelerin / Versen de ağzıma emsem leblerin / Bal ile yoğrulmuş yâr memelerin // Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı / Dünyada kavuşmak murâd olmadı /  Leylâyı yitiren Mecnûn bulmadı / Kana kana görsem yâr memelerin// Açma göğsün açma rakib bakıyor / Yâr senin ateşin beni yakıyor / Tenim misk-ü anber olmuş kokuyor / Al benim yağlığım sil memelerin // Ecel pervânesin başa konanda / Tenim çıkıp teneşirde yunanda / Biçare Emrah ta bir gün ölende / Mezârım taşına sür memelerin ///

 

         İlk gençlik yıllarımda rahmetli babam, aslında susmam gereken bir olumsuz davranışımı savunurken bana hep Emrah’ın bir dörtlüğünü söylerdi:

         “Pür âteşim açdurma bana ağzumı deyyâr

 

           Zalim beni söyletme derûnumda neler var

 

           Bilmez miyüm itdüklerini eyleme inkâr

 

           Zalim beni söyletme derûnumda neler var”

 

Aslında iki dörtlüğü daha olan şiirde Emrah suratsız rakibine yüz veren sevgilisine sitem etmektedir. Fakat babam, şiirin birinci dörtlüğünü benim yaramazlıklarım için söylerdi.

         Yazıyı Emrah’ın çok bilinen ve söylenen bir şiiri ile bitirelim(14)

 

          “Sabahdan uğradım ben bir fidana

 

         Dedim mahmur musun, dedi ki yok yok

 

         Ak elleri boğum boğum kınalı

 

         Dedim bayram mıdır, söyledi yok yok

 

 

 

         Dedim inci nedir, dedi dişimdir

 

         Dedim kalem nedir, dedi kaşımdır

 

         Dedim onbeş nedir, dedi yaşımdır

 

         Dedim daha var mı, söyledi yok yok

 

 

 

         Dedim ölüm vardır, dedi aynımda

 

         Dedim zulüm vardır, dedi boynumda

 

         Dedim ak memeler, dedi koynumda

 

         Dedim ver ağzıma, söyledi yok yok

 

 

 

         Dedim Erzurum nen, dedi ilimdir

 

         Dedim gider misin, dedi yolumdur

 

         Dedim Emrah nendir, dedi kulumdur

 

         Dedim satar mısın, söyledi yok yok

 

 

 

         Bugün Niksar’da Emrah’a ait bir anıt mezar ve adını taşıyan bir mahalle bulunmaktadır.

         Şu bir gerçek ki Emrah’a, Niksarlılar,Erzurumlular’dan daha fazla değer vermektedirler. Bunu, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki bir “Emrah Semineri”nde Prof.Dr.Saim Sakaoğlu’nun : “Emrah’a Erzurumlular’ın da Niksarlılar kadar sahip çıkacağı günleri sabırsızlıkla bekliyoruz” sözleri teyid etmektedir.

 

                          

           

 

            D İ P N O T L A R :

 

(1)                 Bakınız: “Erzurumlu Emrah- Yaşamı Sanatı Şiirleri – Yazan Doç.Dr.Metin Karadağ,Ayyıldız Yayınları 23 ,Şubat-1996

(2)                 Eflatun Cem Güney, “Erzurumlu Emrah- Hayatı ve Şiirleri” –İst.1957

 

(3)                 Orhan Ural,”Dost Elinden Gelen Turna:Erzurumlu Emrah”(Bu kitapta,Orhan Ural Emrah’ın hayatını öyküleştirmiştir.)

 

(4)                 Ord.Prof.Dr.M.Fuad Köprülü, “Türk Saz Şairleri – Cilt: 1-5” Sayfa 708-715-716

 

(5)                 Ahmet Talat Onay , “Tokatlı Nuri –1933”

 

(6)                 AnaBritannica,cilt:8 , Sayfa: 168  AnaBritannica da verilen bu bilgi, Fuad Köprülü’nün verdiği bilgilerle çelişmektedir. Çünkü Köprülü, Emrah’ın 1840 yılında Niksar’a yerleştiğini yazarken, AnaBritannica Emrah’ın Niksar’a 1850 yılında yerleştiğini yazmaktadır. (Hâmi KARSLI)

 

(7)                  Aslında Emrah gibi bir halk edebiyatı sanatçısının yaşamını anlatırken çok kısa olarak “halk edebiyatı” hakkında genel bir bilgi vermekte fayda var. Halk edebiyatı genellikle okumamış halk toplulukları arasından çıkan sanatçıların, İslâmlıktan önceki  Türk edebiyatı geleneklerine bağlı kalarak oluşturdukları bir edebiyattır. İki koldan yürümüştür: a)Din dışı (âşık) edebiyatı,  b)Tasavvuf (tekke) edebiyatı.  Halk edebiyatının başlıca verimleri şiir, atasözü, halk öykü ve masalları, karagöz ve ortaoyunudur. Halk edebiyatında dil, halkın konuştuğu dildir. Ancak tekke edebiyatında islâmi etkinin fazla oluşu nedeniyle Arapça ve

 

Farsça sözcük, terkip ve bu dillerin kurallarına fazla yer verilmiş, divan tasavvuf edebiyatının              etkisiyle aruz da kullanılmış,  daha çok tanrısal aşk işlenmiştir.(Hâmi KARSLI)

 

 

 

(8)    “Koşma” dörtlüklerle yazılan bir halk edebiyatı nazım biçimidir.En az üç,en çok altı dörtlükten oluşur.Uyak dizilişi abab- cccb-dddb-eeeb-fffb- biçimindedir. Bazen birinci dörtlükler abcb veya aaab biçiminde de uyaklanabilir. Genel olarak ilk şemadaki gibidir. Koşmaların ölçüsü, (6+5) ya da (4+4+3) duraklı onbirli hece ölçüsüdür. Koşmalar konuları bakımından ‘koçaklama’ ‘güzelleme’ ‘taşlama’  diye adlandırılırlar.

 

 

 

 

 

(9)                 Ercişli Emrah , Van’ın Erciş İlçesi’nde doğduğu ve 17. yüzyılda bu bölgede yaşadığı sanılır. Yaşamıyla ilgili kesin bilgiler yoktur. Yurt sevgisi, aşk, doğa güzelliği, özlem gibi konuları işlediği deyişleri ve yaşamını konu alan Emrah İle Selvihan adlı halk öyküsüyle ün kazanmıştır. Araştırmacılar ile deyişleri aktaran meraklılar önceleri deyişlerini Erzurumlu Emrah’a mal etmişlerdir. Ama 19.yüzyıldan önce yazılan kaynaklarda Emrah mahlaslı şiirlere rastlanması ve Doğu Anadolu halkı arasında yaşayan Emrah İle Selvihan öyküsünün derlenmesi araştırmacıların dikkatini çekmiş, böylece Erzurumlu Emrah’tan önce aynı adı kullanan başka bir âşığın yaşadığı anlaşılmıştır. Ercişli Emrah’ın deyişlerindeki  söyleyiş daha içten ve daha halk zevkine yakındır. Deyişlerin tümü hece ölçüsüyle ve arı bir Türkçeyle  söylenmiştir.

 

(10)Bu şiir Ali, Püsküllüoğlu’nun Bilgi Yayınevi tarafından çıkarılan “Türk Halk Şiiri  Antolojisi-Haziran,1975” sayfa 313’ te de Ercişli Emrah’ın olarak verilmiştir.

 

(11)Türk Edebiyatı Tarihi, Vasfi Mahir Kocatürk  – Edebiyat Yayınevi, Ankara,1964, sayfa:577

 

(12)Büyük Larousse,cilt:7 Sayfa:3684

 

(13)Istılah (Ar.) Herkesin anlamadığı özel anlamda kullanılan söz, terim (Hâmi Karslı)

Bu şiiri, Saim Sakaoğlu Ercişli Emrah’a maletmektedir. Ancak Emrah üzerine yazılan diğer kaynaklarda şiirin Emrah’a ait olduğu ifade edilmektedir.

Mayıs – 2007′ de TÜRKİYE TABLOSU

(Yalanlanmayan eleştirel basın haberleriyle)

                           Mayıs – 2007’ de  TÜRKİYE TABLOSU

 

(Olaylar, oluş tarihleriyle değil, basında yayınlanış tarihiyle verilmiştir. Büyük harflerle yazılan haber başlıkları ve haber metinleri gazetelerden olduğu gibi alınarak aktarılmıştır.)

 

 İŞTE TÜRKİYE!..

 

    

1 Mayıs

 

  • ·        AKP  TEDİRGİN – AKP, Çağlayan mitinginin ardından Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak strateji belirleyebilmek için Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekliyor. Mahkemenin CHP’nin başvurusu yönünde karar vermesi durumunda erken seçim kararı alınıp alınmayacağı tartışılıyor. Yönetim AKP’lileri yüksek mahkemenin kararı çıkana kadar gerilimi yükseltecek açıklamalardan kaçınmaları konusunda uyardı.

 

  • ·        TÜRBANIYLA 23 NİSAN’ DA – Faik Erbağı İlköğretim Okulu’nun bahçesindeki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı programını okulun sosyal bilgiler öğretmenlerinden Zekiye Güleç baştan sona kadar Türbanı ile takip etti.

 

  • ·        YAZIN KRAVAT YOK – İlk ve ortaöğretim okulları görevlilerinin ve öğrencilerinin kılık kıyafetlerinde yaz dönemi uygulaması başlatıldı. Uygulamayla, yaz döneminde erkek öğrencilerin kravat takma zorunluluğunun kaldırılması dikkat çekti.

 

  • ·        DİSK TAKSİM’DE ‘ANACAK’ –  DİSK’in çağrısıyla, 1 Mayıs 1977 tarihindeki İşçi Bayramı kutlamaları sırasında  üzerlerine  açılan ateş sonucu hayatını kaybeden 36 kişi, İstanbul Valiliği’nin izin verilmeyeceği yönündeki açıklamalarına karşın Taksim’de anılacak. DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipleri Birliği tarafından Taksim’de organize edilen miting Dolmabahçe’deki İnönü Stadı’nın önünde başlayacak. 1977’de 36 kişinin yaşamını yitirdiği olayın aydınlatılması için Meclis’te araştırma komisyonu kurulması ve 1 Mayıs gününün resmi tatil ilan edilmesi talepleri ile gerçekleştirilecek miting saat 13.00’te yapılacak.

 

  • ·        OKULLARDA KUŞATMA – AKP’nin iktidara gelmesiyle başlayan Milli Eğitim’deki dinci faaliyetlere bir yenisi eklendi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cuma günü yaptığı açıklamada sert şekilde eleştirdiği okullardaki Kutlu Doğum Haftası  etkinliklerinin  bir benzeri Esenler ilçesine bağlı Başakşehir’deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fatih Sultan Mehmet İlköğretim Okulu’nda düzenlenmek istendi. 30 Nisan Pazartesi günü yapılması planlanan ve  Okul Müdürü Bayram Ercan imzasıyla hazırlanan davetiyelerle velilerin de çağrıldığı tören, pazartesi sabahı ani şekilde iptal edildi.

 

  • ·        MİTİNG YURTDIŞINDA DA YANKI BULDU – İngiliz Times gazetesi, “Yüz binlerce laik Türk’ün, askerin yaptığı müdahalenin ardından, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün İslami geçmişe sahip ilk cumhurbaşkanı olmasını engellemek için sokaklara çıktığını” yazdı. Financial Times gazetesi, iki hafta içinde gerçekleşen  ikinci büyük gösteri olan Çağlayan mitinginin sosyal hayatın İslami ideoloji tarafından ele geçirildiği düşüncesinin bir sonucu olduğunu vurgularken Dail Telegraph gazetesi de mitinge en az yarım milyon insanın katıldığını ve hükümet karşıtı sloganlar attığını yazdı. İngiltere’de Arapça yayımlanan El Hayat gazetesi, laikliği korumak amacıyla bir milyon kişinin İstanbul’daki mitinge katıldığını, Gül’ün ise orduyu görmezden gelerek Cumhurbaşkanlığı adaylığında ısrar ettiğini kaydetti.

 

  • ·        YIKILDI, ALTINDAN YOLSUZLUK ÇIKTI  – Deprem bölgesi olan Bingöl’de geçen hafta yıkılan çocuk yuvasının enkazında yapılan incelemelerde, örneklerine göre 183 tondan daha fazla demir kullanılması gerekirken yalnızca 50 ton kullanıldığı ortaya çıktı.

 

  • ·        HÜKÜMETTE KRİZ KORKUSU – Cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşma aramak yerine rejim krizi tartışması yaratan hükümet, borsa ve faizi dizginlemeye çalışıyor, uzmanlar ise hükümeti suçluyor.

 

  • ·        MEYDAN ÇAREYİ SÖYLEDİ –  “14-29 Nisan’da sivil toplum cumhuriyete sahip çıktı” diyen Baykal, meydanlarda buluşan yurttaşların hem tehlikeye dikkat çektiğini hem de çareyi sunduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin “367’ye gerek yok” demesinin Türkiye’yi tehlikeli bir çatışmaya sürükleyebileceğini belirten Baykal, “Çözüm seçimde ülkeyi krize sürükleyen bu hegemonya’nın değiştirilmesidir. Erken seçim tek başına krizi çözmez, çözme şansını getirir” dedi.

 

  • ·        TÜRK İNŞAATÇILAR  DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ  – Geçen yıl 25 ülkede 324 proje alıp yıllık iş hacmini 17.2 milyar dolara çıkardılar. Dünyanın en büyük 225 uluslar arası müteahhitlik şirketi arasında, şirket sayısı 20’ye varan Türk inşaat sektörü, dünyada ABD ve Çin’den sonra 3. sıraya yükseldi.

 

  • ·        ABD : “İSRAİL GİBİ YENİLİRSİNİZ” –  Washington, Türkiye’yi sınır ötesi operasyondan vazgeçirmek için telkinde bulunuyor. Financial Times’a göre,Bush, “Hizbullah’ın yenildiğini” söylese de ABD, Türkiye’ye telkinde bulunurken İsrail’in “yenilgisini” kabul etti. “İsrail ordusunun yenilmez olduğu efsanesinin” yıkıldığını kaydeden Washington, aynı şeyin K.Irak’a girmesi halinde Türk ordusunun da başına gelebileceğini öne sürüyor.

 

  • ·        YABANCI YATIRIMCI PUSUYA YAKTTI – Siyasi gerilim, paranın piyasalarındaki dengeleri de bozdu. Borsa düştü, döviz yükseldi. Piyasada tansiyon yükseldi. Borsa 2 bin puana yakın düştü. Yerlinin satışına yabancı cevap vermedi ve dolar 1.40 YTL’nin altında kaldı. Geçen hafta Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığını “olumlu” bulan piyasaların tercihi de “erken seçim” e döndü.

 

 2 Mayıs

 

  • 367 VEKİL ZORUNLU – Anayasa Mahkemesi, CHP’nin itirazını kabul etti. Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu iptal. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu iç tüzük ihlali yapıldığı gerekçesiyle iptal etti. Karar 2’ye karşı 9 oyla alındı. Yüksek mahkeme 367 milletvekilinin genel kurulda olması gerektiğine işaret etti. Bugünkü oylama da yapılmayacak. AKP’nin 367’yi sağlayamayacağı ve erken seçimin zorunlu olacağı belirtildi. Hükümet sözcüsü Çiçek, “Eğer seçimlerin öne alınma konusunda muhalefet partileri gerekçe bulmayacaklarsa  bir an önce seçim yapılmasına varız” dedi. 
  • İSTANBUL’A GÖZALTI – Valiliğin 1 Mayıs önlemleri nedeniyle kentte trafik kilitlendi, ulaşım durdu, yurttaşlar yolda kaldı. İşlerine yürüyerek giden yurttaşlar, “Bu zulüm, bu çağda bu yasak anlayışla sorunları çözmeye çalışan yetkililerin suçudur. İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve varsa diğer ilgilileri istifaya davet ediyoruz” dediler. Üsküdar Meydanı’nda trafiğin kapalı olmasını  ve vapur seferlerinin iptal edilmesini protesto eden yaklaşık 500 yurttaş, trafiği kesti ve “vali istifa”, “ulaşım hakkı engellenemez” sloganları attı. Çeşitli sivil toplum örgütlerince yapılan yazılı açıklamalarda, Vali Güler’in tüm kutlamalara açık olan Taksim Meydanı’nı emekçilere kapatmak uğruna İstanbullulara “zulmettiği” kaydedildi. 
  • CHP’YE  İŞBİRLİĞİ ÖNERİSİ – Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin, dün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı ziyaret ederek işbirliği önerdi. Şirin, “Genel seçimlerde CHP ile işbirliği yapma arzusundayız. Türkiye’nin bugünkü durumu bizim parti kimliğimizi kaybetmemek kaydıyla, CHP’nin listelerinden seçime girmemizi gerektiriyorsa, biz bu fedakârlığı göstermeye hazır olabiliriz” dedi. 
  • HAKEM OLUN – SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, dün partisinin MYK toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada,  “sosyal demokratlar 2007 seçimlerine bir partinin çatısı altında güç birliği yaparak ortak bir hükümet programı hazırlayarak girmelidir” dedi. Karayalçın, Prof. Dr. Saylan, Prof. Dr. Arat ve arkadaşlarının da birliktelik sürecinde hakem olarak görev almasını istedi. 
  • GERÇEK YÜZÜ – AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Gül’ün, 1992’de katıldığı bir panelde, laikliğin ülke bütünlüğünü tehdit ettiğini söylediği ortaya çıktı. Cumhuriyet ilkelerinin yurttaşlara zorla dayatıldığını ileri süren Gül, konuşmasında, Atatürk heykel ve posterlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. 
  • TÜPRAŞ ÖZELLEŞTİRMESİNE HAPİS YOLU –  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Başkan Yardımcısı Osman Demirci ve Sermaye Piyasaları Daire Başkanı Mehmet Şükrü Doğan hakkında, “Tüpraş’ın yüzde 14.76’sının satışına ilişkin gerekli duyuruları yapmayarak görevde keyfi davrandıkları” gerekçesiyle 8’er aydan 4 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı. Tüpraş’ın yüzde 14.76’sının kamuoyuna açıklama yapılmadan  satışı sonucu, daha sonra yapılan özelleştirmedeki fiyata göre 752 milyon dolarlık zarar ortaya çıkmıştı. 
  • DİNCİ BASININ PSİKOLOJİK SAVAŞI – Genelkurmay’ın bildirisini hazmedemeyen Zaman, Yeni Şafak ve Vakit bir yandan AKP’nin oyununa gelmeyen sağ partilere yüklenirken bir yandan da kriz çığırtkanlığı yapıyor. 
  • AKP YARGIYA HESAP VERMELİ – İzmir, Balıkesir, Muğla, Aydın, Denizli, Antalya, Manisa ve Zonguldak baro başkanları adına yapılan ortak açıklamada, “Anayasaya, laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelen, üstelik kendi ülkesinin parçalanmasına neden olacak bir projenin eşbaşkanı olduğunu açıklamakta sakınca görmeyen Erdoğan’ın partisi AKP hakkında anayasal yaptırımlar uygulanmalıdır” denildi. 
  • GÜL: LAİKLİĞİ HALK SEÇMEDİ – AKP’nin cumhurbaşkanı adayının 1992’de katıldığı bir panelde söyledikleri kimliğini ortaya koyuyor. The Guardian’a verdiği demeçte yer alan laiklik karşıtı sözlerini haber yaptığı için Cumhuriyet gazetesine dava açmaya hazırlanan Abdullah Gül’ün “laikliği bölücü bir tehdit” olarak gördüğü ortaya çıktı. Ali Özoğlu, “Şifreler Çözüldü” adlı kitabında  Gül’ün 1992’de yaptığı bir konuşmada Atatürk heykel ve posterlerinden rahatsızlık duyduğunu dile getirdiğini ve Türkiye’yi diktatörlüklerle bir tuttuğunu anlatıyor.  Abdullah Gül şöyle diyor: “Milliyetçilik öyle olmuş ki, Türkçülük şeklinde alınmış ve bu ister istemez, aksini de bazı insanların aklına getirmiştir. Mesela, bunları açık söylemek zorundayım, “Ne mutlu Türk’üm diyene” lafını tutup her yere yaza yaza ve bunu özellikle hiç olmayacak yerlere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bir hale dönüşmüştür. “Bir Türk dünyaya bedel” gibi, bu laflar, aslında Türkiye’nin bütünlüğünü, Türkiye’nin o geçmişteki bütün insanları İslam kardeşliği etrafında toplayan bu bütünlüğünü, tehdit eder anlama gelmiştir. Şimdi ne gariptir ki bu laflar, seyahat ederseniz, Doğu ve Orta Anadolu’ya doğru geldikçe “Önce Vatan” yazdığını, batıya Ankara’ya, İstanbul’a gittiğinizde ise hiç rastlamazsınız bunlara. Yani bunlar tek parti devrinden kalan ve zorla, halkın kendi inanç değerleriyle bütünleşmeyen bir dünya sistemini halka zorla kabul ettirmektir. Ama bunların zararlarını tabii biz daha sonra çekmeye başlamışız.” “Dini inaçlarından dolayı veyahut sade bir vatandaş olarak dindar olduğu için yani dışarıda dindar olan bir esnaf, dindar olan bir işçi gibi, dindar olan bir tüccar gibi, dindar olan bir subaya da eğer siz kendi ordunuzda hayat hakkı vermiyorsanız, onu çeşitli yollarla bunu açıkça söylemeden, onu eğer saf dışı ediyorsanız, sanki safra atar gibi, sanki ajan yakalamış gibi onları eğer ayıklıyorsanız, siz o zaman bütünlüğünü, bu ülkenin devamını nasıl temin edersiniz? Tübii ki bütün bunlar Türkiye’nin gündeminde olan ve Türkiye’nin konuşulan mevzuları, istediğiniz kadar biz bu konuları saklayalım. Bir taraftan resmi kültür olmaz diyeceksiniz ama öbür taraftan hem de tek parti devrinin resmi kültürünü zorlayacaksınız.” 
  • ÇAĞLAYAN EN ÖZLÜ İFADE OLDU – TÜSİAD Başkanı Yalçındağ’a göre ülke sosyal açıdan ciddi bir gerileme tehlikesiyle karşı karşıya. Yalçındağ şöyle konuştu: “Karşı karşıya olduğumuz fiili durumun kökeninde, iktidar partisinin, yükselen laik rejimi koruma kaygısını dikkate almaması yatıyor” “Türkiye sosyal açıdan ciddi bir gerileme tehlikesiyle karşı karşıyadır. 21. yy başında hâlâ kız çocuklarını okutmayan, töre cinayetlerinin önüne geçemeyen, din kültürünü kadının toplumdaki yerini bugünkünden daha geri bir noktaya itmek üzere kullanan zihniyetin toplum üzerindeki egemenliğinin kırılmak şöyle dursun daha da artmasından endişe eder hale geldik…” 

 3 Mayıs

 

  • ERDOĞAN CİDDİYETSİZ – “Demokrasiye sıkılan kurşun” sözüne yüksek mahkemeden sert yanıt verildi. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili mahkeme kararını değerlendirirken, “Bu demokrasiye sıkılmış bir kurşundur” sözlerine sert tepki gösterdi. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Erdoğan’ın açıklamalarını “sorumsuzluk” olarak nitelendirirken, Anayasa Mahkemesi’nin hedef gösterildiğine dikkat çekti. Mahkemeden yapılan açıklamada “Bu tür hukuka aykırı açıklama ve yayınların anayasanın 138. maddesinin açık hükmüne ters düştüğü ve TCK anlamında ise suç sayılacağı izahtan varestedir. Mahkeme kararını verdikten sonra yapılan “hukukun katledildiği” “Demokrasiye kurşun sıkıldığı” gibi açıklamalar amacını aşan ve kurumu hedef gösteren aynı sorumsuz davranışlar kapsamında değerlendirilmektedir” denildi. 
  • BAYKAL: BÜTÜNLEŞELİM – CHP Lideri, iki partinin kurultaylarını toplayarak birleşebileceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “DSP’de bir Ecevit havası, bir Ecevit kimliği vardır. Ve o kimlik bizim sol hareketimizin ortak bir kimliğidir. DSP ile birleşirsek sadece DSP ile değil aynı zamanda Ecevit ile birleşmiş olacağız” dedi. DSP’nin son seçimlerde yüzde 1 oy aldığını, ancak bunun önemli olmadığını belirten Baykal, partinin kurumsal olarak saygıdeğer bir kimliği bulunduğunu vurguladı. “Bu kimlikte vatana ihanet yok, hırsızlık, yolsuzluk yok, sola ihanet yok. DSP’ye oy verenler  memleketin dürüst, namuslu, emeğiyle geçinen mütevazı  insanları, DSP’nin tabanı. Ben bu tabanla bütünleşmek isterim” diyen Baykal, bütünleşmenin aynı çatı altında bir araya gelmek olduğunu söyledi. 
  • İSTİFA ÇAĞIRISI – Dünyanın pek çok ülkesinde bir bayram havasında geçen 1 Mayıs’ta Türkiye özellikle İstanbul, işçi bayramını sisler içerisinde geçirdi. Vapur seferleri iptal edildi. 12 milyon nüfuslu kentte önlemler tam bir kargaşaya neden oldu. İstanbul Valisi Muammer Güler ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’a demokratik kitle örgütleri tepki gösterdi. Kenti açık hava hapishanesine çevirmekle suçlanan Güler ve Cerrah’ın görevden alınmaları istendi. 
  • SEZER GÖREVİNE DEVAM EDER – Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, TBMM Başkanı Arınç ve AKP grubunun tersine yeni Cumhurbaşkanı seçilene kadar Sezer’in görevine devam etmesi gerektiğini söyledi. Şener, yapılacak anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinde bir değişiklik öngörülmediğini de söyledi. Şener seçim ekonomisi diye bir kavram olmadığını da vurguladı. 
  • GÖREV YENİ MECLİSİN – AKP’ nin Çankaya’yı fethedilecek bir zirveye dönüştürdüğünü belirten Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin, aldığı kararla Türkiye’nin önünü açtığını belirtti. AKP’ nin zorunlu olan seçimi de bir pazarlık konusu haline getirmeye çalıştığını ifade eden Baykal, “Var olan anayasaya göre cumhurbaşkanı seçme işini kotaramamış olan bu  Meclis’e anayasa değişikliği talebini yüklemek yapılabilecek en büyük yanlıştır” dedi. 
  • AKP’NİN AMACI GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK – Genç Parti tarafından yapılan yazılı açıklamada AKP’nin gündeme getirdiği anayasa değişikliğini yeni Meclis’in yapması gerektiği belirtildi. 
  • ÖZELLEŞTİRMEDE HESAPLAŞMA DÖNEMİ – Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci ve yönetimini, geri alması gereken kamu kuruluşlarını almak için harekete geçmediği ve kamu zararına yol açtığı için yeni davalar bekliyor. Özelleştirme ile ilgili bir ihaleden dolayı ilk defa kamu davası açıldığına dikkat çeken Petrol İş Sendikası’nın avukatı Candoğan, “Bu dava, benzer süreçleri izleyen diğer özelleştirmeler için de bir yol açabilir” yorumunu yaptı. 
  • GÜL’E GÖRE AB HIRİSTİYAN BİRLİĞİ – AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı, Meclis tutanaklarına yansıyan bu sözlerini de yalanlamıştı. Dışişleri Bakanlığı boyunca dış politikada AB’yi ön plana çıkaran AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, Refah Partisi Milletvekili olduğu dönemde “AB karşıtlığı” ile gündeme damgasını vurmuştu. Meclis tutanakları, Gül’ün 1995 yılında yaptığı konuşmalarda AB’yi “Hıristiyan Birliği” olarak tanımladığını gösteriyor. 
  • HER İKİ LİRANIN BİR LİRASINI KAÇIRDILAR – 2006’da incelenen 110 bin 442 mükellefin 46 milyar 796 milyon YTL kazanç beyan ettiği, 47 milyar 419 milyon YTL’yi ise gizleyerek vergi kaçırdığı belirlendi. Kaçak oranı, gelirler kontrolörlerinin incelemesinde yüzde 65.3, hesap uzmanlarında yüzde 31.7, vergi denetmenlerinde yüzde 23.6, müfettişin incelemelerde de yüzde 55.4 olarak gerçekleşti. Veraset ve intikal vergisinde yüzde 90’ı bulan kaçak oranı, gelir vergisinde yüzde 50.2, kurumlar vergisinde yüzde 45.2, BSMV’de yüzde 67.6, KDC’de ise yüzde 13.7 oldu. 

 4 Mayıs

 

  • YAZ ORTASINDA SEÇİM  – TBMM, oylamaya katılan 458 milletvekilinin tamamının oyuyla seçime  ‘evet’ dedi. AKP’lilerin milletvekilliği genel seçimlerinin 22  Temmuz 2007 tarihinde yapılmasına ilişkin önergesi dün kabul edildi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Biz 24 Haziran tarihini de emrivaki ile getirmedik. YSK ile görüşüldü. 41-57- 58 günde yapılan seçimler var. Ama YSK, gelinen noktada, ‘22 Temmuz’dan evvel fiilen ve hukuken imkânsız’ dedi. Sağduyulu olalım, seçimler gergin olmayan bir ortamda yapılsın” açıklamasını yaptı. Görüşmeler sırasında söz alan CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, seçimin temmuzda yapılmasına ilişkin çekinceleri olduğunu belirterek yayladaki insanların ve tatile gidenlerin oylarını kullanamayacağını belirtti. Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Muzaffer Kurtulmuşoğlu, erken seçime karşı olmadıklarını, ama devlet memurları ile ön seçim yapacak partilere zaman verilmesi gerektiğini söyledi. 
  • ERDOĞAN EVREN’E ÖZENİYOR – BCP Genel Başkanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal, “Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin  Anayasa Mahkemesi kararının ardından zorunlu olarak ortaya çıkacak ‘derhal seçim’ durumundaki ‘yenilgi’ izlenimini gizlemek isteyen AKP iktidarının, yeni bir siyasi manevraya girişerek Meclis’ten ‘erken seçim’ kararı çıkarma yolunu seçtiğini” dile getirdi. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da, cumhurbaşkanının bugünkü yetkilere sahip olup olmayacağının net olmadığını belirtti. 
  • GÖREVE DEVAM EDECEĞİM – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, cumhurbaşkanı seçilememesi durumunda 16 Mayıs’tan sonra Çankaya’da kimin olacağı tartışmasına son noktayı koydu. İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu, Sezer ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı, yeni cumhurbaşkanı seçilinceye kadar göreve devam edeceğini söyledi” dedi. 
  • 367 İÇİN BAŞBAKAN BİZZAT DEVREYE GİRDİ –  Başbakan Recep Tayip Erdoğan, ANAVATAN Genel Başkan Yardımcısı Safter Gaydalı’yı konutunda ağırlayıp 367’ye destek istedi. Gaydalı’nın “Uzlaşma arasaydınız bunlar olmazdı, adayınızı çekin” önerisine de Erdoğan olumsuz yanıt verdi. Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan, Fethullah Gülen’e yakın cemaatlerden kendisine oylamaya girmesi için baskı uygulandığını, bazı grupların ise “Erzurum’a gelince seni taşlatacağız” tehdidinde bulunduğunu söyledi. 
  • ADANA CUMHURİYET İÇİN YÜRÜDÜ – Adana,Ulusal Uyanış Platformu’nun (UUP) düzenlediği, “Ulusal Uyanış Mitingi” ve Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Atatürkçü Düşünce Kolu’nun düzenlediği “Cumhuriyet Yürüyüşü” ile kırmızıya büründü. Binlerce yurttaş “Çankaya yolları şeriata kapalı” sloganı ile AKP’yi protesto etti. Yurttaşlar, sık sık ta sol partilere “birleşin” mesajı verdi. Bayraklar sallanarak bayram havası yaratılan mitingde, UUP adına konuşan Ayten Zöhre, “Cumhuriyetimize sahip çıkanlara ‘bindirilmiş kıtalar’ diyenlere, meydanlar cevap vermeye devam edecektir” dedi. 
  • HÜKÜMET KUMAR OYNUYOR – İngiliz Guardian gazetesinin başyazısında,Türkiye’de “tek parti devleti” korkusu ve AKP’nin hem Meclis hem de Cumhurbaşkanlığı üzerindeki kontrolünü Türkiye’yi İslamcı yönetime doğru ilerletmek için kullanabileceği kaygısı bulunduğu belirtilerek “tek yanıt, demokrasiye başvurmaktır” denildi. Daily Telegraph’taki “Bırakalım Türkler Kendileri Karar Versin” başlıklı başyazıda, hükümetin erken seçimde anayasayı değiştirecek çoğunluğu kazanmak için “kumar oynadığı”, çözümün seçim sandığında yattığı belirtildi. 
  • DİNİ YAYINLARI DENETLEDİ, GÖREVDEN ALINDI – TRT’de yıllardır Yayın Denetleme Kurulu Başkanlığı yapan Latif Okul’un, dini programların bazılarının denetlemeye takılması ve haber dairesinin hükümet yanlısı program içeriklerini eleştirmesi nedeniyle görevden alındığı belirtildi. 
  • ERDOĞAN BUNU HEP YAPIYOR – Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili kararını “Demokrasiye sıkılmış kurşun” olarak nitelendiren Başbakan Recep Tayip Erdoğan, partisinin iktidarı boyunca, kullandığı ifadelerle “ün” yaptı. Erdoğan geçmişte de Danıştay kararına karşın El Kadı’ya kefilliğinin sürdüğünü belirtmiş, AİHM’nin türban kararının ardından türban konusunda söz hakkının ulemada olduğunu savunmuştu. 
  • İZMİR LİMANI DA KUTMAN’A – TCDD’ye ait İzmir Limanı’nın 49 yıllığına kiralanması ihalesine en yüksek teklifi 1 milyar 275 milyon dolar ile Global-Hucthison Ports Holdings ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin Ortak Girişim Grubu verdi. 

 5 Mayıs

 

  • MERKEZ SAĞ TAMAM – ANAVATAN ve DYP liderleri iki seçenekli çatı üzerinde uzlaştı. Lider Ağar olacak.  DYP bu ay içinde kongre yapıp yeni isim alacak. ANAVATAN’ın bu partiye katılmasıyla seçime, “yeni isim” altında gidilecek. Ancak YSK’nin yeni isim altında seçime girilmesine vize vermemesi durumunda, DYP çatısı altında seçime gidilecek, “yeni çatı” da  birleşme seçim sonrasına kalacak. Ağar ve Mumcu, bugün ortak basın toplantısıyla gelinen noktayı ve birleşmenin ayrıntılarını kamuoyuna açıklayacak. Artık “hayırlı olsun” denecek noktaya geldiklerini söyleyen Ağar, yalnızca “yeni parti ismi halka tanıtılabilir mi” endişesi taşıdıklarını belirtti. Ağar, “Bütün bunları araştırıyoruz. Ama buraya kadar geldikten sonra dönüp ayrılma olmayacak” dedi. Mumcu da birleşmenin iki parti tüzelkişiliğinden birinin çatısı altında olacağını söyledi ve bir ittifak düşünülmediğini kaydetti. 
  • AKP HAMLESİ GERİ TEPTİ – Parti lobisi, Genelkurmay’ın bildirisine ilişkin Bush yönetimine istediği açıklamayı yaptıramadı. Türkiye’de yaşanan gelişmeler Washington yönetimini ikiye böldü. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Dairesi, Türkiye’ye ılımlı İslam modelini benimsemenin Amerika’ya çok zarar verdiği görüşüne vardı. Amerikanın yaptırdığı gizli kamuoyu yoklamaları ılımlı İslam tezinin, Türkiye’deki Amerikan aleyhtarlığına PKK politikaları kadar katkısı olduğunu gösteriyor. AKP lobisi Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasına ilişkin çok çalışmasına rağmen Bush yönetimi üzerinde bu kez etkili olamadı, Washington’da istediği açıklamayı yaptıramadı. Dışişleri Bakanlığı’nda Avrupa’dan sorumlu Müsteşar Yardımcısı Fried’ın “tarafsızız” demesi, laikliğe atıfta bulunmasının, AKP lobisinin Washington’daki umutlarını boşa çıkaran nokta olduğu bildirildi. 
  • MANİSA’DA BAYRAK KRİZİ – “Cumhuriyet Mitingleri” adıyla yurt geneline yayılan halk hareketine katılım giderek büyüyor. Manisa’daki miting öncesinde 100’e yakın seyyar bayrak satıcısı kente gelerek satış yapmaya başladı, ancak zabıtanın engeliyle karşılaştı. Yurdun pek çok yerinden miting düzenlenmesi için sivil örgütlere istek iletildi. “Cumhuriyet Mitingi” nin Manisa ve Çanakkale ayağı bugün yapılacak. 
  • İSTANBUL AĞLAR MUAMMER GÜLER – 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda İstanbul’da polisin sert müdahalesi ile karşılaşan gazeteciler yaşanan olayları protesto etti. TGS önünden valiliğe kadar protesto yürüyüşü yapan gazeteciler “İstanbul’da padişah istemiyoruz” , “İstanbul ağlar, Muammer Güler” , “Vali istifa” sloganları attı. Meslek örgütü temsilcileri ve dayak yiyen gazetecilerle görüşen Vali Güler, sorumlular hakkında soruşturma açılacağını söyledi. 

 6 Mayıs

 

  • ·        ANADOLU AYAĞA KALKTI – Manisa, Çanakkale ve Marmaris’te yapılan Cumhuriyet mitinginde yüz binler birlik çağrısı yaptı.Ege’nin en önemli kentlerinden Manisa’da geleneksel mesir macunu törenlerinin yapıldığı Sultan Meydanı dün tarihinin en büyük kalabalığını ağırladı. “Meclis dindar bir cumhurbaşkanı seçecek” diyen TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın milletvekili seçildiği Manisa’da yapılan Cumhuriyet Mitinginde yüz bini aşkın yurttaş, laiklik mesajı verdi. Yürüyüş sırasında sık sık “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganını atan yurtseverler,  “halkımız ayıldı, imam bayıldı”, “Çankaya’nın yolları şeriata kapalı” vurgusu yaptı. Çanakkale’de çeşitli sivil toplum örgütlerinin desteğiyle düzenlenen “Cumhuriyetime sahip çıkıyorum” mitingine katılan on binlerce yurttaş, “birleşin” ve “hükümet istifa” çağrısı yaptı. ADD Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nur Serter, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün adaylığında direnen AKP hükümetinin, yurdun dört bir yanındaki miting alanlarından yükselen sesleri duyması gerektiğini belirtti. Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yurtkuran da halkın emperyalist tehditlere karşı uyanık olmasını istedi. Marmaris’te Armutalan Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde düzenlenen, toplum örgütleri ve siyasi partilerin ilçe örgütlerince de desteklenen  “Cumhuriyet” mitingine yurttaşlar ve turistler yoğun ilgi gösterirken Cumhuriyet coşkusu yaşandı. Yurtta düzenlenen cumhuriyet mitinglerine Almanya’da yaşayan Türkler de Duisburg’da yaptıkları mitingle katıldılar. Yaklaşık 10 bin Türk göçmen, “Tehlikenin farkındayız, Cumhuriyete sahip çıkıyoruz” sloganı altında toplandı.

 

  • ·        DEVLET, DİNİ BİR VARLIK DEĞİL – Eski TBMM Başkanı Bozbeyli, hukuka bağlı devlet düzeninin çok önemli olduğunu belirterek “Devlet, medenidir, çağdaştır. Hukuki bir varlıktır, dini bir varlık değildir. Hiç kimse onu dini değerlerle ölçemez” dedi.

 

  • ·        AKP’DEN İKİNCİ 367 DENEMESİ – AKP, muhalefet partilerine yönelik her türlü baskı ve ‘yakın markajı’ son dakikaya kadar sürdürdü. Anayasa Mahkemesi’nin yenilenmesine karar verdiği ve AKP’ nin adayı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün tek aday olarak katıldığı Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk tur oylaması bugün yenilenecek. İlk oylamada muhalefet partilerine yönelik her türlü baskıyı uygulamasına karşın 367’ye ulaşamayan AKP, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından, bugün ikinci kez “367 denemesi” yapacak. İptal edilen ilk oylamaya 4 fireye karşın katılmayan ANAVATAN ve DYP bu tavrını koruyor. Anavatan Partisi lideri Mumcu, milletvekillerinin tamamına yakınıyla birlikte bugün İstanbul il kongresine katılacak. 4 sandalyeye sahip olan DYP’nin 3 milletvekili de oylamaya girmeyecek. İlk oylamada sürpriz yaparak oylamaya katılan Mehmet Eraslan’ın, AKP’ye destek vereceği belirtiliyor.

 

  • ·        DENİZ’LER ANILIYOR –  68 kuşağının devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 35’inci yılında yurt genelinde düzenlenen etkinliklerle anılıyor. Mücadele Birliği Platformu ve Devrimci İşçi Komiteleri ise İstanbul Valiliği’nin izin vermemesine karşın bugün Kaadıköy’de “Halkın Deniz’i Denizleşen Halkla” mitingi yapacak. İstanbul’dan 2 Mayıs’ta yola çıkarak “Deniz Gezmiş’ler için Bağımsızlık Yürüyüşü” nü başlatan Yurtsever Cepheli öğrenciler de bugün Ankara’da Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın mezarı başında anacak.

 

  • ·        KADROLAŞMA HIZ KESMİYOR – MEB’in internet duyurusunun hemen ardından Anadolu liselerine hızlı müdür atamaları gerçekleştirildi. AKP hükümetinin milli eğitim alanındaki kadrolaşması  hız kesmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde atama yapılacağı duyurusunun yayımlanmasının üzerinden bir gün bile geçmeden kadroların dolduğu belirtiliyor.

 

  • ·        MECLİS’TE SEVİYE DÜŞTÜ – Anayasa değişikliği paketi gergin geçen komisyon toplantısında kabul edildi. Görüşmeler sırasında bardaklar ve cep telefonları havada uçuşurken, vekiller karşılıklı küfürleşerek birbirlerinin üzerine yürüdü.

 

 7 Mayıs

 

  • OTOMATİK SEÇİM – AKP Cumhurbaşkanlığı için yine 367’yi bulamayınca Gül adaylıktan çekildi. Cumhurbaşkanlığı seçim süreci Dışişleri Bakanı Gül’ün adaylıktan çekilmesiyle sona erdi. AKP, 25 yaşla ilgili anayasa değişikliğini askıya almayı planlıyor. Başbakan Erdoğan’ın “Seçimde tek sandık mı çift sandık mı kurulacak” sorusuna, “Görünen tek sandık” demesi  ise cumhurbaşkanını halkın seçmesine yönelik anayasa paketinin çıkmayacağının işareti olarak değerlendirildi. CHP, anayasa paketinin yasalaşması durumunda yargıya başvurmayı planlıyor. 
  • SOLDA GÜÇ BİRLİĞİ – CHP lideri Baykal ile DSP lideri Sezer bir araya gelip anlaşmaya vardı. CHP ve DSP liderlerinin buluşmasında DSP’nin kapatılmaması ve seçimlere CHP çatısı altında girilmesi kararlaştırıldı. DSP’ye verilecek milletvekili kontenjanı ve seçim bölgeleri konusunda görüşmeler sürüyor. DSP’nin 20 ve üzerinde milletvekili istediği, CHP’nin “Bizim listelerimizden  seçilenler hemen ayrılıp bir grup çıkmasın” kaygısı nedeniyle 20’nin altında milletvekili verilmesinden yana olduğu belirtiliyor. İki partiden güç birliğine yönelik iyimser açıklamalar geliyor. CHP Genel Sekreteri Önder Sav, “Önemli olan belli bir iradenin ortaya konması, birleşme konseptinin benimsenmesidir. Her iki taraf ta bu konsepti benimsedi. Gerisi ayrıntıdır” dedi. DSP Parti Meclisi üyesi Emrehan Halıcı da “Görüşmeler sonrasında umarım sevindirici bir haber verebiliriz” diye konuştu. 
  • SHP ÇAĞRI BEKLİYOR – SHP lideri Karayalçın, CHP ve DSP arasındaki görüşmeyi değerlendirirken, bunun SHP’nin kuruluşundan beri istediği bir gelişme olduğunu belirtti. Karayalçın, “Çağrı almamış olsak da, içinde bulunmasak da bu gelişmeyi memnuniyetle karşılıyorum. Ama SHP’nin içinde olmadığı bir birliktelik gerçek anlamda sol değildir” diye konuştu. 
  • ÜÇ FİDAN UNUTULMADI – 12 Mart askeri darbesi döneminde idam edilen Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 35. yıldönümünde Ankara’da mezarları başında ve yurt genelinde pek çok kentte düzenlenen törenler ve gösterilerle anıldı. Ankara’daki anma töreninde, 2 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıkarak, “Deniz Gezmişler için Bağımsızlık Yürüyüşü” yapan ve dün Ankara’ya ulaşan Yurtsever Cepheli öğrenciler de yer aldı. 
  • AKP KENDİ İÇİNDE ÇELİŞİYOR – Emekli Kadastro Genel Müdür Yardımcısı ve yazar Özkaya, “AKP 80’den fazla ülkeye toprak sattığını söylüyor ancak resmi kaynakların bu satış verilerini doğru yansıtmadığını Hatay’da yabancılara yönelik satışların kentin binde 20’sini aştığını ve Suriyeliler’in 121 bin konut aldığını diğer taraftan da yılda 2 milyon konut satacaklarını söylüyorlar. AKP kendi içlerinde çelişiyorlar” diye konuştu. 
  • ANAYASA  ‘DERHAL SEÇİM’  DİYOR –  Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, cumhurbaşkanının seçilememesi durumunda TBMM’nin otomatik olarak seçime gideceğini, bunun için önceden alınan seçim kararının bir öneminin olmadığını söyledi. Bu aşamada yetkinin YSK’de olduğunu bildiren Kanadoğlu, seçim sürecinde TBMM’nin yasama yetkilerini kullanabileceğini, ancak sistem değişikliğine neden olacak bir anayasa değişikliğinin yapılmaması gerektiğini bildirdi. 
  • AKP EKONOMİDE YOL ALAMADI – Borusan Holding’in kurucu üyesi iş adamı Kocabıyık, AKP’nin icraatlarının tümüne karşı olduğunu söyledi. Cumhuriyet mitingleriyle toplumun kendine geldiğine dikkat çeken Asım Kocabıyık,hükümetin politikalarını, “Ekonomi konusunda AKP kendisi ne yaptı? Yaptığı IMF ve Derviş’in getirdiği reformları sadakatle tatbik etmek, bozmamak oldu” sözleriyle eleştirdi. 

 8 Mayıs

 

  • DERNEKLERE YOĞUN İLGİ – Cumhuriyet mitinglerine öncülük eden sivil toplum kuruluşlarına üye akını var. Ankara’da Tandoğan’da yapılan Cumhuriyet Mitingi’nin öncüsü ve İstanbul’daki Çağlayan Mitingi’nin en büyük destekçilerinden Atatürkçü Düşünce Derneği’ne (ADD) üye akını başladı. Tandoğan’daki mitingin düzenleme komitesinde yer alan ve diğer tüm mitingleri de destekleyen Eğitim-İş’in  7 bin civarında olan üye sayısı da 10 bini aştı. Sendikaya, ülkenin dört bir yanından eğitimcilerin üyelik başvurusunda bulunduğu belirtildi. 
  • ‘İSTİKRAR’  KÂR ETME GÜDÜSÜNDEN –  Yaşanan siyasi gelişmelere karşın yabancı yatırımcılar Türkiye’yi, yüksek faiz getirisi ve Merkez Bankası’nın bol döviz rezervlerinin yarattığı “çıkış garantisi” nedeniyle terk etmiyorlar. Yüksek getiri ve çıkış garantisinin yanı sıra yabancıların kararlarında dış piyasalardaki likidite bolluğu da etken oluyor. Türkiye üç aylık bono oranlarında yüzde 19.33 ile 10 yıllık devlet tahvili oranlarında ise yüzde 18.99 ile tüm ülkeler arasında açık ara en yüksek faizi veren ülke konumunda bulunuyor. Yabancıların bu getirileri elde edebilmeleri için, IMF’nin talebiyle rezervlerini 66.2 milyar dolara çıkaran Merkez Bankası YTL’nin değer kaybetmesini önlüyor. 
  • PAKET İNADI MECLİS’İ GERDİ – AKP’nin anayasa değişikliği önerisinin 1. tur görüşmeleri tartışmalı bir oturumla başladı. Anavatan Partisi’nin de destek verdiği anayasa değişikliği paketinin görüşmelerinde CHP’liler, “cumhurbaşkanı seçemeyen Meclis’in köklü sistem değişikliği getiren anayasa değişikliği yapamayacağını” belirterek pakete itiraz etti. AKP ile CHP’liler arasında seçim tarihinin 24 Haziran’a çekilmesi konusunda “restleşme”nin yaşandığı görüşmelerde anayasa değişikliği önerisinin maddelerine geçilmesi, 361 milletvekilinin oyuyla kabul edildi. 
  • ANAYASAYI YENİ MECLİS DEĞİŞTİRSİN – TÜSİAD, toplumsal destek sağlanabilmesi için değişikliklerin seçim sonrasına bırakılmasını istedi. TÜSİAD tarafından yapılan yazılı açıklamada, Meclis’te görüşülen ve çoğulcu parlamenter rejimde temel değişimler öngören anayasa değişikliği paketinin toplum kesimlerince hiç tartışılmamasının yaratacağı tehlikelere dikkat çekildi. 
  • ŞIRNAK’TA BÜYÜK OPERASYON – 23’üncü Jandarma Tümen Sınır Komutanlığı tarafından yürütülen operasyona yaklaşık 20 bin asker katılıyor. Operasyona, Diyarbakır’dan kalkan savaş uçakları Irak sınırında keşif uçuşları yaparak destek verirken, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde teröristler adliye lojmanlarına roketatarlarla saldırdı. 
  • VERGİYİ KAÇIRAN KAÇIRANA – Gelirler İdaresi Başkanlığı, 2006’da çeşitli sektörler ve mükellefler nezdinde sektörleri mercek altına aldı. 983 mükellefi kapsayan sektör incelemelerinde banka ve alkollü içecek sektöründe yüzde 100’lük bir kaçakla karşılaşıldı. Sektör denetimlerinde alışverişlerde düzenli fiş-fatura düzenleyen market zincirleri, en dürüst mükellef grubu olarak belirlendi. 
  • REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN ÇALIŞIYORLAR – CAHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek: Cumhurbaşkanını halkın seçmesi durumunda Recep Tayip Erdoğan, aday olmayı düşünüyor ve dosyaları başına bela olacağını bildiğinden de cumhurbaşkanına da dokunulmazlık tanınmasını istedi. 

 9 Mayıs

 

  • HER ADIM FİYASKO – AKP hükümetinin seçim için öngördüğü stratejiler birer birer çöküyor. Son olarak “yazım hatası” nedeniyle 25 yaşındakilere seçilme hakkı veren anayasa değişikliğini , itiraz durumunda seçim tarihinin iptal edilmesi olasılığına karşı askıya almak zorunda kalan AKP, cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusundaki anayasa değişikliği paketinde de “olmaz” ı zorladı ve ANAVATAN’ın desteğine karşın kendi fireleri nedeniyle 367’ye ulaşamadı. AKP’nin gerekli düzenlemeleri yapmaması, yaşadığı ülkede oy kullanamayan gurbetçi seçmeni de mağdur etti. CHP’li Gülçiçek, uzun yıllardır yurtdışında yaşayan yurttaşların her seçim döneminde yok sayıldığını söyledi. “Yurtdışındaki vatandaşlarımız bir kez daha kandırıldı ve mağdur edildi” diyen Gülçiçek, bu insanlar için yaptıkları girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirtti. 
  • SAKINCALI MÜSTEŞAR KORUMA PEŞİNDE – Bilimsel hırsızlık nedeniyle öğretim üyeliğinden çıkarılan, dinci görüşleri anayasanın “değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez” nitelikteki hükümleri ile bağdaşmadığı Yargıtay tarafından belirlenen Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, AKP’den milletvekili aday adayı olmak için istifa etti. Erdoğan’ın “sağ kolu” olarak bilinen Dinçer, Cumhurbaşkanı Sezer’in, ülkenin üniter yapısına aykırı olduğu gerekçesiyle veto ettiği Kamu Yönetimi Temel Yasası’nın da mimarıydı. İstifa eden çok sayıda bürokratın arasında Genç Parti’den aday olmak isteyen Yargıtay Genel Sekreteri Uğur İbrahimhakkıoğlu da bulunuyor. 
  • EN ÇOK ÇOCUKLAR YOKSULLAŞTI – Kamu-Sen’in belirlemelerine göre nisan ayında bir önceki aya kıyasla dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 2 bin 216 YTL’ye, tek kişinin yoksulluk sınırı ise 1114.41 YTL’ye yükseldi. Nisan’da en çok yoksullaşma, okula gitmeyen çocuklarda görüldü. Nisan’da tek kişinin açlık sınırı 848 YTL’ye çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan fiyatlara göre yapılan araştırmada, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının yüzde 0.71 artışla 2 bin 200 YTL’den 2 Bin 216 Ytl’ye yükseldiği belirlendi. 
  • 13 MAYIS’TA BAYRAĞINI AL DA GEL – İzmir’de yapılacak Cumhuriyet Mitingi Gündoğdu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayacak. İzmir Cumhuriyet Mitingi için 13 Mayıs Pazar günü katılımcılar saat 10.00’da limanda toplanacaklar. Gündoğdu Meydanı’na doğru yapılacak yürüyüşün ardından miting saat 12’de başlayacak. 

10 Mayıs

 

  • BİRLİKTE İZMİR’E – Ankara ve İstanbul’daki dev mitinglerin benzerini yapmaya hazırlanan İzmir’e siyasetten iki konuk geliyor: CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer. Baykal, mitinge birlikte gitmeyi düşünüp düşünmedikleri yönündeki soruya, “İnşallah, umut ediyorum, olması lazım. Bunu sadece biz değil, bütün İzmirliler bekliyor, halkımız bekliyor. İnşallah orada birlikte oluruz” karşılığını verdi. Kentteki sivil toplum örgütleri, meslek odaları, siyasi partiler, sendikalar hazırlıkları son aşamaya getirirken başta Ege olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından yüz binlerce katılımcı bekleniyor. Görsel bir şölen olarak geçmesi beklenen mitingin denizden ve karadan katılım sağlanan ilk buluşma olması ve bu anlamda dünya tarihine geçmesi planlanıyor. Kordonboyu’nda yer alan Gündoğdu Meydanı’nın deniz tarafındaki bölümü balıkçı tekneleri, yelkenliler ve yatlarla çevrilecek. 
  • TAM MUTABAKAT – CHP lideri Baykal, DSP ile “tam bir mutabakat içinde” olduklarını belirtti. CHP-DSP görüşmelerinde son aşamaya gelinirken DSP’nin Onursal Başkanı Rahşan Ecevit’in de görüşmelere olumlu baktığı, hatta bu birlikteliğin soldaki diğer kesimleri de kapsayacak şekilde genişletilmesinden yana olduğu öğrenildi. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ile birlikte bazı üst düzey yöneticilerinin aday olmayacağı belirtildi. 
  • AKP YASA KAÇIRIYOR – Gündemin seçimlere kilitlenmesini fırsat bilen hükümet, günlerce üzerinde tartışılması gereken yasa tasarılarını saatler içinde TBMM’den çıkarıyor. Nükleer santraların önünü açan tasarı ise CHP’nin muhalefetine rağmen önceki gün TBMM’de kabul edildi. Tasarıya göre, Türkiye’de nükleer santral kurulması, işletilmesi ve enerji satışına izin verilecek. İnternete sansür getireceği gerekçesiyle eleştirilen tasarı da TBMM’den kolayca geçti. Tasarısıyla, internet ortamında yapılan ve intihara yönlendirme, çocuk istismarı, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma, fuhuş, kumar için yer ve olanak sağlama suçları, Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında erişimin engellenmesine karar verilebilecek. 
  • SEÇİM OYUNA DÖNDÜ – Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde son dakikaya kadar beklemesini eleştiren AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Başkanı, sürecin uzatılmasının seçimi oyuna döndürdüğünü belirtti. Lagendijk, Arınç’ın müdahalesiyle işlerin karıştığını, Gül’ün adaylığını AKP’nin adayına zaten karşı çıkacak olanların ekmeğine yağ sürdüğünü söyledi. Dev mitinglerin herkesi şaşırttığını vurgulayan Lagendijk, AKP’nin toplumun mesajlarını doğru değerlendirmesini istedi. 
  • RUMLARDAN DESTEK GELDİ – Atina’da Yunanistan Dışişleri Bakanı ile Türkiye konusunda ortak tutum belirlemek için buluşan Kıbrıs Rum meclisinin başkanı Hristofyas, adaya dönünce, Türkiye’de askerin egemen olması durumunda Türk-Yunan ilişkilerinde ve Kıbrıs sorununda kendileri açısından gerileme olacağını belirtti. Hristofyas, ılımlı İslami değerler üzerine kurulu AKP hükümetini desteklemek zorunda olduklarını söyledi. 
  • AKP, MAĞDURU OYNAYACAK – Başbakan, cumhurbaşkanının seçilememesini ve ‘halk seçsin’ planının TBMM’ye takılmasını, alanlarda propagandaya dönüştürmeyi planlıyor. 
  • TARTIŞMALI İSİMLER ADAY – Seçimlere bağımsız girmeyi benimseyen DTP’de Zana, Dicle, Doğan ve Sadak’ın adaylıkları kesinleşti. 

11 Mayıs

 

  • İRTİCA TEHDİTTİR – Danıştay Başkanı, Başbakan ve TBMM Başkanı’nın katılmadığı yıldönümünde konuştu. Sumru Çörtoğlu, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın irtica tehdidini göz ardı ettiğini ima ederek bu durumun bazı çevreleri cesaretlendirdiğini ve pek çok kanlı eylemin gerçekleştirildiğini söyledi. Çörtoğlu, Danıştay saldırısı münferit bir olay olmayıp başta laik devlet düzeni olmak üzere, Cumhuriyeti, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını hedef aldığını ve ilk kez bir yüksek mahkemeye bu düzeyde saldırı düzenlendiğini belirtti. Danıştay saldırısının zanlısının yakalanmış olması nedeniyle çözüldü denilerek peşi bırakılmayacak kadar tarihsel bir olay olduğunu vurgulayan Çörtoğlu, her türlü bilgi ve istirbaratı elinde bulunduran emniyet ve diğer güvenlik birimlerinin, “bu konuda istemde bulunulmadı” bahanesine sığınmadan, kişi ve kurumları korumak için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. 
  • SEZER: DANIŞTAY ÖDÜNSÜZ ÇALIŞIYOR – Cumhurbaşkanı, Danıştay Başkanına gönderdiği mesajda, kurumun şiddete varan baskılar karşısında bile hukukun üstünlüğünden ödün vermeden çalıştığını belirterek “hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesinin öncelikli koşullarından biri de yargıya güvenilmesi, yargı kararlarına uyulması ve saygı gösterilmesidir. Bu, aynı zamanda devletin saygınlığının ve güvenirliğinin korunmasının da vazgeçilmez koşuludur” dedi. 
  • MÜZAKERELER BİTECEK – Fransa’nın yeni cumhurbaşkanının AB danışmanı Alain LYamossoure, Sarkozy’nin Türkiye ile müzakereleri koparacağını söylediğini hatırlatarak “bunu yapacaktır” dedi. Müzakerelerin başlamış olduğunu ve kopmanın zor olduğunu kabul eden Lamassoure, “Ancak bunun gibi durumlarda deneyimler gösteriyor ki nişandansa flört döneminde ayrılmak, evliliktense nişanlıyken ayrılmak, çocuklu bir evliliktense çocuksuz bir evlilikten ayrılmak daha kolay” dedi. 
  • AKP’DEN BÜYÜK RANT TRANSFERİ – Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un en gözde yerlerini toplu taşıma araçlarına peron ve benzeri tesisler yapma karşılığında müteahhitlere bedelsiz tahsis edecek. Buraları alanlar, üzerlerine alışveriş merkezleri, rezidanslar, çoğu kat sınırı kaldırılmış yüzlerce metrelik gökdelenler dikecek. Çekmeköy’e planlanan transfer merkezi orman alanına ve Darüşafaka yeşil alana, çok sayıda semte sağlık ocağı ile çocuk oyun parklarının yerine transfer merkezi adı altında kuleler yükselecek. Beşiktaş Yıldız’da Condrad Otel’in hemen önünde sit alanı planlanıyor. İlk uygulamalar sessiz sedasız başladı. İktidara yakınlığıyla tanınan Taşyapı, Mecidiyeköy’deki transfer merkezi inşaatına başladı. 
  • ÇEVREYE ‘İHANET’ Erken seçim kararının alındığı bu dönemde TBMM’nin 8 Mayıs’ta “Nükleer Güc Santralarının Kurulması ve İşletilmesi Hakkında Yasa”sını kabul etmesine tepkiler büyüyor. Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, “Yangından mal kaçırırcasına” kabul edilen yasa ile AKP’nin çevreyi, insanı, yaşamı değil ölüm tacirlerinin çıkarlarını savunan bir hükümet olduğunun tescillendiği vurgulandı. 
  • İZMİR’DE BAĞIMSIZLIK VURGUSU – Alsancak’taki Gündoğdu Alanı’nda 13 Mayıs’ta “Bayrağını al da gel” sloganıyla gerçekleştirilecek İzmir Mitingi’nde, “Tam Bağımsızlık” vurgusu ön plana çıkacak. Başta Ege olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından geniş katılım beklenen miting, Alsancak Kordonboyu’ndaki Gündoğdu  Alanı’nda yurttaşların saat 10.00’da toplanmasıyla başlayacak. Ardından saat 12.00’de miting gerçekleştirilecek. Mitingin ayrıntılı programına göre Hülya Savaş ve Altuğ Dilmaç sunuculuk görevini üstlenecek. Kitleye, Prof. Dr. Alpaslan Işıklı, Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, Doç. DR. Yaşar Hacı Salihoğlu ve gazeteci Tuncay Özkan seslenecek. 
  • HALKOYLAMASINA 370 OY – AKP, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini ve seçimlerin 4 yılda bir yapılmasını düzenleyen anayasa değişikliği paketinin ikinci tur oylamasında referandumsuz kabul için  gerekli olan 367 sınırını, ANAVATAN ve bağımsız milletvekillerinin desteğiyle aştı. Değişiklik paketinin cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini düzenleyen 4. maddesi 370 oyla kabul edildi. 
  • İŞTE EĞİTİMİ YÖNETEN ZİHNİYET – İlkokul öğretmeni, öğrencilerine ders öncesinde okumaları için dua dağıttı. Mamak Refet Bele İlköğretim Okulu’nda görevli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Fatih Daldal, derslerden önce ve sonra okumaları için öğrencilerine üzerlerinde duaların yazıldığı kâğıtlar dağıttı. Kâğıtlarda öğrencilere “hafıza zayıflığı” ve “öğrendiklerini unutmamaları için” çeşitli dualar öneriliyor. 
  • RİZE’DE ESKİLER DE SAHNEDE – Eski Rize belediye başkanlarından, kapatılan RP’nin bir dönem yasaklı isimlerinden ve Atatürk’e defalarca hakaret eden Şevki Yılmaz’ın da bir süre önce Rize’de adaylık konusunda çalışma yaptığı ve aday olabileceği ifade edildi. 
  • ‘ÇALIŞAN YOKSULLAR’ BORÇ BATAĞINDA – Anadolu Üniversitesi Öğretim üyelerinin Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu destekli olarak yaptığı, Türkiye’de çalışan alt gelir grubuyla ilgili araştırma, bu gruptaki kişilerin aylık gelirlerinin yaklaşık 8 katı borcu olduğunu ortaya çıkardı. “Çalışan Yoksullar” başlıklı “Apartman kapıcıları, taksi şoförleri, gündelikçi kadınlar ve bakıcı kadınlardan” oluşan 400 kişi arasında yapılan araştırmaya göre, bu grubun ortalama aylık geliri 429 YTL. 
  • KARA PARADA REKOR YILI  – 2.4 milyar YTL’lik ihlallerin yüzde 71’i bankacılık işlemlerinde saptandı. Mali Suçları Araştırma Kurumu’nun 2006 raporu’na göre, kara para aklamasıyla ilgili suç duyurularının yarıya yakını uyuşturucu ticaretiyle ilgili. İhbarların yüzde 73.1’i Marmara Bölgesi kaynaklı. 

12 Mayıs

 

  • DEĞİŞİKLİK ACELEYE GETİRİLDİ –  YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören anayasa paketini eleştirerek “Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik yapılan düzenleme Türkiye’de otoriter rejime davetiye çıkarma sonucunu doğurur. Çünkü, halk tarafından seçilecek izlenimi verdiği zaman adayları kim belirleyecek? Parti liderinin sunduğu aday seçilecek. Çok tehlikelidir… Krize  çok açık rejimlerdir bunlar. Türkiye koşullarında hiç önerilmemesi  gereken bir rejimdir. Hem başkanlık hem yarı başkanlık” dedi. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, anayasa değişikliğini çok aceleye getirilmiş gayri ciddi bir çalışma olarak niteleyerek “Üzerinde uzun uzun tartışmalar yapılacak bir süreçten geçmesi gerekirdi en azından” dedi. 
  • AKP NE YAPTIĞINI BİLMİYOR – CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanını halkın seçmesine yönelik anayasa değişikliğiyle ilgili olarak “Bunun öyle önemli sonuçları olur ki bunu kabul etmek gerekir. Bu, Türkiye’nin başına büyük dert açar. Bu düzenlemeyi getirenler ne konuştuklarını bilmiyor” dedi. TBMM’nin cumhurbaşkanını seçemediği için derhal seçime gitmesi gereken bir konumda olduğuna dikkat çeken Deniz Baykal, “Bu konumdaki bir Meclis’in, konuşulmamış, tartışılmamış, yaratacağı sonuçlar irdelenmemiş bir büyük anayasa değişikliği projesini ham hum şaralop gündeme getirip gerçekleştirmeye kalkması ciddi bir iş değildir. Türkiye’nin temelleriyle ilgili bu kadar önemli bir konuda, siyasi cambazlık yapmak ve oyun oynamak çok üzüntü verici” dedi. 
  • LİDERLER KOL KOLA GELMELİ – Mitingleri düzenleyen örgütlerin kadın sözcüleri İzmir Mitingi öncesi çağrılarını yineledi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkân Saylan, tüm sol partilerin birleşmesi gerektiğine dikkat çekerek “Örneğin, CHP ve DSP, Murat Karayalçın’ı da aralarına almalıdırlar” dedi. Türkan Saylan, “Asıl önemli olan, millet vekili olmak değil, millet için çalışmaktır.” Diyerek partilere birlik çağrısını yineledi. 
  • HAZİNENİN SEÇİM YARDIMLARI: AKP’YE 94.1 MİLYON YTL –  Maliye Bakanlığı, siyasi partilere seçim nedeniyle yapılacak 216 milyon YTL’lik hazine yardımını, 5 siyasi partinin banka hesaplarına aktardı. Maliye Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre, Siyasi Partiler Yasası uyarınca siyasi partilere verilecek  Hazine yardımıyla ilgili işlemler tamamlandı. Bu çerçevede AKP, CHP, DYP, MHP ve Genç Parti’nin Hazine yardımı, bu partilerin hesaplarına yatırıldı. Bakanlık yetkilileri, Anavatan Partisi’ne ise  kanun gereği seçim yardımında bulunulmadığını söylediler. Bu yılın ocak ayı başında  da 108 milyon YTL Hazine yardımında bulunulan siyasi partilerin, seçim nedeniyle aldıkları yeni yardım tutarları şöyle: AKP: 94.1 milyon YTL, CHP: 53.2 milyon YTL, DYP: 26.2 milyon YTL, MHP: 22.9 milyon YTL, GP: 19.9 milyon YTL. 
  • DÖRT AYLIK AÇIK 5.4 MİLYAR YTL –  Geçen yılın ocak-nisan döneminde 4 milyar 27 milyon YTL olan bütçe açığı, bu yılın aynı döneminde yüzde 35’lik artışla 5.4 milyar YTL’ye yükseldi. 
  • WASHİNGTON, AKP’YE ARKA ÇIKTI – ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, AKP hükümetinin, İslami bir kökenden gelmesine rağmen Türkiye’yi Avrupa ile bütünleştirmeye çalıştığını savundu. 

13 Mayıs

 

  • HEDEFİMİZ AKP – İzmir’deki Cumhuriyet Mitingi’ne CHP lideri Baykal ile birlikte katılması beklenen DSP Genel Başkanı Sezer  solda işbirliği konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Seçim işbirliği çalışmalarında “hakkaniyetli” bir sonuç alınacağını umduğunu belirten Zeki Sezer, “Eğer bu meydanları yok sayarlarsa yolları açık olsun” dedi. Güç birliği konusunda olağanüstü dikkatli davrandıklarını ve sürecin devam ettiğini vurgulayan Sezer, “Gün, ortak özelliklerin, ortak ilkelerin konuşulması günüdür. Ama DSP ile CHP aynı parti değildir. DSP, Ecevit’in partisi olarak Türk siyasetinin mihenk taşıdır. DSP bu ülkenin güvencesidir” diye konuştu. 
  • ERDOĞAN DÖNEMİNDE SUÇ PATLADI – ATO’nun Emniyet Genel Müdürlüğü rakamlarından yararlanarak hazırladığı “Suç Terörünün Bilançosu” raporuna göre, son 5 yılda en çok işlenen 10 suç arasında ilk sırayı “evden hırsızlık” aldı. AKP’nin iktidarda olduğu dönemde suç sayısı 2.7 kat arttı. Türkiye’de 2002 yılında toplam 295 bin 828 suç işlenirken bu sayı 2006’da 785 bin 510’a çıktı. İlk 10 içinde yer alan diğer suçlar arasında ise darp, işyerinden hırsızlık, otodan hırsızlık, yaralama, diğer hırsızlıklar, yankesicilik ve kapkaç, ruhsatsız silah taşımak yer aldı. 
  • SEÇİMİ KİLİTLERİZ – Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk, isterlerse “seçimi yapılamaz hale getirme imkânları bulunduğunu”  belirterek “5-10 bin bağımsız aday gösterdiğimizde oy pusulasını hangi zarfa, hangi sandığa koyacaksınız? İstersek seçimleri böyle kilitleyebiliriz” dedi. 
  • SEÇİM MİTİNGİ GİBİ – AKP’lilerin çevre illerden ücretsiz olarak getirdiği kişilerle Erzurum’da miting düzenleyen Erdoğan, muhalefete yüklendi. CHP’nin cumhurbaşkanı seçimi sürecindeki tutumunu eleştiren Erdoğan, “Adlarında Cumhuriyet olmasına aldanmayın. Ne Cumhuriyetten ne de halktan yanalar” dedi. 
  • IMF’DEN KRİTİK UYARI – IMF’nin Türkiye raporunda seçimlere dikkat çekilerek piyasaya güvenin desteklenmesi için  maliye politikasının disiplinli uygulanmasının kritik önem taşıdığı belirtildi. Raporda, yetkililerin “istikrar programlarına” sıkı bir şekilde sarılmaları gerektiği vurgulandı. 
  • DİYANET’TEN  MEB’E 836 ATAMA YAPILDI  – Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 28 Kasım 2002’den bu yılın nisan ayına kadar Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Milli Eğitim Bakanlığı’na 836 kişinin atandığını bildirdi. 
  • ENERJİ POLİTİKAMIZ YÜZEYSEL – Türkiye’nin enerji-ekonomi siyaset üçgeninde önemli görevler üstlenmiş eski dönem devlet bakanlarından Hikmet Uluğbay: “Çıkarılmaya çalışılan son petrol yasasının dünya gerçeklerinden uzak kaldığımızın ispatıdır. Bu konuda bir hususun altını da çizmek isterim. Çıkarılmaya çalışılan Petrol Kanunu işgal altındaki Irak’ın petrol yasa tasarısının ve Kuzey Irak Yerel Yönetimi’nin kendi bölgesi için hazırladığı petrol yasasından çok daha geri hükümler içermektedir” dedi.

 

14 Mayıs

 

  • ·        HALK BAŞARACAK – Tehlikenin farkında olan milyonlar İzmir’in meydanlarına sığmadı. Tam bağımsız Türkiye için kenetlenen kitleler Cumhuriyet’e sahip çıktı.

 

  • ·        ÇOCUKLARA İHANET ETMEYİN – CHP Sinop Milletvekili Altay, Sinop’ta kurulması planlanan nükleer santral ihalesine girecek olan firmaları uyardı. Nükleer teknolojiyi bütün dünyanın terk ettiğini söyleyen Altay, santral ihalesine girecek olan firmalara “Vatana, insanımıza, çocuklarımıza, doğaya ve çevreye ihanet etmeyin” çağrısında bulundu.

 

  • ·        SOLDA GRUP PAZARLIĞI – DSP’nin seçimden sonra grup oluşturabilmek için seçilme garantisi olan yerlerden en az 20 milletvekilliği kontenjanını istediği belirtilirken CHP’nin buna yanaşmadığı vurgulandı.

 

  • ·        130 VEKİLE YARGI YOLU – TBMM’de 130’a yakın milletvekilinin dokunulmazlık dosyası bulunuyor. Bu milletvekillerinden, genel seçimde liste dışı kalan ya da seçilemeyenler mahkemeye taşınacak.

 

  • ·        TRANSFER MERKEZLERİNE DAVA YAĞACAK – Kararların askıya çıkmasını bekleyen şehir plancıları ve mimarlar yurttaşı da takipte kalmaya çağırdı. Yeşil alan,çocuk oyun alanı, sağlık ocağı bahçesi, sit alanı dinlemeden transfer merkezleri adı altında İstanbul’un yaklaşık 50 noktasına kuleler dikilmesinin yolunu açan Büyükşehir Belediyesi’nin kararlarına tepki büyüyor. Mimarlar ve şehir plancıları davalar açmaya hazırlanırken projelerden övgüyle söz eden belediyenin bürokratı Bozdoğan, AKP’ye transfer oluyor.

 

15 Mayıs

 

  • AKP’NİN KOLLADIĞI SENDİKA – Eğitim-Bir-Sen’e üye eğitimcilerin, atamalarda ağırlıklı payının olduğu saptandı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), Danıştay’ın yürütmesini durdurduğu yönetici atamalarına ilişkin yönetmelik kapsamında, okullardaki boş yöneticilik kadrolarına, İslami kesimlere yakınlığıyla bilinen Eğitim-Bir-Sen  üyelerini atadığı öğrenildi. Din kültürü öğretmenlerinin ilköğretim ve yatılı İlköğretim Belge Okulları’na (YİBO) yönetici olarak atanması dikkat çekerken, Eğitim-Bir-Sen üyelerinin ağırlıklı olarak ilköğretim okullarında yönetici kademesine getirildiği görüldü. Atama listelerine göre de Adana’da atanan 124 müdürden 60’ı Eğitim-Bir-Sen üyesi. Söz konusu 60 müdür atamasından 50’si ilköğretim okullarına yapıldı. Ayrıca müdürlerin 6 tanesi  din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretmenleri arasından seçilirken biri liseye diğerleri ise yine ilköğretim okullarına atandı.  Adana’daki 40 müdür başyardımcısından 12’si Eğitim-Bir-Sen üyesi. Atananların 7’si din kültürü öğretmeni ve 3’ünün görev yeri YİBO’lar. 
  • DSP’DE İÇ TARTIŞMA SÜRÜYOR – Genel seçimlerde CHP ile güçbirliği görüşmeleri yapan DSP içinde tartışmalar sürüyor. CHP lideri Baykal, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ile bir sorun olmadığını belirtti. Deniz Baykal, arzu ettiğimiz hızda ve kararlılıkta bir gelişmenin maalesef ortaya çıkmadığını ifade etmek durumundayım Biz çerçeve mutabakat onaylansın diye bekledik, ama DSP’nin kendi içinde bir tartışma yaşandığı anlaşılıyor” dedi. DSP, belirlenecek illerde adayların “bir CHP’li, bir DSP’li” olarak sıralanacağı “fermuar” sisteminin uygulanmasını istiyor. DSP Genel Sekreteri Ahmet Tan, partililerin listelerde kendi adaylarını görmek istediğini belirterek CHP’nin milletvekili çıkaramadığı ya da 1 milletvekili çıkardığı illerde “bir CHP’den bir DSP’den” aday sıralamasının işbirliğini kolaylaştıracağını söyledi. 
  • EN BÜYÜK GÜÇ GÖSTERİSİ – İzmir’de önceki gün yapılan ve denize de yayılan gösteriyi renkli görüntüleriyle okuyucu ve izleyicilerine de aktaran yabancı medya, “halkın şimdiye kadar yaptığı en büyük güç gösterisi”, “dev muhalefet gösterisi”, “laik kesimin yeni güç gösterisi” gibi nitelemeler kullandı. The Times ‘Laik Protesto 1.5 Milyonu Çekti” başlığını kullanırken Washington Post halkın baskıyı artırdığını vurgulayarak ‘Dev Muhalefet Gösterisi’ başlığıyla mitingi duyurdu. Guardian, İzmir’de yapılan gösteriyi halkın şimdiye kadar yaptığı en büyük güç gösterisi olarak niteledi. Le Monde, Figaro, Financial Times, BBC, ABC gazeteleri de okuyucularına mitingi en büyük güç gösterisi olarak niteledi. 
  • TARIMDA SIKINTI BÜYÜK – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, gerçekleştirilen atılımlar, başlatılan modernizasyon çalışmaları sonucu elde edilen ilerlemelere karşın, tarım ve hayvancılığın istenen düzeye yükseltilemediğini, sektörün ve geçimini tarımdan sağlayan kitlelerin sorunlarının sürdüğünü belirterek “Bu sorunların, iç göç, dışalımın artması, işsizlik gibi önemli sıkıntıları birlikte getirdiğine” işaret etti. 
  • AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİME HEYET GÖNDERİYOR – Edinilen bilgilere göre, Avrupa parlamentosu geniş katılımlı bir “izleme” heyetini Türkiye’ye gönderme kararı aldı. Heyet, 22 Temmuz öncesinde de seçimlere bağımsız girmesi öngörülen Kürt kökenli milletvekili adaylarının “baskı altında” tutulup tutulmadığını, bağımsız adayların serbestçe propaganda yapıp yapmadığını, devletin bölgedeki adaylara herhangi bir engellemesinin olup olmadığını Avrupa Parlamentosu’na rapor edecek. 
  • AKP YURTTAŞLARI HEKİMSİZ BIRAKTI – Sağlık ocaklarının kapanmasına tepki gösteren ve yıllardır sağlık hizmetini aldıkları ocaklarının, alıştıkları hekimlerin gitmesini istemeyen yurttaşlar, AKP hükümetine seçimlerde hesap soracaklarını söylediler. 
  • YABANCILAR DA VERGİ KAÇIRIYOR – Satın aldıkları konutlardaki her yüz liralık işlemin 40 lirasını göstermeyip yerlilere uydular. Maliye, Antalya, Alanya, Kuşadası ve Bodrum’da yabancılar tarafından edinilen mülklerin satış değerlerinin doğru beyan edilip edilmediğini tek tek inceliyor. 

16 Mayıs

 

  • ·        EL  ELE VERME GÜNÜ – DSP’liler partilerine bağlılıktan dolayı  bütünleşme istemiyorsa saygıyla karşılayacağını ama CHP’ye tepki duyuyorlarsa bunun aşılması gerektiğini belirten Deniz Baykal, “Bütünleşmeyi beceremediler” diyenlere son bir sosyal demokrat yanıt verilmesini istedi. CHP lideri,Gün, birbirine caka satma, tuzak kurma günü değildir.  Türkiye’ye sahip çıkmak zorundayız” dedi. DSP Genel Başkanı  Sezer de  ciddi bir çalışma içinde olduklarını belirterek  “Bu işi başaracağız . Türkiye’yi AKP’den kurtaracağız.Güç birliğini de mutlaka hayata geçireceğiz. Karşılıklı iyi niyet içerisindeyiz” dedi. Koltuk pazarlıklarının doğru olmadığını söyleyen Sezer, görüşmelerin yavaş ilerlemesinin güç birliğinin daha yapılması isteğinden  kaynaklandığını savundu.

 

  • ·        BİR ARAYA GELİN – SHP Genel Başkanı Karayalçın, Baykal ve Sezer’e “Biz içinde olsak da olmasak da  lütfen bir araya gelin” diye  çağrıda bulunarak ellerinden gelen her türlü katkıyı sağlamaya  hazır olduklarını söyledi. Karayalçın, CHP ve DSP’nin projeler yerine  milletvekili dağılımı tartışmasını  talihsizlik olarak yorumladı.

 

  • ·        İŞİ  GECİKTİRMEYİN – Rahşan Ecevit de  güç birliği görüşmelerine  destek vererek “Bu işi geciktirmek Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atar” dedi. Ecevit’in açıklamasında “İki ayrı grup olarak fikir birliği içinde  çalışmaları yürütmeleri, sol kanadın etkisini katlar” sözleriyle “ayrı grup” vurgusu dikkati çekti.

 

  • ·        TÜRKİYE’NİN İMAJI AKP İLE BOZULDU – İstanbul’u ziyaret etmek isteyen ABD’li bir kadın turistin, turizm acentesine, “Nasıl giyinmeliyim” şeklinde yaptığı başvuru, Türkiye’nin Batı’dan  nasıl göründüğünü gözler önüne serdi.  Turiste verilen yanıtta “Türk kadınları gibi giyinin. Yabancı olduğunuzu gösteren giysilerden kaçının. Mutlaka uzun kollu kıyafetler giyin, pantolon yerine etek tercih edin. Mutlaka eteğinizin ayak bileklerinize kadar uzun olmasına dikkat edin” denildi. Türk erkekleri de “yabancı yalnız kadınlar” için “potansiyel tehdit” olarak gösterildi.

 

  • ·        YÜZ BİN SEÇMEN DAHA İŞSİZ KALDI – Seçimlere pek  az kala işsizlik oranı yükseliyor. Türkiye İstatistik Kurumu, ocak, şubat ve mart aylarını  kapsayan “2007 Şubat Dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması  Sonuçları”nı açıkladı. İşgücü şubat döneminde, ocak dönemine göre 266 bin kişi azalarak 24 milyon 158 bine düştü. “İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar da eklendiğinde” işsizlik oranı yüzde 18.6’dan yüzde 21.1’e yükseldi. İşsiz sayısı ise bir ayda 94 bin kişi artarak 4 milyon 894 binden  4 milyon  988 bine çıktı.

 

  • ·        RADİKALLER AKP YOLUNDA – Siyasi partilerde milletvekili aday adaylığı için başvurular sona eriyor. Başvuru süresi dün biten MHP ve bugün bitecek olan AKP’ye 4 bin üzerinde  adaylık başvurusu yapıldı. AKP’den aday olmak isteyenler arasında laik cumhuriyet karşıtı açıklamaları nedeniyle Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin  kapatılmasında etkili olan isimler dikkat çekti.

 

17 Mayıs

 

  • ·        AKP SÖZDE LAİK – Türkiye’nin önemli mayo firmaları, reklam panoları ve kent merkezindeki büyük binaların ön yüzlerine asmak üzere ünlü modellerle fotoğraf çekimi yaptılar. Ancak afişler ahlaka aykırı bulundu. AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü, izin için baş vuran firmalara, “Afişler ahlak kurallarına aykırı  görüntüler oluşturur, tahrik unsuru olur. Trafik kazalarına neden olur” yanıtını verdi. Firmaların kendi binalarına bile bu afişlerin asılmasına izin verilmedi.  Ankara’daki 19 Mayıs provalarında harem-selamlık uygulaması yapıldı. Kız ve erkek öğrenciler ayrı ayrı prova yaptı. Kutlu Doğum Haftası kapsamında Denizli’de yapılan irticai uygulamaların bir benzeri de Uşak’ta gerçekleştirildi. Uşak Milli Eğitim Müdürlüğü’nce okullara gönderilen yazıda, öğrenci ve öğretmenlerin hafta kapsamında düzenlenen Arif Nihat Asya ve Nurullah Genç şiirlerini okuma  yarışmasına  katılmalarının  zorunlu tutulduğu kaydedildi.

 

  • ·        İKTİDAR TAKIYYESİ – CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, “İslamın karşısında laik değilim” diyen Başbakan Erdoğan’ın  iktidarda  kalabilmek için takıyye yaptığını ve  eski düşüncesinden  vazgeçmediğini ince ince anlatmaya çalıştığını söyledi. Selvi, cumhuriyet mitinglerinin AKP liderinin  kafasını karıştırdığını ve  bu nedenle deşifre olduğunu belirtti. Prof. Alpaslan Işık, AKP’nin  laikliği dinin karşısına koyma çabası içinde olduğuna işaret ederek, “Çelişkiyi laiklik ve demokrasi çelişkisi olarak  sunmak büyük bir yanıltmadır. Demokrasi ile çelişen, irticadır” dedi. Prof. Nemci Yüzbaşıoğlu da  kişilerin laik olabileceğini  kabul etmeyen Erdoğan’ın  çelişkiye düştüğünü söyledi.

 

  • ·        RUS’A GEÇ TÜRK’E DUR – Türk vatandaşlarına getirdiği vize  zorunluluğunu inatla kaldırmayan Avrupa Birliği, Türkiye’den çok daha  kalabalık ve yoksul olan  Ruslara vize muafiyeti getirmeye hazırlanıyor. Beklenen kararda Rusya’nın enerji atağı etkili oldu. Rusya lideri Putin, Türkmenistan ve Kazakistan doğalgaz  ve petrolünü Avrupa’ya ulaştırmak için bir dizi anlaşma imzalayınca, AB zaman yitirmeden Moskova yönetimi ile  ilişkileri sıkılaştırma kararı aldı.

 

  • ·        DİYARBAKIR SSK ARŞİVİ KUNDAKLANDI – Diyarbakır’da Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Sağlık İşleri İl Müdürlüğü’ne bağlı fatura arşivi kundaklandı. Özel Batman Hastanesi ve Batman’daki eczanelerde yapılan yolsuzluklarla ilgili belgelerin, Ankara’ya gönderilmek üzere bekletilirken ortadan kaldırıldığı  iddia ediliyor.

 

  • ·        SİYASETTE VELİAHT DÖNEMİ – Çok sayıda eski politikacının çocuğu ya da yakını milletvekilliğine  hazırlanıyor. CHP’den  Cem ve Büyükcengiz’e vefa: CHP trafik kazasında  yaşamını yitiren Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz ile kansere yenik düşen Eski Dışişleri Bakanı  İsmail Cem’in kızı  İpek Cem’i aday olarak gösterecek. AKP’li Mustafa Zeydan, eski DYP’li  Bakanlar Esat Kıratlıoğlu, Necmettin Cevheri  gibi bazı isimler ise kendileri aday olmayıp, oğullarını Meclis’e  göndermeye hazırlanıyor.

 

  • ·        AKP’DEN İMTİYAZ BANK –  Hükümet Türkiye, İran ve Pakistan’ın kurduğu Ekobank’a  uluslarüstü kolaylıklar sağladı.  Meclis’ten apar topar geçirilerek Köşk’e gönderilen  Ekobank’ı kuran anlaşmaya göre, polis ve jandarma bankaya giremeyecek. Banka çalışanları  görevleri bitse  bile  yasal takibe uğramayacak, banka vergiden muaf olacak.

 

  • ·        ÇAY FİYATINA ÜRETİCİDEN TEPKİ – Yaş çay kampanyasının açılması ile belirlenen yaş çay fiyatı  Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay tarımı ile  uğraşan yaklaşık 202 bin yaş çay üreticisini memnun etmedi. Üreticiler, destekleme pirimi hariç  yaş çay için belirlenen 64 kuruşluk fiyata tepki gösterdi.

 

18 Mayıs

 

  • ·        GÜÇBİRLİĞİ  TAMAM – Deniz Baykal ve Zeki Sezer dün buluşarak seçimde birlik arayışlarını noktaladı. İki lider, DSP’lilerin CHP’ye üye olmadan CHP listelerinden aday gösterilmesi esaslarına  dayanan seçim işbirliği kararını açıkladı. Tarihi  bir gün yaşandığının altını çizen Baykal, “Bu seçimde iki siyasi parti olarak  el ele vereceğiz ve seçimlerde birlikte çalışacağız. Türkiyemizin laik, demokratik bir cumhuriyet olarak demokratik  bir anlayış içinde güçlendirilmesi doğrultusunda birlikte el ele vereceğiz” dedi. Baykal, DSP’lilerin  partilerinden istifa etmesi  ve CHP’ye üye  olmalarına  gerek kalmadan  kendi listelerinden aday  olabileceklerini belirterek “Ayrı parti kimliğine saygılıyız. Birlikte parlamentoya girdikten sonra parti kimlikleri ayrı olarak da  gelecekte bütünleşme ön gören  bir dayanışma içinde çalışacağız” derken Sezer Baykal’ın çağrısına karşın seçimlerde aday olmayacağını söyledi.

 

  • ·        ALMANYA DA TEHLİKENİN FARKINA VARDI – Almanya’nın Anayasayı Koruma Dairesi, AKP yöneticilerinin tamamına yakınının “siyasi okulu” olan Milli Görüş’e ilişkin, “Bu dernek İslami toplum yaratma çabası gütmektedir “ tespitinde bulundu.  Açıklanan raporda, Almanya’daki toplam 32 bin 150 radikal dinci yapılanmadan 27 bin 250’sinin Türk veya Türkiye kökenli olduğu ortaya çıktı.

 

  • ·        KUTLU DOĞUM’A YAZILI SINAV – Milli Eğitim’deki “Kutlu Doğum” adıyla gerçekleştirilen irticai faaliyetlere her gün bir yenisi ekleniyor. İstanbul Bayrampaşa’daki Şair Şinasi İlköğretim Okulu’nda “Ulusal Egemenlik Haftası”na denk getirilen “Kutlu Doğum Kutlama Programı”nda hadis-i şerif ezberleme yarışması ve hadis-i şeriflerden de  yazılı sınav yapıldığı ortaya çıktı.

 

  • ·        CUMHURİYET TARİHİNDE KARA BİR LEKE – Cumhurbaşkanı Sezer, Danıştay 2. Dairesi’ne yapılan  saldırının 1. yıldönümü nedeniyle Danıştay’da  düzenlenen törene yazılı mesaj gönderdi.  Mesajında, saldırının Cumhuriyet tarihine kara bir leke  olarak geçtiğini vurgulaya Sezer, “Cumhuriyet’in temel değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini, hukukun üstünlüğünü ve çağdaşlığı içine sindiremeyenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, kurum ve kuruluşlarıyla dimdik ayakta duracaktır” dedi.

 

  • ·        ABD’NİN KAVAKÇI İLGİSİ – Washington, Büyük Ortadoğu Projesi’nin temel ayaklarından  biri olan kadın stratejisini  Merve Kavakçı üzerinden götürüyor. TBMM’de  milletvekili yemini etmek için genel kurul salonuna türbanı ile girerek  kriz yaratmış olan Merve Kavakçı, 10-15 Temmuz tarihleri arasında ABD’nin Dallas kentinde Uluslararası Barış Konferansı’nda konuşma yapması için aldığı davet  ile yeniden gündeme taşınırken Kavakçı’nın , ABD’de son 2 yıl içinde “türban” ve “kadın hakları” konusunda onlarca konferans verdiği ortaya çıktı.

 

  • ·        AKP İSLAMCI BİR PARTİ – Suriye kökenli araştırmacı Prof. Dr. Bassam Tibi, Türkiye’de  laikliğin ciddi anlamda tehdit altında olduğunu söyleyerek “İslamı kurmak isteyenler iki yol izler. Biri ‘anayasal İslam’ diğeri de ‘cihadist İslam’. AKP, anayasal yoldan yani seçim, kanun değişiklikleri gibi yasal yollarla bunu yapıyor” dedi. Tibi, AKP’lilerin  değişik söyleminin de inandırıcı olmadığını belirtti.

 

19 Mayıs

 

  • ·        ÜLKE İÇİN SANDIĞA – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 19 Mayıs’ın, Atatürk’ün “ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak, Türk ulusunun onurlu bir ulus olarak yaşamasını sağlamak” amacıyla başlattığı ulusal hareketin  ilk adımı odlunu belirtti. Sezer, Atatürk’ün Samsun’da kişi egemenliğinden  ulus egemenliğini geçilmesini öngören bir süreci  başlattığını vurguladı. Sezer, herkesin mutlaka oy kullanması gerektiğine  dikkat çekerek “Oy kullanmak, yurda karşı görevdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin  geleceği yönünden yaşamsal önemdedir” dedi.

 

  • ·        DİNCİ İDEOLOJİYİ YAYMA ÇABASI SÜRÜYOR – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, hükümete yönelik örtülü eleştirilerde bulunarak İslami değerlerin Cumhuriyet değerleri ile  yarıştırılmaya çalışıldığını söyledi. Nuri Ok, “Demokrasinin ve Türk devrimi ile özdeşleşen Cumhuriyet’in korunmasında, özellikle halkın örgütlü refleksinin  yanı sıra hukukun refleksinin zayıflığı ve yetersizliği, Cumhuriyet’i ve laik  demokratik sistemi tehlikeye düşüren  en önemli olumsuzluktur” dedi.

 

  • ·        BOYNU BÜKÜK KUTLAMA – Türkiye’de 15-19 yaş aralığındaki her 100 gençten 82’si, 20-24 yaş aralığındaki her 100 gençten ise  54’ü kayıt dışı çalışırken, genç işsiz oranı da yüzde  18.7’ye ulaştı.ATO, Gençlik ve Spor Haftası nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumu  (TÜİK) İşgücü İstatistikleri Veri Tabanı’nı kullanarak hazırladığı “Kayıtsız Gençler” raporunu açıkladı.

 

20 Mayıs

 

  • ·        HALKTAN ALKIŞLI UYARI – 19 Mayıs törenlerinde Sezer’e yoğun sevgi gösterilirken  iktidara mesaj verildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı tüm yurtta coşkuyla kutlandı. Cumhurbaşkanı Sezer, hem Anıtkabir’de hem de 19 Mayıs Stadyumu’ndaki  törenlerde öğrencilerden  yoğun alkış aldı. Stadyumdaki törende Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi okunurken “…Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet  içinde bulunabilirler” bölümü askeri erkân ve katılımcıların yoğun  alkışlarıyla karşılandı.  Bazı eğitimciler stadyumun gerektiği gibi süslenmemesine tepki gösterdi.

 

  • ·        TÖRENDE BAYRAK KRİZİ – Tunceli ve Tokat’ta protokolde  türbanlı kadınların  oturması dikkat çekti.  Erzurum’daki törenlerde 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek, kentteki  bayrak sayısının  yetersizliğinden yakınırken Mersin’de AKP’liler tarafından atanan müdürler okullara bayrak ve Atatürk posteri asmadı. Yalova’da ise  kız ve erkek öğrencilerin bir çoğuna  şort yerine eşofman  giydirilmesi, bazı kız öğrenci gruplarının  etek boylarının  bileklerine kadar olması  dikkat çekti.

 

  • ·        ANITKABİR’E AKIN – Anıtkabir,  tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Ata’nın

 

126. doğum günü şerefine çiçeklerle bezenen Anıtkabir, ziyaretçi akınına uğradı.  Cumhuriyeti anlatan şiirler ile  Ata’nın siluetinin Damal Dağı’na yansımasını gösteren fotoğrafın yer aldığı tişörtüyle 60 yaşındaki  Hıdır Çimen’de Anıtkabiri ziyaret edenler arasında yer aldı.  Ziyaretçiler arasında mozoleye kapananlar, ağlayanlar oldu. Anıtkabir’i bu anlamlı günde yabancı turistler de ziyaret etti.

 

  • HAZİNE KASASINDAN DESTEK – AKP iktidarı son yılında Büyükşehir belediyelerine 370 milyon YTL aktardı. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, 2006’da Büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşlarının Hazine’ye olan  borçlarının 370 milyon YTL artarak 11 milyar 97 milyon YTL’ye çıktığını bildirdi. Vadesi geçmiş borcun yarısı AKP’li Melih Gökçek’in başkanlığını yaptığı Ankara Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarının. 

21 Mayıs

 

  • ·        GERİLİMİN SONUCU YIKICI OLABİLİR – Gazetenin değerlendirmesinde “Türkiye’nin kalbindeki gerilimin” giderek ciddileştiği belirtilerek, birçok gözlemcinin  seçimleri AKP’nin kazanması durumunda  darbe olacağına inandığı vurgulandı. Yazıda, “Modernite ile  gelenek, İslamizm ile laiklik, demokrasi ile baskı arasında  sert bir mücadele oluyor.  Bunun sonucunun etkisi hepimiz için yıkıcı olabilir” denildi. Gazete türban için  Türk siyasi yaşamındaki “en tahrik edici sembol” nitelemesini yaptı.

 

  • ·        TRT’Yİ YOK EDİYORLAR – AKP iktidarıyla birlikte yayın çizgisini terk eden TRT’de toplam 11 daire başkanlığı vekâletle yürütülüyor. Genel Müdür Vekili Ali Güney, yargı kararıyla  dönen yöneticileri yok sayıyor, genel müdür yardımcılarıyla  da uzlaşamıyor. Bugüne kadar  üst yönetimde yalnızca  1 kişiye “emeklilik yaşı geldiği için” dokunulmadı. Haber-Sen Ankara Şube Başkanı Osman Köse, TRT’nin son  3 yıldır  adım adım yok edildiğini belirtti.

 

  • ·        YÜZ  BİNLER  BULUŞTU – 40 ilden Samsun’a akan yüz binlerce kişi Cumhuriyet Meydanı’na sığmadı. Türk bayraklarıyla donatılan meydanda saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan mitingde  50 metre uzunluğunda KKTC bayrağı da gezdirildi.  Mitingde Rahmi Saltuk, Sadık Gürbüz ve Selda Bağcan şarkılarıyla renk katarken, 10. Yıl Marşı ve Atatürk’ün Bursa Söylevi okundu.

 

  • ·        ONDOKUZ MAYIS’TA İLAHİLİ OYUN – Adana’da Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen  Özel Burç Okulları, 19 Mayıs kutlamalarıyla  aynı saatte “Bir Hilal Uğruna” adlı oyunu sahneledi.  Türk bayrağı ve Atatürk resimlerinin bulunmadığı salonda oyun için hazırlanan  müziklerin de ilahilerden seçildiği görüldü. Okul müdürü, 19 Mayıs kutlamalarının  saatinin sonradan değiştirildiğini söyledi. Etkinlikte, 19 Mayıs kutlamalarına  katılmayan AKP’li Çalışkan da yer aldı.

 

  • ·        DOĞA YİNE YOL’A KURBAN – İktidarın seçim propagandasında geniş yer alması beklenen “bölünmüş-yol” inşaatları genellikle “düşük kalite” yüzünden eleştiriliyor. Ancak, aynı yollara “en ekonomik malzeme”nin temin edilmesi adına  yaratılan doğal çevre ve orman tahribatı kamuoyunun dikkatinden kaçıyor…

 

  • ·        YÜZDE 4’LÜK ZAM KABUL EDİLEMEZ – Türk-İş Başkanı Kılıç, yıllık gerçek enflasyonun ortalama yüzde 10’ları bulduğuna işaret etti. Salih Kılıç, hedeflenen enflasyon doğrultusunda yapılacak zammın  işçilerin beklentilerine  cevap verecek durumda  olmadığını söyledi.

 

22 Mayıs

 

  • ·        TAKIYYE İTİRAFI – Bakan Çelik, ilk baskısı 2002 yılında yapılan kitabında şu ifadelere yer verdi.: “Bu ülkede yaşayan herkesi ille de  Atatürk’ü sevmek zorunda bırakmak gibi bir mecburiyetimiz yoktur. Zorladığımız zaman  o insanları takıyyeci ve iki yüzlü yaparız.”  Çelik Milli Mücadele  ile ilgili olarak da  “Milli Mücadele’de ‘ Atatürk yedi düveli denize döktü’ diye körpe beyinlere telkinde bulunursanız ve günün birinde işgalcilere karşı vatanperverlik örnekleri veren Şahin’ler, Sütçü İmam’lar takdir edilmekle beraber İngilizlerin, Fransızların ve İtalyanların hiç de öyle ordularla, silah zoruyla çıkarılmadıkları öğrenildiği zaman, tarih kitaplarında  anlatılan Milli Mücadele şaibe altına girmez mi?” diyor Türkiye’de laik-antilaik kamplaşmasından  Atatürkçülüğün kullanılmasının tesadüf olmadığını  savunan Çelik, Atatürkçülüğün “askeri darbelerin ilham kaynağı” olduğunu söylüyor. Çelik kitabında şunları söylüyor: “Çocukluğumda dümeni kırık, pusulasız, sisten yararlanarak  İngiliz zırhlılarını atlatacak kadar da becerikli olan Bandırma Vapuru’nda, kaptanla baş başa soğuktan titreyen bir  Mustafa Kemal düşünürdüm.”

 

  • ·        TÜBİTAK’IN BİR BİLİMİ EKSİK – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in atamasını onaylamadığı Nükhet Yetiş döneminde fırlatılan 13.3 milyon dolarlık  BİLSAT-I uydusu kısa süre içinde bozuldu. BİLSAT’ın ardından, bu kez de  RASAT adlı uydunun önce 2006’da, sonra 2007’de daha sonra 2008’de fırlatılacağı duyuruldu. Uydunun yapımında bütünüyle Türk mühendislerin yer alacağı ve yüzde 80 oranında yerli üretim olacağı söylendi. Ancak RASAT’ın Türk tasarımı değil BİLSAT’ın türevi olduğu ortaya çıktı.

 

  • ·        AKP YİNE YASA KAÇIRDI – İran ve Pakistan’la ortaklaşa kurulan Ekobank’la ilgili yasa, bankanın Türkiye, İran ve Pakistan’daki kamu ve özel sektör yatırımlarını desteklemek amacıyla, yani tamamen ekonomik  faaliyetlere ilişkin  olarak kurulmasına karşın, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu yerine Dışişleri Komisyonu’na gönderildi.  Ekobank’ın kuruluş anlaşmasının yürürlüğe sokulmasına  ilişkin yasa tasarısı, daha sonra Plan ve Bütçe Komisyonu’na geldi, ancak gündeme alınmadı.

 

  • AKP BİLGİYİ DENETLEYECEK – TBMM Genel Kurulu’nda cumhurbaşkanlığı seçimi  kargaşasında  apar topar kabul edilen bilişim suçlarına  ilişkin yasaya tepki gösteren Internet Teknolojileri Derneği Başkanı  Mustafa Akgül, AKP’nin suçla mücadele adı altında  bilgiye erişimi  denetlemeye çalıştığını belirtti.  Akgül, “Yapılacak uygulamanın  asıl amacı, istenmeyen internet sitelerinin Türkiye’de gösterilmemesi” dedi.

 

  • NÜKLEER İHANET YASASI – Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları sırasında TBMM’den geçerek onaylanan nükleer santraların kuruluşu ile ilgili yasanın “buram buram tercüme koktuğunu  ve gayri milli olduğunu” belirten Prof. Tolga Yarman,Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in  “bu ihanet belgesini” onaylamaması gerektiğini söyledi.  Yarman, yasanın kabulünü yüz kızartıcı olarak  niteledi.

 

  • WASHİNGTON’DA CUMHURİYET MİTİNGİ – ABD’de yaşayan  Türkler’de Beyaz Saray’ın önünde Cumhuriyet Mitingi yaptı. Bin kadar Türk ve Türk asıllı Amerikalı, çok sayıda  Türk bayrağının taşındığı, kırmızı beyaz ve Atatürk tişörtleriyle Beyaz Saray’ın karşısındaki Başkanlık Parkı olarak bilinen Lafeyette Park’ta toplanarak, “Türkiye laiktir laik kalacak” diye sloganlar attı.

 

  • TÜRKİYE KAÇAK İŞÇİ CENNETİ – Türkiye’de eğitimli gençlerin  işsizliği büyük sosyal ve ekonomik  problemlere yol açarken, ülkede yabancı kaçak  işçi sayısı giderek artıyor. Özellikle Doğu Bloku ülkeleri ve Uzakdoğu’dan  gelen yabancı kaçak işçiler,İzmir İstanbul ve Antalya’da çalıştırılıyor.  Yabancı kaçak işçiler Antalya’da en çok  eğlence sektörü, oteller ve turizme  yönelik satış yapan mağazalarda görülüyor.

 

  • TÜRKİYE’NİN CHP’YE İHTİYACI VAR – Baykal, seçim sloganını açıkladı: Halkı ezdirmeyeceğiz, ülkeyi soydurmayacağız, devleti böldürmeyeceğiz. AKP’nin 27 Nisan’daki  TSK bildirisi  nedeniyle seçimlerde  mazlum bir parti görünümünde oy istemeye hazırlandığını, bu konuda  CHP’ye  çatacağını anımsatan  gazeteciye, “Geçti o. Ne mazlumu?” yanıtı veren  Baykal, iktidarı bu noktaya  gelmemek için defalarca uyardığını söyledi. CHP’nin iktidara hazır  olduğunu belirten Baykal, “Halka yepyeni bir seçenek sunacağız” dedi.

 

  • SAĞIN KLASİK TAKDİĞİ – Alevi sivil toplum örgütü temsilcileri, sağ partilerin tabanlarına yönelik ılımlı yaklaşımına karşı uyardı. Sivil toplum örgütü temsilcileri, Alevilerin her zaman  sosyal demokrat çizgide olduğunu  ve Cumhuriyete sahip çıktıklarını, oy kullanırken de buna dikkat edeceklerini kaydettiler.

 

  • AĞABEY VE ABLALAR GENÇ BEYİNLERİ YIKIYOR – Laik cumhuriyetin kazanımlarına yönelik tehditleriyle son yıllarda daha fazla  öne çıkan tarikat ve cemaatler, devlet yurtlarındaki  örgütlenmeleriyle de dikkat çekiyor. “Ağabey”, “abla” adıyla tanınan tarikat liderleri, özellikle taşradan gelen gençlerin beyinlerini yıkamak için özel geceler düzenliyor. Yurtlarda kendilerine ait odaları olan  “ağabey” ve “ablalar”, yine kendilerine bağlı kendilerine bağlı gençlerle aynı odayı  paylaşıyorlar, toplantıların yanı sıra geziler, Kuran okuma  yarışmaları düzenliyorlar.

 

  • ZEYTİNBURNU’NDA İRAN’I  ARATMAYAN İMAM HATİP LİSESİ – Öğretmenlerin türbanlı olarak derslere girdiği  okulda, kız ve erkek öğrencilerin  de ayrı sınıflarda  derse girdiği görüldü. Bir yurttaş, okulda başı açık olarak  derse giren  öğretmenlerin psikolojik şiddete uğradığını savundu.

 

23 Mayıs

 

  • BAŞKENTTE TERÖR – Anafartalar Çarşısı’nın girişine konulan  A-4  tipi bombanın patlaması sonucunda  en az 4 kişi yaşamını yitirdi, 60 kişi de   yaralandı. A-4 patlayıcılar genellikle terör örgütü PKK tarafından kullanılıyor. Patlama nedeniyle  çarşının asma katı çöktü. Bombanın otobüs durağına bırakılmış olabileceği yada  saldırının canlı bomba tarafından  gerçekleştirilmiş olabileceği bildirildi. 
  • SİYASİ DESTEK ALAMADIK – Görevden alınmasının, şekil olarak kendisini üzdüğünü , yöntemin devlet adabına  yakışıp yakışmadığı hususunun ise  ulus tarafından  takdir edileceğini belirten  Terörle Mücadele Özel Temsilciliği görevinden alınan  Emekli Orgeneral  Edip Başer, gerekçelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Edip Başer, dış basına yaptığı açıklamanın  asıl rahatsızlık yaratan kısmının, göreviyle değil, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olduğunu söyledi. Başer, PKK ile  mücadelede gerekli ilerleme  sağlanabilmesi için  son bir açılım gerektiğini, bu sağlanamazsa sistemin işlevinin  tamamlanması  gerektiği yolundaki görüşe hem Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın hem de  Dışişleri Bakanı Gül’ün katıldığını vurguladı. Başer, “Görev süremiz içinde siyasi iradenin  bize ne ölçüde destek olduğu konusunda ben her hangi bir yorum yapmak istemiyorum. Bunun takdirini, kamuoyuna bırakmam daha doğru olacaktır” dedi. 
  • İLHAN KESİCİ CHP’DE – CHP lideri Baykal, Kesici’nin  partiye üye olmasının vitrin düzenlemesi  olmadığını belirterek Türkiye’ye yönelik tehditle ilgili  ortak bir anlayış içinde oldukları  için bir araya geldiklerini söyledi. Kesici’yi iyi yetişmiş bir aydın olarak  niteleyen Baykal, ‘yeni bir döneme doğru yürürken  kendisiyle birlikte yolculuk yapacaklarını “ söylerken Kesici’de, “Normal zamanda  parti değiştirmek doğru değil, ama bugün normal bir zaman değil, CHP’nin  etrafında toplanmak icap ediyor” diye konuştu. CHP’ye sağdan  bir katılım  da DYP’den oldu. Eski DYP milletvekillerinden  İsmail Amasyalı’da  milletvekili aday adaylığı için CHP’ye gelerek başvuruda bulundu. Amasyalı, Cumhuriyet Mitingleri’ne sağdaki isimlerin  katılmadığına dikkat çekerek  bu seçimde  Baykal etrafında toplanmanın  uygun olduğunu söyledi.  Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan ile Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı  Gökhan Günaydın da CHP’den aday adayı oldu. 
  • PKK’YE YARDIM EDİYORLAR – Genelkurmay Başkanı “Terör Kıskacındaki Dünya” başlıklı  yazısında, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa ülkelerini PKK’ye destek vermekle suçlarken  “Üzücü olan, bu ülkelerin  birçoğunun aynı zamanda terörizmin  kendisine yönelik en büyük tehdit olduğunu  ifade eden bir kuruluş olan NATO’nun üyesi olmasıdır” dedi.  Büyükanıt, Kuzey Irak’taki Kürt gurupları  da örgütü desteklemekle suçladı. 
  • SİYASAL İSLAM MEDYADA YÜKSELİYOR – Siyasal İslam, 12 Eylül darbesinin ardından  medyanın gücünü fark ederek  yavaş yavaş bu sektöre ilgi göstermeye başladı. Turgut Özal döneminde palazlanan dinci basın yayın organları, özellikle Fethullah Gülen’in ve AKP iktidarının desteğiyle diğer medya kuruluşları ile yarışacak finansmana da sahip oldular. Bugün siyasal İslam, Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde kurulan Milli Gazete ve Kanal 7, Fethullah Gülen’e bağlı Zaman gazetesi ve Samanyolu TV, Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak ve Anadolu’da Vakit ile boy gösteriyor. 
  • İSTİFA ÇAĞRISI – Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in “Türkiye’de Değişim, Demokrasi ve Aydınlar” adlı kitabındaki Atatürkçülük karşıtı  görüşlere sert tepki gösteren eğitim sendikalarının  genel başkanları,  siyasiler ve eğitimciler istifa çağrısında bulundu.  Çelik’in  tavrının şaşırtıcı olmadığını belirten  eğitimciler, bu düşüncedeki bir kişinin  bakanlık koltuğunu boşaltması  gerektiğini belirttiler.  Eğitim-Sen Genel Başkanı Dinçer, Çelik’le ilgili ciddi kaygılar taşıdıklarını söyledi. 
  • ÇALDIKLARINA FETVA VERİYORLAR, ÇAPKINLIKLARINA NİKÂH KIYIYORLAR – ANAVATAN Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, partisinin gurup toplantısında dini kullanarak  siyaset yapan kesimlere yüklendi. Bazı kesimlerin, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, AKP’nin  adayıyla ilgili kendisine  “Bunlar dindar adamlar, niye oy vermediniz?” eleştirisinde bulunduğuna dikkat çeken Mumcu, “Bir kez daha söylüyorum; bunlara beytülmal emanet edilmez, tüyü bitmedik yetimin  hakkı emanet edilmez” diye konuştu. 
  • CHP’DE MERKEZ SAĞA AÇILIM – Şenal Sarıhan, Gökhan Günaydın ile eski ANAP milletvekili Kesici  DYP’li Amasyalı aday oldu. Cumhuriyet Mitinglerinin  baş düzenleyicilerinden  Hakkı Sevim ile ADD Genel Başkan Yardımcısı  Nur Serter CHP’den gelen davet üzerine aday adayı oldular. 

24 Mayıs

 

  • ·        İHMALİN SONUCU – İki gün önce yapılan güvenlik zirvesinde saldırılar olabileceği öngörülmüştü. ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından yeniden tırmanan bölücü terör konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri AKP iktidarını sürekli uyarmıştı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde, Irak sınırından sırt çantalarının içinde plastik patlayıcılar geçirildiğine işaret etmişti. Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, terör olaylarına bütüncül yaklaşım için  “müsteşarlık kurulması” önerisini getirmişti. Askerler ayrıca terörle mücadelenin etkin hale getirilebilmesi için yasaların gözden geçirilmesini de istemişlerdi. Ancak bu uyarılar siyasi iktidar tarafından dikkate alınmadı, hep görmezden gelindi.

 

  • ·        MUHALEFET AKP’Yİ SUÇLUYOR – Muhalefet, Ulus’ta patlayan bombanın sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu dile getirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen “Terörle mücadele, müzakere yöntemiyle, tatmin ederek, teskin ederek olmaz” diye konuştu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır da Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın konuyu “Siyaset üreterek çözeceği” yolundaki sözünü anımsatarak “terör örgütü PKK attığı bombayla Başbakan’a sözünü hatırlatıyor. ‘çöz’ diyor. Ulus’ta akan kanın sorumlusu Erdoğan’dır.

 

  • ·        AKP ATAMASI YARGIYA TAKILDI – Lemi Bilgin, yürüttüğü hukuk mücadelesini kazanarak Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü görevine geri döndü. DT Genel Müdür Vekili Mine Acar ise bakanlık müşavirliğinde görevlendirildi. Acar’ın atadığı Başdramaturg Osman Özkan da görevinden istifa etti.

 

  • ·        BİRLİK MEYDANA ÇIKIYOR – CHP seçim çalışmalarına 26 Mayıs’ta Mersin mitingiyle başlıyor. Baykal ile Sezer’in mitinge birlikte katılarak seçmene “Biz birleştik, sıra sizde” mesajı vereceklerini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özyürek, “Cumartesi günü Mersin’de yapacağımız Cumhuriyet Şöleni’nin Türkiye’de ses getirmesini istiyorum. Tandoğan’dan başlayan mitinglerin bir benzerini gerçekleştirmek istiyoruz” dedi.

 

  • ·        PKK TEHDİT ETMİŞTİ – Olayın Mahmur ve Erbil’deki saldırıları sonrası gerçekleşmesi dikkat çekiyor. PKK’nin askeri kanadı HPG’nin internet sitesinde yayımlanan yazıda, yarın benzer bombaların bir tepki olarak Ankara’nın kalbinde patlaması hiç te şaşırtmamalı” denilmişti.

 

  • ·        TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ, TÜRK TELEKOM’U ŞİKÂYET ETTİ – Tüketici Hakları Derneği (THD), Türk Telekom’un tarife uygulamasının rekabete aykırı olduğunu ileri sürerek, soruşturma açılması için Rekabet Kurumu’na başvurdu. THD Başkanı Turhan Çakar, şehir içi görüşmelerine yapılan yüzde 25 zam ile tüketicilerin cebinden yaklaşık 800 milyon dolar çıkacağına dikkat çekti.

 

25 Mayıs

 

  • ·        ŞIRNAK’TA 6 ŞEHİT – Siirt’te görevli askerleri Şırnak’ın kuzeyindeki Bestler Dereler bölgesinde bulunan Çelik Karakolu yakınlarına götüren askeri araç, dün sabah 9.30 sıralarında, teröristlerce döşenmiş uzaktan kumandalı mayının üzerinden geçerken havaya uçtu. Patlamada 3’ü uzman çavuş 6 asker şehit oldu. Askeri hastanelere kaldırılan yaralılardan 3’ünün durumunun ağır olduğu belirtildi. Patlamanın ardından bölge havadan ve karadan güvenlik kordonuna alındı. Seyir halindeki askeri araçlar durdurulup başka mayın olasılığına karşı dedektörlerle arama yapıldı. Bölgeye çok sayıda korucu ve komando sevk edildi. Van’ın Özalp ilçesinde de görevli er ökkeş Onaylı, sınır hattında katıldığı keşif faaliyeti sırasında meydana gelen kaza sonucu şehit oldu.

 

  • ·        TEZKERE GEREKLİ – Başbakan Recep Tayip Erdoğan topu askere attı. Ancak Kuzey Irak’a operasyon yapılabilmesi için TBMM’den tezkere geçmesi gerekiyor. TBMM kulislerinde, sınır ötesi bir operasyon kararı alınması durumunda seçim takviminin de bundan etkilenebileceği konuşuluyor. Anayasa, “Savaş nedeniyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, TBMM seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir” diyor.

 

  • ·        NÜKLEER  YASAYA VETO – Cumhurbaşkanı Sezer, seçim kararı alınmasına karşın, tartışmalı bir çok yasayı TBMM’den alelacele geçirmekte ısrar eden AKP hükümetinin, tartışmalı düzenlemelerinden “nükleer güç santraları kurulması ve işletilmesini” öngören yasaya geçit vermedi. Nükleer santral kurulmasını öngören yasanın 3 maddesini anayasaya aykırı bularak iade eden Sezer, iade gerekçesinde, nükleer santraların, kurulması kadar yüksek maliyetli olan söküm işlemi konusunda Hazine’den kaynak aktarılacağı hükmünün “Hazine’ye büyük mali yük getireceği” ne dikkat çekti.

 

  • ·        TÜRKİYE’DE 4 ÇOCUKTAN 1’İ YOKSUL – Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) hazırladığı bültende, Türkiye’deki nüfusun yüzde 20.5’inin gıda ve gıda dışı yoksulluk içinde yaşadığı, ancak 15 yaşından küçük çocuklar söz konusu olduğunda bu oranın yüzde 27.7’ye çıktığı bildirildi. Kırsal alanlarda ise yoksul çocuk oranı yüzde 40.6’ya kadar yükseliyor.

 

  • ·        HÜKÜMET UYARILMIŞ – Mayısın ilk haftasında Başbakanlık’a Genelkurmay Başkanlığı’ndan bir rapor gittiği belirtiliyor. Cumhuriyet’in edindiği bilgiye göre, bunun yanı sıra, Başbakanlık, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları bürokratlarının katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda da askerin konuya ilişkin bilgi verdiği öğrenildi. Brifingte şehir merkezine yönelik saldırıların olabileceği yönünde gerekli bilgiler bu kurumlara bildirildi. MİT tarafından da Başbakan Erdoğan’a, büyük kentlere yönelik saldırıların yapılabileceğinin yer aldığı bir rapor doğrudan sunuldu. Saldırının yapıldığı gün de Ankara’da normalin üzerinde güvenlik önlemi alındığı belirtildi. Ancak olası bir saldırının Kızılay’da yapılacağı beklentisi bulunuyordu. Saldırı ise Kızılay’da değil önlemlerin yetersiz olduğu Ulus’ta  gerçekleştirildi.

 

  • ·        GERİLİMDEN OY ARIYOR – Erdoğan, seçim sürecine girilmesiyle birlikte laiklik yanlısı kişi ve kurumlara eleştirilere başladı. Erdoğan, önceki gün katıldığı TÜSİAD’ın İstanbul’daki toplantısında, 22 Temmuz’daki seçimlerde “mağdur rolü”nü oynayacağının işaretlerini verdi. Erdoğan’ın bu çerçevede ilk hedefi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 rakamına ulaşılmadığı gerekçesiyle seçimlerin yürütmesini durduran Anayasa Mahkemesi ve anayasa değişikliği paketini incelemeyi sürdüren Sezer oldu.

 

  • ·        GÜLEN’İN KUZENİ AKP ADAY ADAYI – Fethullah Gülen’in halasının oğlu olan Kazım Avcı’nın da AKP’den  Erzurum milletvekilliğine  aday adayı olduğu ortaya çıktı. Avcı, gazetecilere Gülen’e danışmadan hiçbir şey yapmadığını söyledi.

 

  • ·        BAKAN ÇELİK BİZİ TEHDİT ETTİ – Eski Kamu İhale Kurulu Başkanı Sener Akkaynak AKP iktidarıyla çalıştığı 4 yılı anlattı. “Unakıtan ve Ömer Dinçer’den her zaman son derece ters tepkiler aldım. Kurumu ileri götürecek şekilde destek olmadılar” “Özellikle devlette yerleşmek, örgütleşmek liyakat hesabına göre değil yandaş hesabına göre oldu. Bunun durdurulması gerek” “Gelecek dönem AKP’nin yolsuzluklarının soruşturulacağı bir dönem olacak. Çok sayıda soruşturma açılması gerekecek”

 

  • ·        DEPREM DAVALARINA  ZAMANAŞIMI – Adalet Bakanı Fahri Kasırga, Marmara depreminden sonra açılan davalardan, Sakarya’da 3, Kocaeli’nde 532 ve Düzce’de 28 olmak üzere toplam 563’ünün zamanaşımına uğradığını bildirdi.

 

26 Mayıs

 

  • ·        İKTİDAR CİDDİYETSİZ – Baykal, Başbakan’ın Genelkurmay’la  medya üzerinden haberleşmesini eleştirdi. CHP lideri Baykal, Başbakan’ın Kuzey Irak’a operasyon konusunda “Asker yetki isterse veririz” sözlerine sert tepki gösterdi. Baykal, “Olacak şey mi? Irak olayı çok ciddi bir iştir. Burada siyasi bir sorumluluk vardır. Başbakan bundan kaçıyor. Başbakan, Genelkurmay Başkanı’yla  medya üzerinden haberleşmez. Ülkeyi sen yönetiyorsun, birinci derecede  sorumlusun; oturur gereğini düşünür, talimatını verirsin” diye konuştu.  Başbakan’ın terörle mücadelede öteden beri farklı bir tutum içinde olduğunu belirten Baykal, “Şuursuzca sürükleniyor. Bir yandan Türkiye kamuoyunu tatmin etmeye çalışıyor, öte yandan kapalı kapılar ardında Barzani’ye, Talabani’ye, ABD’ye sözler veriyor” dedi. Sezer’in iade ettiği anayasa paketini de değerlendiren Baykal, “AKP bunu zorlarsa sıkıntı çıkar” uyarısında bulundu.

 

  • ·        ABD KARŞI ÇIKTI – ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Kuzey Irak’a tek taraflı askeri eyleminin bir şeyi çözeceğini düşünmediklerini bildirdi. Sözcü Casey, PKK ile mücadele etmenin en iyi yolunun ABD, Türkiye ve Irak arasında işbirliğinden geçtiğini iddia etti. Casey, Ankara’daki intihar saldırısını kınarken eylemden kimin sorumlu olduğunu ABD’nin de Türk yetkililerinin de bilmediğini söyledi.

 

  • ·        GÜL DE ÇARPITTI – Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın  1.5 ay önce Kuzey Irak’a operasyon yapılması gerektiği yönündeki sözlerine karşılık Dışişleri Bakanı Gül, “Resmi bir şekilde toplantılarda böyle talepler olmadı. Talep olursa, muhakkak ki izin verilir” dedi. DYP Lideri Ağar ise “Seçim öncesi göstermelik operasyon olmaz. Eğer operasyon olacaksa davul zurna çalarak olmaz” diye konuştu.

 

  • ·        SEZER İADE ETTİ – Sezer, AKP’nin cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören anayasa paketini parlamenter sistemle bağdaşmadığı, yürütmede iki başlılık yaratacağı ve rejimi sıkıntıya sokacağı gerekçeleriyle TBMM’ye iade etti. Sezer, “Bu sistem, bir yandan parlamenter modelden uzaklaşırken öte yandan da başkanlık ya da yarı başkanlık modelinin temel özelliklerini taşımamaktadır. Böylesine, uygulaması bilinmeyen bir sistemin ne gibi sorunlar yaratabileceğini kestirmek güçtür” dedi.

 

  • ·        ERDOĞAN’A PROTESTO – Şırnak’ta terör örgütü saldırısı sonucu şehit olan 6 asker son yolculuklarına uğurlandılar. Piyade Uzman Çavuş  Vedat Dayıoğlu’nun İzmir’deki cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ve kuvvet komutanları da katıldı. Törende “Yan gelip yatmadı, vatanını satmadı” sloganını atan yurttaşlar, Erdoğan’ı protesto etti. Şehitler Bayram Bulut Konya’da, Mahir Yıldırım Aydın’da, Bekir Çakır Kayseri’de, Atıf Günkan Niğde’de, Samet Kırbaş ise İstanbul’da on binlerce yurttaşın katıldığı törenlerle toprağa verildiler.

 

  • ·        RİZELİYSEN RİZE’YE GEL – Memleketi Rize’de 10 bin kişinin katıldığı mitingde konuşan Mesut Yılmaz, “Benim bildiğim Rizeli olan, Rize’den aday olur. Sayın Başbakan, eğer sizlere söylediği kadar hizmet etmişse gelsin AKP’den Rize’den aday olsun. En büyük hakem olan milletimizin önüne beraber çıkalım” diye konuştu. Bağımsız aday olacağını belirten Yılmaz, DP’nin kongresini yaptıktan sonra kendisine bağımsız adaylık teklif etmesi durumunda kabul edebileceğini söyledi.

 

  • ·        POLİSE GENİŞ YETKİ – AKP hükümeti, Ulus’taki bombalı saldırının ardından polisin yetkilerini artırmak için yasa önerisi verdi. Öneri polise, suçu önlemek için kişi ve araçları durdurma ve yargıç yerine mülki amirin emriyle üst ve araç arama yetkisi veriyor. Polis, halkın topluca bulunabileceği yerlerde “Önleme araması” yapabilecek. Direnişi başka türlü kıramazsa silah kullanabilecek. Ehliyet, pasaport vs. almak isteyen kişiden parmak izi alabilecek.

 

  • ·        YİNE MAYIN TUZAĞI – Tunceli Emniyet Müdürü Öztürk’ün konvoyuna uzaktan kumandalı mayınla düzenlenen saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı. Mayının konvoyun geçişinin hemen ardından patlatılması bir faciayı önledi. Bingöl’de PKK’nin demiryoluna döşediği bombanın patlaması sonucu 7 vagon raydan çıktı. Konya’da da örgüt üyelerine yönelik operasyonlar düzenlendi.

 

  • ·        IMF’DEN İTİRAZ GELDİ – Hükümet 2008’de turizm ve gıdada KDV indirimine hazırlanırken IMF bu hazırlığın programa uygun olmadığını bildirdi. IMF Türkiye Temsilcisi Bredenkamp, girişimin Türkiye’nin taahhütlerine uygun olmadığını vurguladı.

 

  • ·        TEMA: YENİ TALANA HAYIR – TEMA Vakfı ile Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası mera yasasını kaçak yapılaşmaya af olarak değerlendirdi.

 

27 Mayıs

 

  • İRTİCA BARINAMAZ – Atatürkçü Düşünce Derneği Denizli Şubesi önderliğinde 29 meslek odası ve sivil toplum kuruluşunun desteğiyle düzenlenen Cumhuriyet Şöleni’ne, kadın ve gençlerin çoğunlukta olduğu on binlerce yurttaş katıldı. Demokrasi Meydanı’nı ellerinde bayraklar ve Atatürk posterleriyle dolduran yurttaşlar, marşlar ve sloganlarla Denizli’nin irtica örgütlerinin yuvası olmadığını gösterdiler. Sık sık “Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye”, “Türkiye laiktir laik kalacak!” sloganları atan yurttaşlar, Ankara’da düzenlenen terör saldırısını da lanetlediler. 
  • ŞÖLEN GİBİ SEÇİM MİTİNGİ – CHP’nin seçim çalışmaları, Mersin’de yaklaşık 150 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen “Cumhuriyet Şöleni” ile başladı. Katılımın öngörülenden yüksek olması üzerine miting alanının boş bırakılması düşünülen kısmı da doldu. CHP ve DSP bayraklarının yan yana taşındığı miting alanına CHP lideri Baykal ve DSP lideri Sezer birlikte geldi. Baykal, Cumhuriyet ve demokrasiyi birlikte koruyup geliştireceklerini belirterek “Demokrasinin olanaklarını kullanarak Cumhuriyeti tahrip etmek isteyenlere izin vermeyeceğiz” dedi. 
  • SIKMABAŞ SİYASİ SİMGE – AP Sosyalist Grup Başkanı  Swoboda, genç kızların örtünmeye zorlandıklarını belirterek insanların bu konudaki tercihlerine saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Swoboda, “Eğer bu örtünme biçimi, bir siyasi simge taşıyor ve siyasi sistemi etkilemeye çalışıyorsa reddedilmesi gerekir” dedi. 
  • PKK’YE LANET, HÜKÜMETE TEPKİ – Ulus Anafartalar Çarşısı, 6 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından dün yeniden açıldı. Kırılan camların taktırıldığı Anafartalar Çarşısı’na büyük Türk  bayrakları asıldı. AKP hükümetinin protesto edildiği açılışta, yurttaşlar Türk bayrakları taşırken çarşının içi ve dışı da bayraklar ve kırmızı balonlarla süslendi. Hükümet adına konuşan Devlet Bakanı Beşir Atalay da yurttaşlar tarafından yuhalandı. Saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları ise ellerinde ölen yakınlarının fotoğrafları ile törene katıldı. 
  • TEŞVİK BAHANE OY ŞAHANE – AKP’nin KEY’i (Konut Edindirme Yardımı) ödeme, turizmciye KDV indirimi gibi seçim rüşvetlerine bir de teşvikli illerdeki yatırımcıya 49 yıllık bedava taşınmaz ile 10 kişi çalıştırana  vergi indirimi eklendi. 
  • CARİ AÇIK ALARM VERİYOR – İSMMMO’nun (İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler odası) 18. Olağan Genel Kurulu, Lütfi Kırdar’da düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılışta konuşan İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, hükümetin ekonomi politikasını eleştirerek “100 milyar dolarlık  ihracatla övünmek, Türkiye ekonomisinin sürekli büyüdüğünü anlatmak madalyonun sadece bir yüzünü dikkate almak demektir. Gelir dağılımında derinleşen uçurum ve Türkiye’yi tarihinde hiç görmediği bir mutsuzluk ve umutsuzluğun kucağına bırakan işsizlik, buna paralel olarak sokağa hakim olan korku madalyonun öbür yüzünü oluşturuyor” dedi. 
  • POLİSE 12 EYLÜL YETKİLERİ – AKP’nin başkentteki bombalı saldırının ardından polisin yetkilerinin artırılmasını amaçlayan yasa önerisi, hukukçularca kabul görmedi. Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Hüseyin Biçen, yetkilerin 12 Eylül anayasasına bile aykırı olduğuna işaret ederek “Bu 12 Eylül’ün hortlamasıdır. Tam bir polis devleti mantığı ile hazırlanıyor” dedi. 

28 Mayıs

 

  • AKP YÖNETEMEDİ – Süleyman Demirel, Türkiye’nin tarihi bir bunalımdan geçtiğini söyledi. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin düştüğü bunalımı hükümetin yönetim kusuruna bağladı. AKP’nin cumhurbaşkanlığı seçimini yönetemediğini belirten Demirel, “İlk yaptıkları yanlış, ‘cumhurbaşkanı bizden olacak,  TBMM’nen olacak ve biz seçeceğiz’ ısrarıdır. Halbuki cumhurbaşkanı bütün Türkiye’nin cumhurbaşkanı olacaktır. (…) Parlamentodaki sandalyeniz  meseleyi çözmedi. Bunu göremediler ve aslında halkın sıkıştığını da göremediler” dedi. Demirel, AKP’nin yüzde 26 oyla yüzde 66 oranında sandalye elde etmesinin de sakat olduğunu belirtirken önümüzdeki seçimler için herkesi sandık başına çağırdı. Demirel, “Bu seçim Türkiye’de yapılan en zorlu seçim olacaktır. 16 tane seçim yapılmıştır, ben bunların birçoğuna katıldım. Bana göre en zoru budur. Ben üzerime düşen görev olarak halkımı sandığa çağırıyorum”  diye konuştu. 
  • AKP KÖTÜ MİRAS BIRAKIYOR – İktisatlılar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Korkmaz, AKP hükümetinin geçen yıl ve bu yıl ki düzenlemelerle gelir azaltıcı, yük getiren yasaların yürürlük tarihini 2008’e bıraktığına dikkat çekerek ayrıca seçim kararına karşın atamalar yaptığını belirtti. Korkmaz, AKP’nin izlediği kısa vadeli IMF politikalarının, dış açık, dış borç ve işsizlik getirdiğini belirtti. 
  • ŞIRNAKTA BİR KOLCU ŞEHİT OLDU – PKK’nin bir korucu timine saldırması sonucu bir korucu da yaralandı. Şırnak’ın Besta Dağı  Dereler bölgesi, Güçlükonak, Uludere ilçeleri, Tunceli Nazımiye ilçesi, Diyarbakır Lice kırsalı ve Hakkari Şırnak ile Irak sınırındaki üçgen bölgede aralıksız olarak operasyonlar sürüyor. Irak sınırındaki birlikler örgütün geçiş noktalarını kapattı. Hatay’ın Amanos Dağları’nda Dörtyol ve Erzin kırsalında bir haftadan beri operasyon yapıyor. 
  • İSLAMCILAR AB’YE ENGEL – ABD’de yayımlanan gazetede yer alan “Türkiye’nin AB hayali, İslamcılar tarafından tehlikeye atılıyor” başlıklı haber analizinde, “İslamcılıkla suçlanan bir cumhurbaşkanı adayının neden olduğu” bir dizi olayın Türkiye’yi krize soktuğu belirtildi. “Ordunun, ülkenin siyasi İslama doğru fazla hızlı ilerlediği kanısına varması halinde bir askeri darbe olabileceğine ilişkin gümbürtüler var” denilen analizde, bir askeri darbenin Türkiye’nin AB hayalinin sonu olacağı görüşüne yer verildi. 
  • AKP’LİYE YARDIM CHP’YE HACİZ – Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin toplam borcunun belediye borçlarının yüzde 34’ünü oluşturduğunu açıklarken, CHP’li Trabzon Belediyesi’nin 11.5 milyon YTL’lik borcu için haciz işlemi başlatıldı. Borcun AKP döneminden kaldığı öğrenildi. 
  • TÜRBANLILAR DERSLİKTE NAMAZ KILDI – Antalya İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği’nin okul bahçesinde düzenlediği pilav gününde İstiklal Marşı okunurken bir grup kadın dersliklerde namaz kıldı., 
  • TARİKATLAR YURT AÇIYOR, YURTKUR ARSA ARIYOR – Erzurum’un Hınıs ilçesinde tarikatlar peş peşe öğrenci yurdu açarken Yüksek Öğrenim Yurtlar Kurumu (YURTKUR) öğrencilerin barınma gereksinimini karşılamak için inşaat yapacak arsa bulamıyor. 
  • AKP’NİN ‘HALK SEÇSİN’ İNADI –  Anayasa Komisyonu’nda tartışmalarla kabul edilen paketin ilk tur oylaması bugün yapılacak. Sezer’in vetosu’nun ardından paketin ikinci görüşmelerinde 367’nin üzerinde oyla kabul edilmesi, aksi takdirde paketin reddedilmiş sayılacağına ilişkin görüş AKP’de sıkıntı yarattı. 
  • BAYKAL: ‘İSTİKRARI SEN BOZDUN’ – CHP Lideri TOBBB Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Erdoğan ve AKP’yi sert bir dille eleştirdi. Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’de siyaset ve rejim tartışması telaşı ve heyecanı içinde olduğunu kaydeden Baykal “Kimse milli irade hamaseti yapmaya kalkmasın. Demokrasi tartışmasını 1950’lerde çözdük” diye konuştu. Siyasi dengenin bir ayağında Cumhuriyet’in, diğer ayağında ise demokrasinin olduğunu belirten Baykal, “Eğer demokrasiyi, cumhuriyeti tahrip etmek için, cumhuriyetin kazanımlarını ortadan kaldırmak için bir araç olarak kullanmaya kalkarsanız, Türkiye’nin dengesini bozarsınız” dedi. 
  • ELEKTRİKTE SÖMÜRGE DÖNEMİ –  TBMM’den Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, sesiz sedasız geçirilen bir torba yasaya göre, yabancılara ait olacak 16 baraj ve hidroelektrik santrale (HES) 10 yıllığına toplam 10.7 milyar YTL’lik elektrik alım garantisi verildi. 

29 Mayıs

 

  • AMERİKA BÖLDÜ – Türkiye’nin Güneydoğusuyla geri kalanı farklı komutanlıkların alanında. ABD ordusu tüm dünyayı farklı komutanlıklara dağıtmış durumda. Türkiye’nin Güneydoğusu  dışındaki bölümü Avrupa’dan sorumlu  USEOCOM’ un  ilgi alanında yer alırken bu bölge ile Ortadoğu’dan sorumlu CENTCOM ilgileniyor. CENTCOM’un özellikle ABD’nin büyük rüyası Büyük Ortadoğu Projesi’nin sorumluluk alanını tamamen kapsaması da ayrıca dikkat çekiyor. ABD F-16’larının geçen günlerde 4 dakika sınır ihlali yaptığı bölgede CENTCOM’un sorumluluk alanı içinde bulunuyor.  İhlal konusundaysa Ankara ‘dan farklı açıklamalar geldi. Genelkurmay Başkanlığı uçakların Türk Hava Sahası’nı ihlal etmesine ilişkin bilgiyi Dışişleri Bakanlığı’na ilettiğini açıkladı. Ancak Bakan Gül, detaylı bilgi gelmediğini söyledi. 
  • YUMRUKLARINI KONUŞTURDULAR – TBMM anayasa değişikliği görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Sezer eleştirilince kavga çıktı. Cumhurbaşkanı Sezer tarafından iade edilen anayasa değişikliğinin ilk tur görüşmelerinde bazı AKP ve CHP milletvekilleri birbirlerini yumrukladı. Yumruklaşmanın ve görüşmelerin tamamlanmasının ardından anayasa değişikliği paketinin maddelerine geçilmesi oylandı. Oylamada, 366 kabul, 4 ret, 1 çekinser ve 1 geçersiz oy çıktı. Anayasa değişikliği önerisinin milletvekili genel seçiminin 4 yılda bir yapılmasını düzenleyen 1. maddesi kabul edildi. 
  • ESKİ  DYP’Lİ KARIŞTIRDI – AKP’li TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin’in, Cumhurbaşkanlığı’nın yüce bir makam olduğunu belirterek uyarmasına karşın DYP’den ihraç edilen Bağımsız Milletvekili Ümmet Kandoğan, eleştirilerini sürdürdü. Alptekin’in birleşime ara vermesine karşın tartışmalar sürdü. Kandoğan’a CHP’liler yerlerinden kalkarak tepki gösterdi. AKP’li bazı milletvekillerinin de Kandoğan’ın yanına gitmeleri üzerine bir grup CHP ve AKP milletvekili  arasında arbede yaşandı. 
  • İSTANBUL UMUDUNU MELEN’E BAĞLADI – İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranının geçen yıla göre yüzde 50 oranında düşmesi  kenti ciddi bir susuzluk krizi ile karşı karşıya bıraktı. 50 yılın yağış ortalamasına göre aralıkta İstanbul’a 114 kg. yağış düşerken bu rakam 2006 Aralık ayında 22 Kg.’ye düştü.  Son 50 yılın en kurak dönemini yaşayan İstanbul’da baş gösteren su sıkıntısını çözmek için tüm umutlar Melen Suyu Projesi’ne bağlandı. Belediyeler sokakta halı ve otomobil yıkamanın önüne geçmeye yönelik denetimlerini sıklaştırdı. 
  • EMEKLİ POLİS GÖZALTINDA – Başkent’te 6 kişinin öldüğü, 121 kişinin yaralandığı bombalı saldırı soruşturması kapsamında canlı bomba Güven Akkuş’a sahte pasaport sağladığı belirtilen emekli polis memuru Hülya P. Gözaltına alındı. Hülya P.’nin çete lideri Sedad Peker için de sahte pasaport düzenlediği gerekçesiyle yargılanıp beraat ettiği öğrenildi. Adana’da intihar saldırısı düzenlemeye hazırlandığı belirtilen, bir taksi içinde plastik patlayıcı ve bombalarla yakalanan PKK’li kadınla kendisine yardım eden kişi tutuklandı. Kuzey Irak’tan eylem yapmak üzere Türkiye’ye gönderilen H.O. adlı bir militan ise teslim oldu. 
  • YURTTAŞLAR KAMU HİZMETLERİNDEN MEMNUN DEĞİL – Trabzon Valiliği’nin yaptırdığı ankette, vatandaşların yüzde 46.8’inin kamu hizmetlerinden memnun olmadığı ortaya çıktı. Kamu çalışanlarından memnuniyet oranı ise yüzde 27’de kaldı. 
  • KAYIP PARA SORUŞTURMASI – Başbakanlık Teftiş Kurulu, SSK’nın İşsizlik Sigortası Fonu’na yatırması gereken 295 milyon YTL’yi arıyor. Başbakanlık Teftiş Kurulu, 31 Mart 2006 tarihi itibarıyla topladığı 6 milyar 553 milyon YTL’lik işsizlik sigortası primini, fona 295 milyon YTL eksik yatırdığı Cumhurbaşkanlığı  DDK tarafından tespit edilen SSK hakkında soruşturma başlattı. 
  • 120 GÜNÜ DEĞİŞTİREMEZLER – Sabih Kanadoğlu, seçim yasalarının yürürlüğe girdikten 1 yıl sonra uygulanabildiğine dikkat çekti. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, anayasa değişikliği paketinin 367’nin altındaki bir oyla kabul edilmesi durumunda paketin Cumhurbaşkanlığı’na gönderilemeyeceğini vurguladı. Sezer’in paketi halk oylamasına sunması durumunda da AKP’nin 120 günlük süreyi kısaltamayacağını belirten Kanadoğlu, “Çünkü bu bir seçim kanunu ve seçim kanununa ilişkin değişiklik bir yıldan önce uygulanamaz” dedi. 
  • VURGUNDAN YARGILANANLAR AKP ADAYI – Şanlıurfa’da AKP’ye başvuran 123 aday adayı arasında, halen yargılama süreci devam edenlerin de olması tartışma yarattı. Başvuruda bulunan Dr. Adnan Elçi, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç örgütünü yönetmek, örgüt adına bilerek hizmet yüklenmek, kamu kurumunu dolandırmak, sahte ilaç kupürü yapmak, sahte belge ve sahte rapor düzenlemek” suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. Devleti 1 milyon YTL zarara uğrattığı iddia edilen Elçi hakkında tutuklama kararı verildi. Ancak Elçi kefaletle serbest bırakıldı. Aday adayları arasında yer alan AKP Kadın Kolları Başkanı ve Şanlıurfa Belediye Başkanvekili  Eczacı Gülender Açanal da bulunuyor. Açanal’ın eşi Sıtkı Açanal da Emekli Sandığı’na “Sahte ilaç fiyat kupürü fatura ettiği ve kamu kurumunu zarara uğrattığı” sebebiyle 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor. 
  • TELEFONDA KONTÜR OYUNU – Tüketiciler kontür hesabı yüzünden yılda 1.7 milyar dolar fazla ödeme yapıyor. Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer, Türk Telekom’un tüketiciyi saniye yerine kontürle faturalandırdığını belirterek “Türk Telekom bunun için fazladan 1.5 – 1.7 milyar dolar arasında gelir elde ediyor. Bu para tüketicinin cebinden çıkıyor” dedi. Özer, “Tüketici, 1 saniye dahi  konuşsa, 60 saniye parası ödüyor, 61 saniye konuşan tüketici, 2 kontür parası ödüyor” diye konuştu. 

30 Mayıs

 

  • YOLSUZLUK BATAĞI – Saadet Partisi Genel Başkanı Kutan, AKP iktidarının 5 yılını değerlendirdi. AKP döneminde inanılmaz boyutlarda yolsuzluklar yapıldığını söyleyen Kutan, AKP’lilerin uzun yıllar Erbakan ile birlikte tavır aldıklarını ve ahlaka önem verdiklerini söylediklerini belirterek. “Uzun süre böyle bir intiba bıraktılar. Sonraki uygulamalarına bir bakın. İlerde bir sürü dosyalar ortaya çıkacak. Bu hükümet döneminde inanılmaz boyutlarda yolsuzluklar yapılmıştır, inanılmaz” dedi. Kutan, Türkiye’ye biçilmek istenen ılımlı İslam ülkesi rolünü de “Ilımlı İslam, ABD’nin hoşuna gidecek olan bir İslam anlayışıdır” diye değerlendirdi. ABD’nin camiye giden, orucunu tutan ancak dünyada olup bitenlerle ilgilenmeyen Müslüman istediğini belirten Kutan, AKP için “Tam bir teslimiyet içerisindeler. Şahsiyetli bir politika ortaya koymaları mümkün değil” diye konuştu. 
  • ESKİ SOLCULAR AKP’DE – “Müslüman sol” girişimi sonuç vermeyen eski CHP’li Ertuğrul Günay, eski CHP’li Erdal Kalkan, eski  DSP’li Haluk Özdalga, eski CHP’li İbrahim Yiğit dün AKP’ye katıldı. Partiye katılanlar arasında eski DYP’li Reha Çamuroğlu, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Ayşenur Bahçekapılı, eski DYP’li Mehmet Sağlam ve Mehmet Şimşek ile karikatürist Salih Memecan’ın eşi Nursuna Memecan da bulunuyor. 
  • KANADOĞLU’NDAN ANAYASAL UYARI – Anayasa değişikliği önerisi Meclis’te şekil şartlarına uygun olarak görüşülmüyor. Anayasa değişikliği teklifi cumhurbaşkanını doğrudan seçim yöntemiyle ve yetkileri bakımından güçlendirerek kuvvetler ayrılığı rejimini bozmakta, Anayasanın temel ve değiştirilemez 4. madde hükümlerine de aykırı düşmektedir. Bu nedenle değişiklikler anayasaya şekil bakımından da uygun değildir. Değişiklik tekliflerinin öncelikle anayasanın 4. maddesine uygun olması ve daha sonra teklif için yeter sayıda imza ile TBMM Başkanlığı’na sunulması gerekmektedir. 
  • KAÇAR GÖREVE İADE – Mahkeme El Kadı müfettişini haklı buldu. Erdoğan’ın kefil olduğu, BM’nin terör listesindeki Yasin El Kadı hakkında soruşturma yapan Maliye Başmüfettişi Hazma Kaçar’ın devlet memurluğundan çıkartılma kararı idare mahkemesince oybirliğiyle durduruldu. Kararda, müfettişlerin soruşturmada ulaştıkları sonuç ve kanaatin bağlayıcı olmayıp teklif mahiyetinde olduğuna işaret edilerek “Müfettişlerin düzenledikleri raporlardan sorumlu tutulabilmeleri, ancak olayın kasıtlı olarak yanlış değerlendirildiğinin somut bir şekilde ortaya konulması halinde mümkün olabilecektir” denildi. 
  • ÇAY ÜRETİCİSİ ÖFKELİ  – Çaya kilogram başına 64 yeni kuruş, destekleme primli olarak da 9 yeni kuruş verilmesi üreticinin tepkisine yol açtı. Üreticiler, düşük fiyatı, kota ve kontenjan uygulamalarını protesto etmek için alanlara çıktı. Önceki gün Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Kemalpaşa Beldesi’nde Çay-Kur’a ait fabrikanın önünde toplanan üreticiler, ellerinde “Çayda sömürüye son”, “Çayda kota ve kontenjana hayır”, “Çay-Kur halkındır satılamaz”, “IMF defol, bu ülke, bu halk satılık değil”, “Anamız da babamız da hepimiz buradayız” yazılı pankart ve dövizler taşıdılar. 
  • ORTALIĞI KARIŞTIRMA – Hükümetin Irak politikasını eleştiren Baykal, ‘Asker benim emrimde’ diye caka satan Erdoğan’ın sıkışınca ‘Irak’a asker isterse gireriz’ dediğini belirtti.  Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ile girdiği mücadeleyi kaybeden AKP’nin anayasa değişikliğiyle rövanşı alma çabası içinde olduğunu belirten Baykal, “Aklı başında birilerinin Başbakan’ın eteğini çekmesi gerekir” dedi. 
  • KADROLAŞMA ÇALIŞMALARINA HİLE KATTILAR – AKP iktidarıyla birlikte dokunulmadık isim kalmayan ve eski yayın çizgisinden hızla uzaklaşan TRT’de, kadrolaşma için artık “hileli” yollara başvuruluyor. Son olarak SPK’da başuzman olarak görev yapan Tahsin Özmen, yayın konusunda hiçbir deneyimi olmadığı halde kuruma Yapım ve Yayın Elemanı olarak alındı. Özmen, yalnızca 1 hafta sonra Muhasebe ve Mali İşler Daire Başkanı oldu. AKP iktidarıyla birlikte kadrolaşmada “örnek kurum” haline gelen TRT’de son yaşanan olay, kurumun geldiği noktayı da gözler önüne serdi. 
  • ENGELLİ YURTTAŞLARIN İŞ ÇİLESİ –  Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nde istihdam edilecek 4 engelli kadrosu için açılan sınava 523 engelli yurttaş katılınca sınav yapılacak salon yetersiz kaldı. 

31 Mayıs

 

  • ·        SAYGI SINIRINI AŞTI – Anayasa Mahkemesi Başkanı Tuğcu, Erdoğan’ın kendilerini hedef gösterdiğini söyledi. Tuğcu, Erdoğan’ın “Tarih bu kararı alanları yargılayacaktır, ben tarafsız yargı istiyorum. Bu 367 bitmedi, çok konuşulacak. Bu yargı için talihsizliktir, yüz karasıdır, dayatmayla verilmiştir, akılla izahı mümkün değildir”  şeklindeki sözlerinin tehdit, hakaret ve husumet içerdiğini belirtti. Tuğcu, Erdoğan’ın Mahkemeyi doğrudan hedef gösterdiğini belirterek suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Mahkeme üyelerinin kararlarını anayasada öngörülen biçimde ve ettikleri yeminlerine bağlı kalarak verdiğini hatırlatan Tuğcu, Erdoğan’ı kastederek “Bu işlemin gözardı edilmesi, öncelikli görevi hukuka saygı ve bu yönüyle topluma önderlik etmesi gerekenlerin saygınlıklarına da gölge düşürmektedir” dedi. Tuğcu, anayasanın yargı kadar yasama ve yürütmeye de sorumluluk verdiğini hatırlattı.

 

  • ·        ERDOĞAN’INKİ TERÖR EYLEMİ  – Başbakan Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin kararına ilişkin “yüz kızartıcı” suçlaması yapmasını “terör eylemi” olarak yorumlayan ve istikrarı bozduğunu belirten CHP lideri, “Ben Sayın Başbakan’ın Amerika ile, Barzani’yle, Talabani’yle ilişkilerine gösterdiği özeni Türkiye’nin devlet kurumlarından esirgememesini diliyorum” diye konuştu.

 

  • ·        BAŞBAKAN’A İNCELEME – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararını  “dayatma ve yüz karası” olarak nitelendiren konuşmasıyla ilgili inceleme başlattı. Ankara Basın Savcılığı, Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarını mercek altına aldı.  Savcılık, Başbakan’ın sözlerinin TCY’nin 301. maddesine girip girmediğini inceliyor.

 

  • ·        ASKERİ SIRLAR PKK’YE – Türk güvenlik kaynakları, Irak’ın kuzeyine sınır ötesi bir operasyonun gündeme gelmesiyle birlikte ABD’nin her türlü teknolojik önlemi kullanarak TSK’nın bölgedeki hareketlerini izlediğini ve elde ettiği bilgileri KDP lideri Mesud Barzani’ye ilettiğini belirtiyor.  Aynı kaynaklara göre Barzani de bu bilgileri PKK’ye aktarıyor. ABD, bölgeyi öncelikle uzaydan uydularla izliyor. Bu uydular aracılığıyla  İran, Suriye ve diğer komşulardan giriş çıkışları denetim altında tutmaya çalışıyor. Uydudan alınan fotoğrafların iki boyutlu olması ve tamamlayıcı bilgi amacıyla 3 boyutlu fotoğraflara ihtiyaç duyulduğu, sınırı ihlal eden uçakların bu amaçla fotoğraf çekmek isteyebileceğine dikkat çekiliyor.

 

  • ·        PKK ULUS’TAKİ TERÖRÜ  ÜSTLENDİ – Ankara’daki intihar saldırısıyla hiçbir ilgisi olmadığını açıklayan PKK’nın askeri kanadı HPG’den gelen bildiri, örgütün kanlı eylemle ilgisini ortaya çıkardı. Eylemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ı hedeflediğini belirten HPG sorumlusu Ferman Hüseyin, “Yine en son olarak geçen sonbaharda tek taraflı bir ateşkes ilan edildi. Buna önderimizi zehirleme ile karşılık verilmiştir. Eylemin 1. nedeni bizce budur. Türkiye’de tehlike büyüktür. Kürtlerin talepleri dikkate alınmazsa, başta önderimiz olmak üzere halka bu biçimde yönelim olursa, bu radikal-kontrolsüz şiddet eğilimi ve eylemleri daha da gelişebilir” dedi.

 

  • ·        SÜNNET DE  SEÇİM  YATIRIMI  OLDU –  Hükümetin sosyal güvenlik sistemine aldığı sünnet de artık devlet tarafından yaptırılabilecek. KDV oranları turizmde 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren yüzde 18’den yüzde 8’e indirilirken gıda ise 1 Haziran itibarıyla yüzde 8’den 1’e düşürüldü. AKP hükümeti, turizmde KDV indiriminde de yine ideolojik bakış açısını yansıtarak alkollü içkiler ile ilgili kalemlerde indirim yapmadı.

 

  • ·        OY KULLAN KAMPANYASI – Cumhuriyet Mitingleri’nde başı çeken örgütler, bu kez seçimler için harekete geçti. Yurt genelindeki 429 ADD Şubesi tarafından yürütülecek çalışmayla, gecekondu semtleri, muhtarlıklar ve köy kahveleri ziyaret edilecek. Bu ziyaretlerde, bildiri çerçevesinde yurttaşlara, mutlaka sandık başına gitmelerinin gerekliliği anlatılacak. Ayrıca bölücü ve gerici siyasi yaklaşımlara kesinlikle oy vermemeleri istenecek.

 

  • ·        SEÇMEN SAYISI 42 MİLYON 533 BİN 41  –  Yüksek Seçim Kurulu 22 Temmuz Seçimleri’nde oy kullanabilir durumda olan seçmen sayısını, 42 milyon 533 bin 41 olarak tespit etti.

 

  • ·        623 BİN KİŞİ HAÇ İÇİN BAŞVURDU – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, dün düzenlenen kura töreninde yaptığı konuşmada, bu yıl 623 bin hacı adayının ön kayıt yaptırdığını, bu adayların çoğunluğunun kadın olduğunu söyledi.

Mayıs-2006 ‘da Türkiye Tablosu

(Yalanlanmayan eleştirel basın haberleriyle) 02.06.2006

Mayıs-2006’da Türkiye Tablosu

(Olaylar, oluş tarihleriyle değil, basında yayınlanış tarihiyle verilmiştir.
Büyük harflerle yazılan haber başlıkları gazetelerden olduğu gibi alınarak aktarılmıştır.)

1 Mayıs

  • ALANLAR  EMEKÇİNİN – Dünya emekçilerinin “1 Mayıs Birlik, Mücadele, Dayanışma Günü” , bu yıl “insanca bir yaşam için eşitlik, özgürlük, adalet, barış istemleriyle kutlanacak. Sendikalar ve siyasi partiler düzenledikleri mitinglerde işsizliğe, yoksulluğa, küresel saldırıya dikkat çekerken AKP hükümetinin yasal düzenlemelerle emekçilerin haklarını kısıtladığına, demokrasinin budandığına dikkat çekecek. 1 Mayıs’ı bir gün erken kutlayan Ordulular, fındık paralarının ödenmemesi nedeniyle hükümet ve Zapsu’yu protesto ettiler. Diyarbakır’da ise valilik yarın yapılacak mitinge izin vermedi.

  • TRT’Yİ YÖNETEN ZİHNİYET – TRT Genel Müdür Yardımcısı Muhsin Mete’nin, Abbas Abalı takma adıyla yazdığı “Ekranın Büyüsüne Kapılmadan” isimli kitabında, ‘Köklü çözüm, tevhit esaslı bir toplum hayatının var olması, müzik ve eğlence yozlaşmasının müsebbibi TRT, aslolan dini yayın anlayışını benimsemek, TRT televizyonlarında pornografi hep olmuştur, TRT’nin gayri milli olma özelliği devam edegeldi’  gibi bölümler yer alıyor.

  • CIA  UÇAKLARI TBMM GÜNDEMİNDE – CHP’li milletvekili Abdülkadir Ateş, CIA’nın kaçırdığı bazı kişilerin gizli gözaltı ve sorgulama merkezlerinde sorgulandığı savlarını bir soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. CIA uçaklarının listesine yer veren Ateş, Erdoğan’a “ bu uçaklardan Türkiye’de  sivil veya askeri havaalanlarını kullananlar olup olmadığını” sordu.

  • AKP SOYKIRIM SAVLARI KARŞISINDA ETKİSİZ – Son 20 yılda Ermeni soykırımı savları konusunda Türkiye aleyhine toplam 15 ülke karar çıkarırken bunların 12’si 3.5 yıllık AKP döneminde oldu.

  • MANİSA MENSUCAT BEDAVAYA GİTTİ – Sümerbank Manisa Pamuklu Mensucat Fabrikası’nı, Özelleştirme İdaresi’ nden 3.7 milyon dolara satın alan Manisa Ortak Girişim Grubu’nun, fabrika alanının üçte birlik kısmını 4.5 ay sonra 13.7 milyon dolara satmasıyla ilgili tartışmalar sürüyor. CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, satışı “peşkeş” olarak değerlendirdi.

2 Mayıs

  • EMEKÇİNİN 1 MAYIS COŞKUSU – 1 Mayıs İşçi Bayramı tüm yurtta coşkuyla kutlandı. Ankara’daki mitingde “iş, emek, özgürlük” sloganları atılarak ABD emperyalizmi lanetlendi. Sendika temsilcilerinin AKP politikalarını eleştiren konuşmalar yaptığı miting, bayram havasında, olaysız sona erdi.

  • BİZ YAPTIK DEDİĞİ DESTEK 30 YILLIK – Erdoğan’ın aldatmacası . Tarımda 2005’te  yüzde 5.6 büyüme olduğunu belirterek “pembe tablo” çizen Başbakan Recep Tayip Erdoğan , CHP’li Recep Pekel’in soru önergesine verdiği yanıtta ise “ 2005 yılında tarım sektörü istihdamında yüzde 12.3 oranında azalış” gerçekleştiğini bildirdi.Erdoğan’ın biz başlattık dediği gübre desteği ise petrol krizi fiyatların fırlamasıyla 1970’lerin 2. yarısında Ecevit döneminde başladı. Destekleme bundan sonra çok değişik yöntemlerle devam etti.

  • TUNCELİ’DE OPERASYON – Kırsal kesim ile sınır boyuna sevkıyat tamamlandıktan sonra Aliboğazı, Ahbanos ve Kutuderesi vadilerine kapsamlı operasyon başladı.

  • ANKARA’NIN SABRI TÜKENİYOR –Newsweek dergisindeki habere göre ABD, PKK konusunda İslam dünyasındaki en yakın müttefiki Türkiye ile  Irak’taki en yakın müttefiki Kürtler arasında kaldı. Hatta bir ABD’li yetkilinin ifadesiyle “Washington, Ankara’nın harekete geçmesinden önce kendileri PKK’ye saldırsınlar diye Iraklı Kürtlere baskı yapmaya çalışıyor ; ancak Türkiye’nin de sabrı tükeniyor.”

  • ALİ SİRMEN’İN YAZISINDAN BİR ALINTI –  “Efendim, Teknik Üniversite’de geçenlerde aynı anda iki toplantı olmuş, bunlardan birincisinde ABD’nin çok değerli bir bilim adamı konuşmacıymış, ikincisinde de Hülya Avşar. Dünya çapındaki bilim adamının konuşmasını dinlemek üzere yalnızca 4 öğrenci salona gitmiş, Hülya hanımın konuşmasını ise 600 gencimiz izlemiş.”

  • KUTLU DOĞUM HAFTASI AYA DÖNÜŞTÜ – Yalnızca Diyanet İşleri, 1126 konferans ve 257 panel programı hazırladı. Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, “AKP, Kutlu Doğum Haftası’nı aya dönüştürdü, önümüzdeki dönem artık etkinlikler yıla yayılır” dedi.

  • DEMİREL’E ‘HİTLER’ BENZETMESİ – AKP Grup Başkan Vekili Çelik, eski cumhurbaşkanının açıklamalarına sert tepki gösterdi. Demirel’in “ Türbanla okumak isteyenler Arabistan’a gitsinler” sözlerinin kamplaşma anlayışı olduğunu savunan AKP’li Çelik, “Bir Hitler, bir führer açıklaması gibi gerçekten endişeyle izlediğimiz bölümlerdi” diye konuştu.

3 Mayıs

  • ERDOĞAN AÇIKLAMADI – Başbakan, Abdullah Öcalan’a af getirdiği ileri sürülen maddeyi kimin koyduğunun açıklanmasını isteyen CHP Lideri Deniz Baykal’a “Kalkmış bizden ispiyonculuk istiyor. Hükümete ispiyonculuk yakışmaz” diye karşılık verdi. Baykal’ı eleştiren Başbakan Erdoğan, tasarının “olmazsa olmaz” maddeler taşımadığını,görüşmeler sırasında bazı değişiklikler yapılabileceğini belirtti. Baykal, Terörle Mücadele Yasası’nda değişiklikler getiren tasarıya destek vermeyeceklerini açıklarken, iktidara “Tarihi vebal ve sorumluluk sizindir” diye meydan okudu. Baykal, tasarıda kimlerin robot resminin çizildiğinin ve 6. maddeyi ekleyenlerin” açıklanmasını isterken,yeni düzenlemeyle irticai örgütlenmelerin bir bölümünün de terör kapsamı dışına çıkarıldığına dikkat çekti. Değişikliği kim yaptı sorusuna “Sanki biri eroin koymuştur, kaçak bir şey koymuştur, fail aranıyor” diye tepki gösteren Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Devlet için, millet için terörü ortadan kaldırmak adına hayatını ortaya koyan, bunca şehit veren devletin birimleri diyor ki, bu tip bir yasa çıkarsa terörle mücadelede imkân olacaktır (…) Hangi hükümet bunları gözardı edebilir?” dedi.

  • AKP  IMF’YE MAHKÛM – Arjantin ve Brezilya IMF’ye olan borçlarını kapatırken, Türkiye’de Başbakan Erdoğan’ın “istersek sıfırlarız” sözleri Unakıtan tarafından hemen düzeltildi. Unakıtan, IMF’ye erken borç ödeme hazırlığı olmadığını söyledi. Türkiye’deki cari açıktan dolayı AKP’nin ekonomi politikası yabancı sermayeye bağlı olduğu için, Başbakan’ın IMF’ ye borcu kapatması olası gözükmüyor.

  • SINIR ÖTESİ YORUMU – Genelkurmay sınır ötesi operasyon konusunda ‘şartlar oluşursa, Türkiye egemenlik hakkını kullanır’ dedi.

  • DEMİREL HASSAS YERE DOKUNMUŞ – “Başı bağlı okumak isteyenler Arabistan’a gitsin” diyen eski cumhurbaşkanına sert sözlerle yanıt veren Başbakan Tayip Erdoğan, “Önce sen Arabistan’a git” dedi. Demirel’e “meydanlara çık” çağrısı yapan Erdoğan, eski cumhurbaşkanının aile üyelerinin başına gelenler nedeniyle tepki gösterdiğini ima ederek, “Eğer yok mesele tarihte olduğu gibi bir yeğen-kardeş meselesiyse onun yeri de yargıdır zaten” diye konuştu.

  • İNGİLTERE’DEN ‘DELİ DANA’ UYARISI – İngiltere ‘Gönderilen kan ürünleri temiz değil, deli dana hastalığı insanlara bulaşabilir’ diyor,Sağlık Bakanlığı ürünlerinin temiz olduğunu söylüyor.

  • KÜTÜPHANE DEĞİL FASULYECİ OLUYOR – Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk milli eğitim bakanlarından, Atatürk’ün arkadaşı Mustafa Necati’nin Ankara’daki tarihi evi kütüphane yapılması planlanırken kuru fasulyeci oluyor. Mustafa Necati’nin yeğeni Namık Uğuroğlu ise, çok üzgün olduklarını belirtti. “Harf devrimi, eğitimin bütünleşmesi gibi konuların yanı sıra irticaya karşı Atatürk ile birlikte savaşmış olan Mustafa Necati’nin evi müze olması gerekirken lokantaya dönüştürülüyor. Bu tavır açıkça ona değil Atatürk’e ve devrimlerine karşı yapılmış bir uygulamadır” dedi.

  • İLMİHALCİ PROFESÖRE SORUŞTURMA – Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü, AKP’li Tuzla Belediyesi tarafından dağıtılan ve şeriat propagandası yapılan “Delilleriyle Aile İlmihali” adlı kitabın yazarı İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Döndüren hakkında soruşturma açtı. Rektörlükten yapılan yazılı açıklamada, böyle bir kitap yazarının üniversite bünyesinde olmasının Uludağ Üniversitesi açısından ‘utanç kaynağı’ olduğu belirtilerek “Evrensel insanlık değerleri, ulusal değerlerimiz ve insan hakları ile çelişen safsata ile dolu bu kitabın yazarının üniversitemizin bir mensubu olmasından utanç duyduğumuzu belirtmek isteriz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Yurttaşlık Yasası ile de çelişen bu kitabın yazarı hakkında gerekli yasal ve idari işlemler başlatılmıştır” denildi. Tuzla Belediyesi’nin nikâh kıyan çiftlere armağan ettiği “Delilleriyle Aile İlmihali adlı kitapta, “Kadın erkekle tokalaşmaz, erkek dört kadın alabilir, kadından ve gâvurdan şahit olmaz, akraba evliliği caizdir, doğum kontrolü günahtır, kadını iz bırakmadan dövebilirsiniz” deniliyor ve şeriat propagandası yapılıyor.

  • UCUZ ENERJİ İDDİASI DOĞRU DEĞİL – Doç. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, nükleer santralarla elektrik enerjisi üretim maliyetinin ucuz olduğu söyleminin gerçek dışı olduğunu  belirtti. Uyar, yatırım maliyetini en az yüzde 50 artırdığı için Dünya Bankası’nın Türkiye ve Brezilya gibi ülkelerdeki nükleer santral yatırımlarına kredi vermediğini söyledi.

  • DENKTAŞ : TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR? – Türkiye’nin birçok bölgesini ziyaret eden Denktaş, laiklik aleyhtarı gelişmelerin tırmanışa geçtiğini ve Atatürk’ü ‘kaka addeden’ insanların bulunduğunu söyledi. Denktaş “Amaçlanan gözle görülür haldedir. Ancak Türkiye Sevr’e dönmez” dedi.

4 Mayıs

  • PARİS’E MİSİLLEME – Ankara, Fransa’yı 18 Mayıs’ta görüşülecek olan tasarı için çeşitli yollardan uyardı. Bu kapsamda Fransız büyükelçisi Poudade Dışişleri’ne çağrılarak bilgilendirildi. Tasarının geri çekilmesini isteyen  Türkiye, kararında diretirse Fransa’yı “kırmızı listeye” alacak. Türkiye, isteğinin reddedilmesi durumunda ilk olarak Paris Büyükelçisi’ni geri çekecek. 3 milyar dolarlık Atak helikopter ihalesinden Fransızlar çıkarılabilecek. Sinop’ta kurulması planlanan nükleer santral için Fransa ile yapılan görüşmeler dondurulacak.

  • ZEHİRLİ VARİL İSTİFASI – Zehirli varillerin bulunduğu Tuzla’nın Orhanlı Belde Belediyesi’nin Anavatan Partili Başkanı Ekşi, “olaylara duyarsız kalmakla” suçladığı partisinden istifa etti.

  • TERÖR ASKER ÇOCUKLARINI HEDEF ALDI – Hakkâri’de askeri personelin çocuklarını taşıyan servis aracının Gazi Caddesi’nden geçişi sırasında PKK tarafından yola döşenen mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu 11 çocuk, 8 asker ve 2 sivil, toplam 21 kişi yaralandı. Servis aracında bulunan öğrencilerin patlamadan etkilenmediği açıklanırken sokakta oynayan 11 çocuk çeşitli yerlerinden yaralandı.

  • TRT’ DE ‘GERİLİM KUŞAĞI’  –  ‘İzmir Bölge Müdürü kadınların giyimine karışıyor, programlara ilahiyatçıların katılması yönünde baskı yapıyor’ TRT’ deki dini ağırlıklı yayın politikasının İzmir Televizyonu’ nda da yaşandığı, bölge müdürlüğüne getirilen Mevlüt Şahbaz’ın, açık giyindiğini düşündüğü kadın personeli tehdit ettiği, ayrıca Turgut Özakman gibi kişilerin canlı yayına konuk olarak alınmasına, “Ankara istemiyor” gerekçesiyle karşı çıktığı öne sürüldü.

  • ANAVATAN GRUBU SALLANIYOR – Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu’nun “gerilla” sözüne tepki gösteren Emin Şirin istifa etti. Partiden iki milletvekili daha ayrılırsa grup düşecek.

  • AKP ‘TÜRBAN’ A DOLANDI – Parti tabanında ‘türban yasağı’ nedeniyle yükselen tepkileri göz ardı edemeyen AKP yönetimi, çözüm bulamayınca gerilim siyaseti izleyerek oy kaybını engellemeye çalışıyor.

  • ÖYMEN : AKP DİPLOMASİDE PISIRIK –  CHP Genel Başkan Yardımcısı, iktidarın teslimiyetçi politikalarla Türkiye’yi ikinci sınıf ülke haline getirmeye çalıştığını söyledi.

  • ‘CAMİLERLE OKULLAR KARIŞTIRILDI’ – CHP’li komisyon üyeleri adına basın toplantısı düzenleyen Mustafa Gazalcı, AKP hükümetinin eğitimi dinselleştirip özelleştirdiğini söyledi. Eğitimde dinselleşmeye Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini örnek gösteren Gazalcı, “Hafta, aya çevrildi. Camilerle okullar karıştırıldı” dedi.

  • TÜRKİYE’YE KÖTÜ NOT – AB yolunda gerçekleştirilen reformlara karşın Türkiye basın özgürlüğü açısından yine kötü not aldı. ‘3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ kutlanırken, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nce yayımlanan 2005 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 167 ülke arasında 98. oldu. Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla Gazeteci Örgütleri Platformu adına dönem sözcüsü Türkiye Gazeteciler Sendikası’dan (TGS) yapılan açıklamada, “Basın ve ifade özgürlüğünde geriye gidişten vazgeçilmelidir” denildi.

5 Mayıs

  • DİNÇER’E YARGI DERSİ – Yargıta, Başbakanlık Müsteşarı Dinçer’in ‘Cumhuriyet karşıtlığını’ tescilledi. MGK toplantısına girişi engellenen, son olarak  da adı Şemdinli İddianamesi nedeniyle gündeme gelen ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın her fırsatta sahip çıktığı Başbakanlık Müsteşarı Dinçer’e hukuk dersi verdi. Dinçer’in “Cumhuriyet ve laiklik ilkelerinin yerini İslam ile bütünleşmeye terk etmesi gerektiğini ileri sürdüğüne” dikkat çeken Yargıtay, müsteşarın görüşlerinin Anayasa’da yer alan “Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez” nitelikteki hükümlerle bağdaşmadığını vurguladı.

  • HAKKÂRİ’DE DÜŞÜNDÜREN PATLAMA – Cesaret mi, provokasyon mu? PKK’nin asker çocuklarının servis aracına yönelik olduğu ileri sürülen mayınlı saldırısında düşündürücü noktalar bulunuyor. Hakkâri’deki patlama MİT binasına 500, askeri birliğe 600 metre uzaklıkta meydana geldi. Diyarbakır’dan sonra Hakkâri’de de devletin iki staretejik kurumunun gözünün önüne patlayıcı yerleştirilmesini cahil cesaretine mi, psikolojik harbe mi, provokasyona mı bağlamak gerekiyor?

  • DİN DEĞİL,  İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ – CHP’li 16 milletvekili, TCK’ deki koruma altına alınanın din özgürlüğü olduğunu belirterek bu ibarelerin yerine inanç özgürlüğü konmasını istedi.

  • DENİZ’LER TÖRENLE ANILACAK – 12 Mart faşist cuntasının idam ettirdiği Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, ölümlerinin 34. yıl dönümünde bugün Ankara 78’liler Derneği’nce, yarın ise çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilciliklerinin katılımıyla anılacak.

  • ÖĞRENCİLER SİYASETTE –  AKP’nin Adıyaman il kongresine yasak olmasına karşın öğrencilerin de getirilmesi tepki çekti. Başbakan Erdoğan, çocuklarını eylem alanına bırakan velilere sert tepki gösterirken, çocukların kendi partisinin kongresine katılmalarına izin verenlere ses çıkarmadı.

  • ENGELLİLER HAYKIRIYOR: “SIZLAYAN VİCDANINIZ DEĞİLİZ” – Engellilerin eğitim alanlarına alınmayan, iş verilmeyen, sosyal alanda olmayan bireyler olarak görüldüğünü söyleyen Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Boyraz, Engelliler Haftası’nın kutlanmasına karşı çıkıyor. Boyraz, “İyi ki sakat doğmuşum” diye birtakım kutlamalar yaparlar. 3-5 gün sağlamların sızlayan vicdanlarını rahatlatırlar, dedi.

  • 25 MİLYON KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR – Türkiye’de nüfusun 8.5 milyonu engelli. Engelli nüfusun yüzde 1.25’ini ortopedik, binde 60’ını görme, binde 37’sini işitme, binde 48’ini zihinsel, yüzde 96.70’ini ise diğer engelliler oluşturuyor. Aileleriyle birlikte engellilik sorunu yaklaşık 25 milyon kişiyi yakından ilgilendiriyor. Türkiye’deki erkeklerin yüzde 11.10’u, kadınların ise 13.45’i engelli. Engelli nüfus oranı içinde birden fazla engelli bulunanların oranı ise yüzde 11.4 .

  • SİYASİ ATAMAYA YARGI ‘DUR’ DEDİ – Anayasa Mahkemesi, yeni kurulan 15 üniversitenin kurucu rektörlerinin 2 yıl için Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan’ın önereceği üç isim arasından Cumhurbaşkanı’nca atanmasını öngören yasa hükmünü iptal etti. Yüksek Mahkeme, iptal edilen düzenlemenin yürütmesini de durdurdu.

6 Mayıs

  • GÜLEN’E BERAAT –  AKP’nin yaptığı TMY değişikliği, ‘dinî devlet kurmak’ savıyla yargılanan Gülen’i kurtardı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Fethullah Gülen’in, 10 yıla kadar ağır hapis istemiyle yargılandığı davada, Terörle Mücadele Kanunu’ndaki değişiklikleri dikkate alarak, Gülen’in avukatlarının istemini kabul etti. Oybirliğiyle alınan kararla Gülen’e Türkiye’ye dönüş yolu açılırken beraat kararına itiraz edilebilecek.

  • İSTANBUL’DA ‘DİNCİ KUŞATMA’-  Halveti tarikatı üyelerinin Tekke ve Zaviyeler Yasası’na muhalefet suçundan yargılanmalarına başlandı. Adliye binasına takke ve cüppeleriyle gelen sanıkların, Kemerburgaz Yayla Mahallesi’ndeki bir camide, zikir çekip tarikat adına bağış topladıkları öne sürülüyor.

  • TRUVA ATI BENZETMESİ – Yargıtay’ın, “Görüşleri anayasa ile bağdaşmıyor” dediği Ömer Dinçer hakkında gözler Erdoğan’a çevrilirken CHP lideri Baykal “Başbakanlık Müsteşarlığı gibi bir görevin bir ‘Truva atına’ teslim edilemeyeceğini” belirterek artık herkesin “Brütüs’ün, hançerini cumhuriyetin sırtına ne zaman sokacağını beklediğini söyledi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özok, Erdoğan’ın Dinçer’i görevde tutmasını, laik, demokratik hukuk devletine inanan insanlara “gözdağı”  olarak nitelendirirken, Başbakan’ın da bu ideolojiyi kabul ettiğini belirtti.

  • ANITKABİR’DEKİNİ DE YIRTSIN – Başbakan Erdoğan’ın Selanık’te yazısını kopardığı 83 yaşındaki Fethi Dördüncü yargıya gidiyor. Atatürk’ün  Selanik’teki evinde  anı defterine yazdığı  “AMP karşıtı değerlendirmeleri” Erdoğan tarafından yırtılan sayfanın sahibi emekli memur Mehmet Fethi Dördüncü, olayı öğrendiğinde ağladığını anlattı. Dördüncü “Deftere, laikliğin kaldırılması için çaba sarfedildiğini, şeriat kanunlarıyla idare edilen bir hilafet devleti kurulmak istendiğini yazdım” dedi. Dördüncü, Anıtkabir’de de benzer şeyler yazdım. Hadi gitsin onları da yırtsın…” diye konuştu.

  • ‘TEKLİF OLURSA HAYIR DEMEM’ – Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda “Genel Başkanı’nın ‘evet’ dediğine, kendisinin ‘hayır’ demiyeceğini, bunun siyaset anlayışı gereği olduğunu” belirterek “Böyle bir öneri olması durumunda düşünülebilir” dedi. Türban konusunda da Erdoğan’la çelişen Arınç “Kurumların mutabakatını aramak için gün geçirilmez” dedi.

  • ÖCALAN’IN İSTEMİNE RET – Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Öcalan’ın yeniden yargılama isteminin “kabule değer olmadığına” karar verdi. Mahkeme, Öcalan’ın daha önce idamdan “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapse” çevrilen cezasını ise yeni yasalara göre “ağırlaştırılmış müebbet hapse” çevirdi. Yeni ceza, infaz açısından farklılık içermiyor.

  • GÖZDE MESLEKLER DEĞİŞTİ – Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın (Bask) Ankara’da yaptığı bir araştırma, velilerin çocuklarının eğitimi konusunda ilgisiz ve umutsuz olduğunu ortaya koydu. Velilerin yüzde 63’ü çocukları üniversiteyi bitirse de işsiz kalacağına inanıyor,babaların yüzde 22’si çocuğunun kaçıncı sınıfa gittiğini bilmiyor. Veliler çocuklarına kitap değil cep telefonu almayı tercih ederken çocuklarının en çok şarkıcı, oyuncu ya da futbolcu olmasını istiyor.

  • YASALARLA TARİH YAZILMAZ – TOBB, TÜSİAD, TİSK, TÜRKKONFED, TESK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, İKV ve TESEV’in Fransa gazetelerine tam sayfa olarak verdiği ilanda, Sosyalist Parti’nin, sözde Ermeni soykırımının inkârının suç sayılmasına yönelik sunduğu yasa teklifinin geri çekilmesi istendi. Fransa’nın önde gelen gazetelerinden sağ eğilimli Le Figaro ve sol eğilimli Liberation gazetelerinde “Sevgili Fransız Dostlarımıza Çağrı” başlığıyla yayımlanan tam sayfa  ilanda, daha önce Fransız üst düzey yöneticilerinin ve politikacılarının da söylediği gibi, “yasalarla tarih yazılamayacağı” vurgulandı.

7 Mayıs

  • BÜROKRATLAR AYRILDI – Milli Eğitim Bakanlığı’nın iki üst düzey ismi, Ziya Selçuk ve Servet Özdemir istifa etti. AKP döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın en üst basamaklarına atanan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Selçuk ve İlköğretim Genel Müdürü Özdemir, Bakan Çelik’le yollarını ayırdı. Selçuk’un istifasında bakanlığın izlediği ihale politikasının etkili olduğu belirtiliyor. Kararını değerlendiren Selçuk, “üretecek verimli ortam bulamadığını” vurgulayarak “Benim işlerim yürümüyor” dedi.

  • ‘SÜBUT’  TARTIŞMASI – Fethullah Gülen hakkında verilen beraat kararının temyiz edilmesi bekleniyor. Hukukçular, mahkemenin beraat kararında “sübut” bulmayan eylem denilmesini hata olarak nitelendirdi. Kararda, yalnızca “unsurlar oluşmadığından” ifadesi kullanılsa sorun yaşanmayacağını belirten usmanlar, “Ancak, eylemlerin varlığı yokluğu tartışıldı.Eğer eylem yok olsaydı Gülen’in ilk yargılamada beraat etmesi gerekirdi” dediler.

  • 57 BİN KİŞİYE 1 KÜTÜPHANE – CHP’li Nail Kamacı’nın soru önergesini yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç Türkiye’de 57 bin 236 kişiye 1 kütüphane düştüğünü bildirdi.

  • YARGIDAN DERS ÜSTÜNE DERS – Yargıtay, Başbakan’ın tutum ve davranışlarının sert de olsa eleştirilebileceğini vurguladı. Radikal gazetesi yazarı Yıldırım Türker’in kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle Erdoğan’a tazminat ödemesine ilişkin kararı bozan Yargıtay, “eleştiride bulunmanın basının anayasal görevleri arasında bulunduğunu” vurguladı.

  • AKP NASIL BİR CUMHURİYET İSTİYOR? – (Orhan Bursalı’nın yazısından) Ömer Dinçer, 1995 yılındaki, Bilgi ve Hikmet dergisinde yayımlanan tebliğinde, Yargıtay kararına da giren şu sözlerle bunu açıkça ifade  belirtiyor: “…başlangıçta kurulurken ortaya atılan Cumhuriyet ilkesinin de zayıfladığını ve işlevini kaybettiğini görüyoruz. Halk için ve halk adına yönetim diye tarif edilen Cumhuriyet kavramının aslında artık bizim için çok fazla bir mana ifade etmediğini söylememiz de mümkündür…Türkiye’de Cumhuriyet ilkesinin yerini, katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilykesinin yerinin İslam ile bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum. Böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin, Laiklik, Cumhuriyet ve Milliyetçilik gibi bir çok temel ilkenin yerine daha çok katılımcı, daha ademi merkezi, daha Müslüman bir yapıya devretmesi sorumluluğu ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum.” Ömer Dinçer bu görüşünü ve sözlerini hiçbir zaman reddetmedi… Üstelik bütün icraatı da bu görüşleri doğrultusunda oldu…Başbakanlık Müsteşarlığı koltuğunda Anayasa’da belirtilen Cumhuriyet tanım ve ilkelerine düşman birisi oturmaktadır!…

  • 100 KİŞİDEN 26’SI YOKSUL – ATO’nun ‘Açlık ve Yoksulluk’ raporu, ürkütücü gerçekleri ortaya koydu. Ato raporuna göre, Türkiye’de 18 milyon yoksul, 909 bin aç var. Her 100 YTL’den sadece 8.2 YTL’si yoksullara düşüyor. ATO Başkanı Aygün, “Türkiye’de açlık yok, derdik. Maalesef onunla da tanıştık” dedi.

  • BENZİN FİYATLARINDA BİRİNCİYİZ! – İngiliz Economist dergisinin 28 ülkeden oluşan sıralamasında Türkiye ilk sırada. Dergi en pahalı benzinin Türkiye’de satıldığını yazdı.

8 Mayıs

  • BÖYLE İHL OLMAZ  –  Eski Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan: “İnanç,bilime düşman olmamalı” İmam  hatip okullarının hiçbir zaman amaçlarına hizmet etmediğini vurgulayan Dr. Lütfi Doğan, bu okullarda verilen eğitimin niteliğinin çok düşük olduğunu söyledi. Doğan, Türkiye’de her dönemde irtica tehlikesi olduğunu ve bu tehlikenin ancak çağdaş ve nitelikli eğitimle aşılabileceğine dikkat çekerek “imam ve hatip olacak öğrencilerin de dikkatli seçilmesi gerekir” dedi. Türkiye’deki imam hatip lisesi sayısının çok fazla olduğunu vurgulayan Doğan, “İyi eğitim almadıkları için buralarda okuyanlar imamlık bilmiyor. Yarı doktor insanı hayattan, yarı hoca da dinden eder” dedi. Doğan, yetkililerin, bu okulları program, amaç ve eğitim birliği bakımından yeniden ele alması gerektiğini belirtti.

  • SOMA’ DA MADENCİ EYLEMİ – Manisa’nın Soma ilçesinde Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne ait maden ocağını işleten İmbat A.Ş.’nin faaliyetini durdurması üzerine madende çalışan işçiler eylem yaptı.

  • ANKARA BÜYÜKELÇİYİ  ÇAĞIRDI – Kanada Başbakanı’nın “Sözde ermeni soykırımı” konusunda “hükümet kararı aldıklarını” açıklamasının ardından Türkiye, Ottawa Büyükelçisi Erman’ı Ankara’ya çağırdı. Erman’ın “kritik durum bilgilendirmesi ve olağanüstü önlemlerin anlatılması” için çağrıldığı ve göreve döneceği belirtildi.

  • PARA ÇEVREDEN ÖNCE – Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Türkiye’nin küresel ısınmaya neden olan  6 sera gazı emisyonunun 2010 yılına kadar 1990 yılı seviyesinin yüzde 5 altına indirilmesini zorunlu kılan Kyoto  Protokolu’ne, şimdiye kadar “yüklü mali külfet getireceği” gerekçesiyle taraf olunmadığı itirafında bulundu.

  •  TÜRKİYE’DE 4 KİŞİDEN 1’İ YOKSUL –  Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, Türkiye İstatistik Kurumu’nun  rakamlarını doğrulayarak Türkiye’de 2004 yılı rakamlarına göre 17 milyon 991 bin kişinin yoksulluk sınırının altında yaşadığını açıkladı. Yoksulluk sınırının altındaki nüfusun toplam nüfusa oranının 2004’te yüzde 25.6’ya gerilediğini söyleyen Şener, “Yoksulluğun azaltılmasında, sürdürülebilir büyümenin sağlanması esastır” dedi.

  • ÇELEBİ: TÜRKİYE ÇARESİZ DEĞİL – 10 Aralık Platformu toplantısında solda bütünleşmenin amaçlandığı vurgulandı. Disk Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Türkiye’de ekonomi ve sosyal alanlarda büyük bir çöküşün yaşandığını ve siyasette halkın çıkarlarına aykırı bir kutuplaşma yaşandığını söyledi.

9 Mayıs

  • SUÇLAMA YARIŞI – Türkiye, İran ile ABD arasındaki nükleer krizde tutumunu netleştirdi. Ankara. “Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nin İran’ın nükleer dosyası konusunda alacağı bütün kararları kabul ederek  uluslar arası toplumla birlikte hareket edecektir” yönündeki mesajını, dün başkente gelen İran’ın Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Larıcani aracılığıyla Tahran yönetimine iletti. Ankara, Laricani’den, uluslar arası toplumun beklentilerini karşılamalarını istedi.

  • ‘ABD GÜVENCE VERDİ’ Irak Devlet Başkanı ve Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) lideri Celal Talabani, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in kendisine “Türkiye’nin Irak’a girmesine izin vermeyeceğiz” dediklerini öne sürdü.

  • ELÇİLER ÇAĞRILDI – Fransız tarihçilerin Ermeni Soykırımını İnkâr Yasası’ na karşı çıkmaları Ankara’da olumlu karşılandı. Tarihçilerin “Teklif ifade özgürlüğüne saldırı niteliği taşıyor” açıklaması sağduyulu bir yaklaşım olarak nitelendi. Ankara, Paris Büyükelçisi Osman Korutürk ile Ottawa Büyükelçisi Aydemir Erman’ı başkente çağırdı.

  • GÜLEN DÜĞÜMÜNÜ  SAVCI ÇÖZECEK – Gülen’in beraat isteminin reddi yönünde görüş bildiren Ankara Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci’nin beraat kararını temyiz edeceği bildirildi.

  • EKONOMİDE YALANLAR VE GERÇEKLER – 1998’den bu yana Türkiye ekonomisi iki büyük göçüş geçirmiştir. Bu iki göçüş  de IMF’ nin yönettiği dönemlerde olmuştur. Ve bu iki göçüş yılında yıllık enflasyon oranı  yüzde 100 ila 150’dir. 1998 – 2005 dönemi demek olan IMF yönetimi döneminde, yani 8 yıllık dönemde ortalama büyüme oranı yüzde 2.5 . Bu Türkiye’nin geçirdiği çeşitli yönetim dönemlerindeki en düşük hızdır. Türkiye ekonomisindeki asıl çöküş, IMF politikaları ve reçetesindeki asıl önemli olumsuz etkilerini göstermesi ve bu olumsuz etkilerinin görmemekte ısrar edilip aksine övülmesi AKP iktidarı dönemine rastlar. Ve Türkiye’nin en büyük felaketi buradadır.

  • NÂZIM’A YAPILAN AĞIR HAKARET – Nâzım’ın heykelinin sökülmesini Esenyurt’taki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri protesto etti. Esenyurt’un AKP’li Belediye Başkanı Nemci Kadıoğlu’nun ünlü Şair Nâzım Hikmet’in heykelini 9 Eylül 2005’te sökmeye çalıştığı, ancak tepkiler üzerine geri adım attığı vurgulandı.

  • HÜKÜMETİN  TMY  AÇMAZI – AKP düzenlemede topu Meclis’e atarken CHP lideri Baykal, ‘Çıkmaması için mücadele vereceğiz’ dedi. Alt komisyonda 6. maddenin metinden çıkarılması durumunda CHP’nin uyarısının haklılığının kabul edilmiş olacağı; çıkarılmaması durumunda da Öcalan’ın tahliyesi riskini içeren  düzenlemenin ısrarla korunduğu imajı verileceğine dikkat çekiliyor.

  • ‘ARINÇ KÖŞK’E ÇIKMAMALI’ – Baykal, AKP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili çok farklı ‘ihtirasları’ olduğunu söyledi. “Mayıs 2007’de Cumhurbaşkanlığı seçimi olmasaydı bu yılın sonunda seçim olurdu” diyen Baykal, Arınç’ın 23 Nisan konuşmasını anımsatarak “O konuşmayı yapan insan cumhurbaşkanı olamaz, olmaması gerek” diye konuştu.

  • AOÇ’DE  TALAN DÖNEMİ – Jokey Kulübü, 10 yıl kullanım hakkı kalan araziyi alışveriş merkezi için kiralamak istiyor. Sözleşmesinde “başka şahıs ve kuruluşlara devredemeyeceği” belirtilen Türkiye Jokey Kulübü’nün kullanım süresi 10 yıl kalan araziyi 49 yıllığına yap-işlet-devret modeliyle kiralamaya çalışması Meclis gündemine taşındı.

  • ATA’ NIN MİRASI GÖKÇEK’ İN EMRİNE VERİLİYOR – AKP Grup Başkanvekili Kapusuz’un verdiği yasa önerisi Atatürk Orman Çiftliği’nin 10 yıllığına Ankara Anakent Belediyesi’ne devrini öngörüyor.

  • VAH,  ZAVALLILAR VAH! – Gelir vergisi beyannamelerine göre, kuyumcular ayda 526, dericiler 218, mobilyacılar 284, un fabrikatörleri 312, deterjan ticareti yapanlar 215, sanatçılar da 3900 YTL kazanıyor.

10 Mayıs

  • HÜKÜMETTE ÇATLAK – Devlet Bakanı Tüzmen, hakkındaki iddialara yanıt verirken, isim vermeden Erdoğan’ı eleştirdi. Tüzmen, Başbakanlık’ın başlattığı inceleme ve akaryakıt kaçakçılığı raporu ile ilgili devleti zarara uğratmadığını söyledi. İnceleme konusunda Başbakan Erdoğan tarafından niçin bilgilendirilmediği sorusuna, “Bunu iddia makamlarına sorun, Başbakan ile henüz konuşmadık” diye yanıt veren Tüzmen, Başbakan ile tezat oluşturan Türklük konusundaki görüşleri hakkında da “Rusyalı, Arapyalı mı diyoruz, ben Türklüğümle gurur duyuyorum” dedi. Tüzmen, Gümrük Genel Müdürü Sezai Uçarmak’ı AKP’ye rağmen görevden almış, parti yönetiminin tepkisini çekmişti.

  • FRANSA İÇİN GERİ SAYIM – Ankara, hem Paris hem de Ottawa’daki Ermeni krizi için ayrı ayrı strateji geliştiriyor. Paris Büyükelçisi Osman Korutürk ve Ottawa Büyükelçisi Aydemir Erman ile başlatılan “değerlendirme toplantıları” sürüyor. Türkiye, Büyükelçilerin geri çekilip ilişkilerin askıya alınmasından  üst düzey temasları iptal etmeye ve her iki ülkenin firmalarını Türkiye’deki ihalelere sokmamaya kadar geniş çerçeveli önlemleri değerlendiriyor.

  • ERDOĞAN’IN ÜSLUBU YİNE AYNI – Başbakan Erdoğan, yine muhalefete yüklendi. Muhalefeti “laf salatası” yapmakla suçlayan Erdoğan, “Ne derseniz deyin, kervan yürüyor” dedi. CHP Lideri Deniz Baykal’a “Diyarbakır’a uğramak akıllarına geliyor mu? Biraz da siz gidin” diye seslenen Erdoğan, ATA uçağıyla kongrelere gidebileceğini söyledi.

  • GÜLEN KARARINA TEMYİZ – Savcı Salim Demirci’nin Gülen’in beraat kararını temyiz süresi 12 Mayıs’ta dolacaktı. Ancak Savcı  ‘süre tutum’ isteminde bulunarak, karara itiraz edeceğini mahkemeye resmi olarak iletti. Savcının gerekçesini hazırlamasının ardından Gülen’in beraat kararı, yargıtay’a taşınacak. Demirci’nin başvurusuyla Gülen’in beraat kararı kesinleşmemiş, erteleme kararı da ortadan kalkmamış oldu. Yargıtay’ın vereceği kesin karara kadar Gülen’in durumu askıya alınmış oldu.

  • AKP’ LİLERDEN HEKİME SALDIRI – İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanları Gelibolu’da izci kampı doktorunun üzerine sopalarla yürüdü. Dr. Pirdal’ın ilaç istemesi nedeniyle başlayan tartışma, grubun “Yaratmak Allah’a mahsustur” ve “Laik Cumhuriyet’i tanımayız” sözleriyle tartaklamaya dönüştü.

  • BİRİNCİ’NİN CEZASI KESİNLEŞTİ – Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Necati Birinci hakkında görevde keyfi davranmak suçlamasıyla verilen cezayı onayladı.

  • YANLIŞI KENDİN DÜZELT – CHP Lideri Baykal’dan, 6. madde için ‘teklif getir’ diyen Başbakan Erdoğan’a anında yanıt böyle geldi. Başta Meclis Başkanı ve Başbakan olmak üzere anayasanın temel sütunu olan laikliğin “tepeden” hedef alındığını belirten Baykal, “Artık takkıyye dönemi bitti, isteklerin açıkça ilan edildiği aleniyet dönemi başladı” dedi.

  • ADD’DEN SELANİK’E ÇIKARMA – Atatürkçü Düşünce Derneği  (ADD), Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Selanik  gezisi sırasında Atatürk’ün evindeki anı defterinde yer alan bir sayfayı yırtmasını protesto etmek ve Ata’ya bağlılığı dile getirmek üzere Selanik’e çıkarma yapacak.

  • YURTTAŞ TARİHE KÜSTÜRÜLÜYOR – Müzelere giriş ücretlerine yapılan zam yerli ziyaretçilerin sayısında azalmaya nadan oldu. Yerli ve yabancı ziyaretçi arasındaki ücret ayırımını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan zam nedeniyle  yurttaşlar müzeleri gezemez oldu. Uygulamaya tepki gösteren yurttaşlar, kararın yaşadığı toprakların tarihini bilmeyen kuşaklar yetiştirmeye hizmet edeceği görüşünde.

11 Mayıs

  • İKTİDARA  ‘DİN’  DERSİ –  Danıştay Başkanı Çörtoğlu: “Laiklik ilkesi açık ve nettir” Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, AKP iktidarını, yargı kararlarını uygulamamasından hukukun üstünlüğü anlayışındaki farklılığına, kadrolaşmadan laikliğe yeni yorum arayışına kadar pek çok konuda sert dille eleştirdi. Cumhurbaşkanı Sezer’e destek veren Çörtoğlu, laiklik ilkesinin açık ve net olduğunu vurgulayarak dinin toplumsal yaşamı etkilemeye başlaması durumunda sınırlandırılmasının laikliğin gereği olduğunu kaydetti. Çörtoğlu  “Din devlet işlerinde etkili ve egemen olamaz; devletin toplumsal, siyasal ve ekonomik yapısı dini kurallara dayandırılamaz” dedi.

  • HERKES YARGI KARARLARINA SAYGI GÖSTERMEK ZORUNDA –  Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yargısal denetimin amacının devlet organlarını hukukla bağlamak, hukukun üstünlüğüne ters düşen keyfi uygulamaların önüne geçmek olduğunu vurguladı. Hukukta keyfiliğin olmadığına, herkesin yargı kararlarına saygı göstermek zorunda olduğuna işaret eden Sezer, “Hukuk devleti anlayışının egemen olması için tüm kişi ve kurumlara büyük sorumluluklar düşmektedir. Yönetim sorumluluğu üstlenenlerin kurallara öncelikle uyma ve uyulmasını gözetme konusundaki duyarlılığı demokratikleşme sürecinde büyük önem taşımaktadır” dedi.

  • ÖZOK: “CUMHURİYETE HAKSIZ SALDIRILAR VAR” – Cumhuriyetin son günlerde dozu giderek artan haksız ve tutarsız saldırılara uğradığını kaydeden Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, laik hukuk, laik yönetim ve laik eğitim eksenleri üzerine oturtulan Cumhuriyetin karşı karşıya kaldığı sorunların düşündürücü olduğunu vurguladı.

  • DUBLE DOĞA KATLİAMI – Bölünmüş yol inşaatları, özellikle dolgu malzemesi temininde “doğa tahribatı” na da neden oluyorlar. Bunun “yeşil katliamı” na dönüştüğü Zonguldak İli Çaycuma ilçesine bağlı Yeniköy’deki “Ören Tarlası” nda  gerçekleştirilen “yasadışı hafriyat” larda ise 3300 M2’ lik verimli tarımsal alandan yaklaşık 10 bin ton toprak “Bartın-Çaycuma karayolu inşaatı” na taşında. Katliamı durdurmaya çalışan, Çaycuma Mimar Sinan İlköğretim Okulu Öğretmeni Mevlüt Kırnapçı, “Devlet bu yolu ihale ederken dolgu malzemebi olarak elek üstü kalın çakıl kullanılmasını şart koymasına rağmen Ören Tarlası’nın killi toprağı doldurularak çakıl fiyatından hak ediş alındı” diyor. Kırnapçı’nın şikâyetleri dikkate alınmadı.

  • AKP, TRT’Yİ KARARTTI – Atamalar, bilgisizlik ve beceriksizlik, kurumun tarihinde ilk kez 3 saatlik yayının kesilmesine neden oldu. TRT’de AKP hükümetiyle birlikte başlayan ‘sınır tanımaz’ kadrolaşmanın faturası ağır oldu. Hafta sonu kurumun 5 kanalının yayını yaklaşık 3 saat süreyle kesildi.

  • YOLSUZLUK ÇELİŞKİSİ – AKP, Unakıtan’a sahip çıkarken Geçen’i disipline gönderdi, Tüzmen hakkında soruşturma başlattı., Hakkında çeşitli yolsuzluk iddiaları bulunan Kemal Unakıtan’a tam destek veren Erdoğan ve AKP yönetimi, yolsuzluklara tepki gösteren Fuat Geçen’i ise disipline vererek susturma yolunu seçti. Kürşad Tüzmen hakkındaki soruşturmaya ilişkin de herhangi bir tavır almayan parti yönetiminin “kişiye özel” uygulamaları çelişki olarak değerlendirildi.

  • HÜKÜMET GECEKONDU HÜKÜMETİ – Anavatan lideri Mumcu, AKP’nin Fuat Geçen’i disipline vermesini, yolsuzluklara karşı çıkanlar için “gözdağı” olarak nitelendirdi.

  • BAĞIMSIZLIĞIMIZI KORUDUK – İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Aktan, seçim sonuçlarıyla AKP politikalarına ‘hayır’ mesajı verildiğini, Sağlık Bakanı’nın sonuçları gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. İstanbul Tabip Odası’nın yeni başkanı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Özdemir Aktan, yüksek katılımlı seçimlerin Oda’nın bağımsızlığını koruması konusunda ne kadar hassas olduğunu gösterdiğini söyledi.

  • KÖŞK’TEN MEZARDA EMEKLİLİĞE VETO – Yasanın 15 maddesi, anayasanın ‘sosyal devlet’ ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle geri çevrildi. Emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesine karşı çıkan Cumhurbaşkanı Sezer, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nu, bazı maddelerinin bir  kez daha görüşülmesi için TBMM’ye geri gönderdi.

12 Mayıs

  • Yıldıramazlar – Cumhuriyet gazetesi 6 gün içerisinde 3 saldırıya uğradı. 3 saldırgan tekbir getirerek el bombası attı. Son bombalama olayları nedeniyle polis koruması altında olan Cumhuriyet gazetesine dün saat 16.51’de 3. kez el bombalı saldırı düzenlendi. “Allahü Ekber” diye bağırarak bombayı gazetenin bahçesine atan saldırganlar olay yerinden kaçarak kayıplara karıştı. Bombanın diğer saldırılarda olduğu gibi parça tesirli olduğu belirtildi. Saldırganlar öğrencilerin arkasına saklanarak kaçtılar.

  • AKP’DE YOLSUZLUK VE RÜŞVET SARMALI – AKP il ve ilçe örgütü yöneticileri ile milletvekilleri hakkında ard arda yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvet iddiaları ortaya çıkıyor. Hatay’daki  “Ali Dibo”  olayının ardından Sinop Milletvekili  Cahit Can, il başkanıyla ilgili bazı iddiaları gündeme getirirken; Bingöl Milletvekili Mahfuz Güler’in Bingöl İş Kurumu Müdürü kardeşi Fesih Güler’in rüşvet aldığı ileri sürüldü. Güler, iddiaları “komplo” olarak nitelendirdi.

  • MEB’ DE TRİLYONLUK OYUN – Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) Başkanlığı’nın onayı olmamasına karşın ilköğretim 4 ve 5. sınıflarda kullanılacak trilyonlarca liralık malzemeyi Hasanoğlan’deki Ders Araç ve Gereçleri Deposu’na yerleştirdi. TTK Başkanı Ziya Selçuk’un istifa edeceğinin ortaya çıkmasıyla birlikte malzemeler depodan alınarak TIR’larla Hasanoğlan’daki  kullanılmayan bir fabrikaya taşındı.

  • BELÇİKA’DA ERMENİ TASARISI – Liberal Parti’nin sunduğu yasa tasarısında, Jön Türkler’in yaptıkları ‘Ermeni Soykırımına’  yönelik inkârların cezalandırılması isteniyor. “Soykırım veya insanlık suçlarının inkâr edilmesinin, hafife alınmasının, meşru gösterilmesinin ve onaylanmasının cezalandırılması” yönündeki yasa tasarısının Adalet Komisyonu’nda ne zaman görüşüleceği henüz kesinleşmedi.

  • LAİK CUMHURİYET KUŞATILIYOR – CHP milletvekilleri, AKP’li belediyelerin kadın ve çocukları hedef alan yayınlarını protesto etti. “Kadınlardan geçtik, çocuklar elden gidiyor” diyen CHP Kadın Kolları Başkanı Otuducu, “iktidarın dinci örgütlenmelere olanak tanıyan yaklaşımlarına belediyelerin de ayak uydurduğunu” söyledi.

  • AİLE HEKİMLİĞİ ALDATMACASI – İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, Dünya Bankası 2004 Raporu’nda Türkiye’ye özelleştirmenin en önemli ayağı olan aile doktorluğuna geçilmesi için 40 milyon Avro kredi verildiğini belirterek Düzce’de denenen sistemin maliyetleri 11 kat artırdığının ortaya çıktığını söyledi.

  • ÜÇ ERİŞKİNDEN BİRİ TANSİYON HASTASI – Türk Kardıyoloji Derneği (TKD) Baaşakanı Prof. Dr. Çetin Erol, yüksek tansiyonun ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayarak “Ülkemizde yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası var. Ne yazık ki 3 hastadan 2’si hasta olduğunun farkında bile değil” dedi.

  • IMF ‘KARARLILIK’ İSTEDİ – IMF, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in toplam 15 maddesine karşı çıkarak geri gönderdiği yasanın olduğu gibi çıkması gerektiğini vurguladı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu “Sosyal güvenlik reformunun devamının çıkmasını, aynı zamanda üzerimizdeki yüklerin  azalmasını desteklediğimizi IMF’ye ifade ettik” dedi.

13 Mayıs

  • EŞKÂL BELİRLENDİ –Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılar aşamalı olarak doz artırımı içerirken, eylemlerin gerçekleştirilme biçimi, saldırganların ikinci saldırı nedeniyle güvenlik çemberine alınan gazeteye üçüncü saldırıyı da yaparak polise karşın  kaçmayı başarması, eylemcilerin “profesyonelliğine” ve meydan okuma ısrarına işaret ediyor. Bugüne değin saldırıların üstlenilmemesi gözleri büyük organizasyonlarca taşeron olarak kullanılan “uyuyan hücrelere” çevirdi. Bu olasılık düşünüldüğünde, saldırganların içinde yer aldığı hücrenin daha büyük kompleks örgütlerce aktive edilmiş olması mümkün görünüyor. Karanlık saldırı sonrasındaki çalışma derinleştirildiğinde arka planda yurtdışı aktörlerin de görülmesinin olası olduğu belirtildi.

  • NEDEN CUMHURİYET? – Radikal dinci gruplar AKP hükümetinin göreve gelmesinin ardından içine gizlendikleri sessizliği Cumhuriyet gazetesi üzerinden yıkmaya mı çalışıyor?.. Başbakan, TBMM Başkanı ve dinci basının laiklik üzerine tartışmaları yoğunlaştırdığı bir dönemde başlayan seri saldırılar, Cumhuriyet’i “derin” den ürkütmeyi mi hedefliyor?.. Ülkenin iki kırmızı çizgisini belirleyen laiklik ve bölünmez bütünlük konusundaki duyarlılığı nedeniyle Cumhuriyet’e bombalar atılıyor… Kullanılan patlayıcılar, saldırganların gözü kara davranışları, pervasızlıkları, cesaretleri ve eylem tarzları, Cumhuriyet’e yönelik seri saldırıların karanlık bir organizasyondan beslendiği yolunda ciddi kuşkular doğuruyor.

  • MEB’İN AKLANMA ÇABASI – Bakanlık, ihale sürecinde bir firmaya ait malzemelerin Hasanoğlan’daki depoya yerleştirildiğinin tesbit edilmesinin ardından firmadan malzemeleri geri almasını istedi. Firmanın genel müdürü ise, malzemelerin tümünün bakanlık onayı ile depolara yerleştirildiğini kaydetti. MEB’den dün yapılan yazılı açıklamada, ihale bedelinin 14 milyon YTL olduğu kaydedildi.

  • BOMBALAR GERİ ADIM ATTIRMAYACAK – Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Tümgeneral Sabri Demirezen, Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Başkanı İlhan Selçuk’a telefon ederek, kurum adına saldırıyı kınadıklarını bildirdi. Tümgeneral Demirezen, Saldırılara karşı Cumhuriyet gazetesinin yanında olduklarını vurguladı.

  • AB’DEN KINAMA – AB Komisyonu, Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırıyı sert bir şekilde kınadığını belirterek bu tür eylemlerin demokrasilerde kabul edilemez olduğunu söyledi.

  • EMANETE SIKI KORUMA – Atatürk Orman Çiftliği arazisinin Anakent Belediyesi’ne devredilmesi istemi, başkentteki üniversiteleri ve çişitli sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirdi. AOÇ’nin Anakent Belediyesi’ne devredilmemesi için mücadele eden TMMOB’ye bağlı Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası ve Şehir Plancıları Odası ile ODTÜ, Ankara Üniversitesi, hazırlayacakları ortak deklarasyon ile seslerini duyuracak.

  • PİYASALAR SALLANDI – Nisan ayı enflasyon rakamları, yıl sonu hedefinin tutturulmayacağı endişelerini arttırınca, yabancı yatırımcılar, “Türkiye’ye yönelik yatırımlarınızı azaltın” dedi. Borsadaki kayıp yüzde 4’ü bulurken, dolar 1.40’ı da geçti. Yılbaşından bu yana yüzde 35 artan altın fiyatları 26 yıllık rekoru da geride bıraktı.

  • ÇANKAYA SENARYOLARI – AKP içinde adaylık yarışı hızlanırken CHP, Cumhurbaşkanlığı için Abdüllatif Şener’den sonra Tülay Tuğcu ve Mehmet Aydın’ın isimlerini de ortaya attı. CHP’nin çıkışları  “CHP seçim istemiyor. Cumhurbaşkanını bu TBMM’nin seçmesi durumunda uzlaşmaya hazır olduğu mesajını veriyor” ve  “AKP’yi karıştırma taktiği yapıyor” yorumlarına neden oldu.

14 Mayıs

  • GENİŞ SORUŞTURMA – Cumhuriyet gazetesinin hedef seçilmesinin ardında yatan gerçek güçlerin kimler olduğu sorularının yanıtı hâlâ bulunamadı. Güvenlik birimleri tüm olasılıkları değerlendirirken; dış aktörlerin aracılığıyla “içerdeki örgüt elemanlarının” kullanılmış olma olasılığını da  mercek altına aldılar. Saldırılarla Cumhuriyet’i ülke ve uluslar arası alana ilişkin kendi gündeminden uzaklaştırarak, kaotik bir ortama, gazeteye yönelik saldırılar üzerinden ulaşılmasının da hedeflenmiş olabileceği değerlendiriliyor. Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nin incelemeleri sürüyor. İlk iki bombanın aynı kişilerce atıldığı öğrenilirken, saldırganlar yakalanamadı. Dinci terör örgütü İBDA-C üzerinde duran emniyet yetkilileri, saldırıların herhangi bir örgüte bağlı olmayan fanatik dinciler tarafından da gerçekleştirilmiş olabileceğini düşünüyor. Askerliklerini Güneydoğu  bölgesinde yapan saldırganların bombaları askerden getirdikleri ihtimali üzerinde duruluyor.

  • ULUSLAR ARASI DESTEK  MESAJI – Sınır tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF),İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’ya çağrıda bulunarak Cumhuriyet gazetesine saldıranların en kısa zamanda yakalanmasını isterken Basın Enstitüsü Derneği Uluslar arası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Şubesi’nden yapılan açıklamada da  saldırılar “özgür düşünceye ve demokrasiye yapılmış çok vahim ve çirkin saldırıdır” şeklinde tanımlandı.

  • SORUNLAR SANDIKTA ÇÖZÜLECEK – CHP Lideri Deniz Baykal, Anneler Günü şenliğinde yaptığı konuşmasında, günümüzde “Kadınlar çalışamaz, erkek  4 kadın alabilir”  gibi hak ve adalet duygusunun ihlal edildiğine dikkat çekerek “Türkiye Cumhuriyeti’nde , aileyi ayakta tutan anneler böyle başka bir dönem yaşamadılar” dedi. Baykal, Başbakan Erdoğan’a seslenerek “ Sen Anayasaya sahip çıkmak için değil, onu kemirmek için cumhurbaşkanı olmak istiyorsun. Bu bir tuzaktır” dedi.

  • GÜLEN’İN GÖZÜ KERKÜK’TE – Etki alanını Kürt bölgesi  dışına taşımak isteyen Gülen cemaatı Kerkük’te okul açmak için İl Meclisi’ne resmen başvurdu.

  • SEZER, TÜRK  DİL BAYRAMI’NI KUTLADI – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, “Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Törenleri” dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk, Türkçemizin korunarak geliştirilmesi, zenginleştirilerek geleceğe taşınması, Yüce Atatürk’ün başlattığı dil çalışmalarının  amacına ulaşmasını sağlamak için çaba göstermektir” dedi. Sezer insanların birbirlerini tanımalarını, anlamalarını sağlayan bir iletişim aracı olan dilin, toplumsal yaşama yön veren ve süreklilik kazandıran en güçlü bağ olduğunu vurguladı.

  • PARA VERMEYEN TUVALETİ TEMİZLER – Mersin’in Mezitli  beldesindeki Viranşehir Develi İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Adnan Aydın’ın, temizlik parası toplanmasına itiraz eden velilere : “Devlet bize ödenek vermiyor. Bu nedenle okula para vermek zorundasınız. Bizim para toplamamız için valilikten yazımız var. Eğer para vermezseniz tuvaleti kendiniz temizlersiniz. Okulu da siz temizlersiniz” dediği kaydedildi.

  • KADROLAŞMAYA GEÇİT YOK – Köşk’te 6. yılını dolduracak olan Sezer, AKP döneminde ‘gerici kadrolaşma’ ya onay vermedi. Cumhurbaşkanı Sezer, göreve başladığı 16 Mayıs 2000’ den 11 Mayıs 2006 tarihine kadar, TBMM’de kabul edilen 928 yasanın 873’ünü onayladı, büyük bölümü AKP hükümeti döneminde olmak üzere 55’ini iade etti.

  • AKP’DE MUHALİFLERE İSTİFA BASKISI – Genel merkezin, görevden çekilmezse Eskişehir İl Örgütü’nü feshedebileceği belirtiliyor. Genel merkezin  tek aday istemine karşı birden fazla adaylı yarışlara sahne olan AKP  il kongreleri yönetimi rahatsız etti. Kongreleri kazanan muhaliflere istifa baskısı yapılıyor.

  • ÖZGÜRLÜKÇÜ SAĞ İLE HALKÇI SOL BİRLEŞSİN – Emekli Tümgeneral Doğu Silâhçıoğlu, iktidardan kaynaklanan ve her gün daha ciddi boyutlara ulaşan endişe verici siyasal ortamda, halkçı sol ile özgürlükçü sağın işbirliğinin şart olduğunu vurguladı. Ulusal Bütünleşme Girişimi Etkinlikleri çerçevesinde İTÜ Maçka Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen paneli yöneten Silâhçıoğlu, “Atatürk ilke ve devrimlerini etkisizleştirmeyi amaçlayan her siyasal girişim, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına  yönelmiş ölümcül bir tehdittir. Biz şimdi böyle bir tehditle karşı karşıyayız” diye konuştu.

15 Mayıs

  • ERDOĞAN ÖNEMSEMEDİ – Başbakan Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik bombalı eylemler için ‘Bize de saldırıyorlar ne olmuş’ dedi. Cumhuriyet gazetesinin bir haftada 3 kez bombalı saldırıya uğramasıyla ilgili soruları yanıtlayan Başbakan, eylemleri kınamak yerine kendilerinin de saldırıya uğradığını söyledi. Erdoğan, “AKP’nin de parti binaları bombalanıyor, hiçbir yerde yer almıyor. Neden genel başkan aranıp ‘geçmiş olsun’ denmez?” diye konuştu. CHP’li Selvi, saldırganların bulunmamasının sorumlusunun ülkeyi yönetenler olduğuna dikkat çekerek “Başbakan’ın konuşması zafiyetin, başarısızlığın, yetersizliğin ikrarı” dedi.

  • CUMHURİYET SÖYLEŞİSİNİ SAKINCALI BULDULAR – “Anadolu Aydınlanması” etkinlikleri kapsamında  Cumhuriyet gazetesi yazarları yarın Rize’de okuyucularıyla buluşacak. Koridor ve bahçelere güvenlik kamerası yerleştiren, gençlerin el ele tutuşmasını uygunsuz bulan Rize Meslek Yüksekokulu yöneticilerinin, Cumhuriyet yazarlarının talebini ‘sakıncalı’ görerek izin vermemesi nedeniyle öğrencilerle söyleşi yapılamıyacak.

  • ANKARA’DAN  ‘CEZAYİR ANITI’  KARTI – Fransa’nın, sözde Ermeni soykırımı yasasıyla siyasi yaptırım öngörmesi üzerine Türkiye, Cezayir soykırımı ile yanıt vermeyi planlıyor. Fransa’nın geri adım atmaması durumunda önce İstanbul’a  ‘Cezayir Soykırım Anıtı’  dikilmesi öngörülüyor. Bir hükümet kaynağı, AB ile ilişkileri koparmak pahasına bile olsa, Türkiye’nin yapmadığı bir şeyle suçlanmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

  • FÜZE LOBİSİ HAREKETLENDİ – ABD Kongresi’ndeki Ermeni ve Rum lobileri, Washington yönetiminin Türkiye’ye AGM-84K SLAM-ER tipi havadan atılan akıllı füze sistemleri satmasını engellemek amacıyla girişim başlattı. Lobinin önde gelen 4 üyesi, Silahlı Hizmetler  ve Uluslar arası  İlişkiler komitelerinin başkan ve üyelerine ortak mektup yazarak satışa itiraz etti.

  • PİYASALAR DİKEN ÜSTÜNDE – Yabancı yatırımcıların YTL’den kaçmasıyla başlayan dalgalanma endişelendiriyor. Yabancıların risk algılamasının artması ve Türk bankalarının da döviz açık pozisyonlarını kapatma endişesine kapılması piyasalarda tedirginliği artırdı. Cuma günü dolar kurundaki yüzde 2.6’lık artış, İMKB’deki yüzde 4’lük düşüş ve iç borçlanma kâğıtlarının ikinci eldeki ortalama faizinin yüzde 14.5’e kadar yükselmesine yol açan yabancı çıkışı, bu hafta da gündemde belirleyici olacak.

  • ÇİFTÇİ AÇLIKLA BOĞUŞUYOR – Dünya Çiftçiler günü’nde  ‘kara tablo’ yu anlatan Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Yetkin, tarımda kişi başına gelirin ülke ortalamasının dörtte biri olduğunu belirterek “Türkiye’de Dünya Çiftçiler Günü’nü ‘çiftçiliğin vefat günü’  ilan etmek gerek” dedi. Cumhurbaşkanı Sezer de yayımladığı mesajda “Türk tarımının unutulduğunu” vurguladı.

  • SAATTE 50 KAZA OLUYOR – Aksaray’da Emniyet Müdürlüğü’nün sürücü, öğrenci ve yayalara dağıttığı uyarı broşüründe, Türkiye’de saate ortalama 50 trafik kazası meydana geldiği ve bu kazalarda her iki saatte 1 kişinin olay yerinde öldüğü bilgisine yer verildi.

  • DANIŞTAY’DAN ÇEVRECİ KARAR  – Danıştay, Kuşadası çevre düzeni plan değişikliğini iptal ederek ilçedeki betonlaşmanın simgesi Uydukent’te inşaatları durdurdu.

  • SAİDİ NURSİ’NİN AFİŞLERİ OKULDA – Konya merkez Meram ilçesi Mehmet Şükriye Sert İlköğretim Okulu panosuna asılan afişe tepki gösteren Eğitim-İş Sendikası Konya Şube Başkanı Veli Demir şöyle konuştu: “Okulları Cumhuriyet karşıtı medreseye dönüştürenler, şimdi de bütün yaşamını Cumhuriyet karşıtlığına adamış, Atatürk ilke ve devrimlerine karşı tavır almış Saidi Nursi’nin afişlerini, Cumhuriyet okullarının panolarına kadar ulaştırıp asarak Cumhuriyete adeta meydan okunmaktadır.”

  • SON SAVUNMA SANDIKTA – AKP’nin takıyyesinin ‘alenileştiğini’ vurgulayan Baykal, seçmenleri oy kullanmaya çağırdı. AKP’lilerin, anayasanın laiklikle ilgili “değiştirilemez” maddelerini tartışmaya açmak istediğini anımsatan CHP Genel Başkanı “Artık takıyye alenileşmiştir. AKP’nin temelinde Ali Dibo olayı, tepesinde de Dubai yolsuzlukları var” dedi.

  • 150.000 ESNAF BATIYOR – Kitapçı, kırtasiyeci ve dağıtımcı esnafının gazetelere tam sayfa olarak verdiği ilanda “Sayın Başbakan, Sayın Milli Eğitim Bakanı ve kamuoyuna 150.000 esnafın batmakta olduğunu ve çalışanlarıyla beraber 2.000.000 insanın işsizler ordusuna katıldığını” duyurdu.

16 Mayıs

  • PİYASADA FIRTINA – Döviz ve faizde yükseliş sürdü, borsa çakıldı; “Yeni bir kriz mi” sorusu gündeme geldi. Uzmanlar, bugüne kadar fiyatlandırılmayan risklerin algılanmasını 5 farklı nedene bağlıyor. Buna göre etkili olan nedenler şöyle:  1. Nisan ayı enflasyonunun yüksek çıkmasıyla başlayan tedirginlik ve yabancı çıkışları. 2. IMF’nin istediği sosyal güvenlik yasasının veto edilmesinin sıkıntı yaratacağı beklentisi. 3. Uluslararası yatırım bankalarının Türkiye’ye dönük yatırımların azaltılması tavsiyeleri. 4.  Yüksek cari açığın artmakta oluşunun piyasada beklentileri daha da olumsuz etkileyeceği endişesi.  5.  Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında patlak vermesinden korkulan siyasi kriz ve erken seçim tartışmaları…

  • HİÇ SÖNMEYECEK IŞIK – Cumhurbaşkanı Sezer’den doğumunun 125. yılında Atatürk değerlendirmesi. Doğumunun 125. yılında Mustafa Kemal Atatürk  Uluslar arası Sempozyumu’nda konuşan Sezer, düşünce sistemi ve yüksek öngörüleriyle insanlığın yetiştirdiği büyük kişilikler arasında yerini alan Atatürk’ün, ümmetten ulus,  kuldan yurttaş yaratan, Türk insanını uygarlığın kavram ve değerleriyle buluşturarak hak ve özgürlüklerine kavuşturan önder olduğunu vurguladı.

  • CUMHURİYET OKURUNDAN BÜYÜK ÖFKE – Cumhuriyet Gazetesi okurları ve STK’ler 6 günde Cumhuriyet’e yönelik 3 bombalı saldırı düzenleyen teröristlerin eşkâlleri belirlenmesine karşın 5 gündür yakalanmamasının  endişe verici olduğunu belirttiler. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü soruşturma için “özel ekip” oluşturmuştu.

  • YAZARLARDAN GAZETEDE NÖBET FİKRİ – Cumhuriyet’e yönelik saldırıları protesto eden Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) üye ve yöneticileri dün Cumhuriyet gazetesi önünde nöbet tutmaya başladı. İlk nöbeti tutmaya başlayan TYS yöneticileri, tüm sivil toplum örgütlerine “Cumhuriyet için nöbete” çağrısında bulundu.

  • ANİDEN ZİYARET KARARI – Başbakan’ın hiç gündemde olmamasına karşın ABD’yi ani ziyaret kararı soru işaretlerini de beraberinde getirirken, karardan Dışişleri Bakanlığı’nın ve ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin haberi olmadığı ortaya çıktı. Diplomatik kaynatlar, “Bize randevu yönünde bir talimat gelmedi. Stratejik  ortaklar arasında çok sıkı temaslarda bulunmak mümkündür. İran bugünlerde üzerinde durulan önemli bir konu” değerlendirmesini yaptılar.

  • CUMHURİYET SAHİPSİZ DEĞİL – TESK’in gezici sergisini açan Demirel, Türk milletinin rejimden de laiklikten de memnun olduğunu vurguladı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu’nun Atatürk’ün 125. doğum yıldönümü dolayısıyla hazırladığı gezici serginin açılışını yapan Demirel, Cumhuriyetin kimi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Demirel, “Gelecek kaygısı olmadan yaşamak istiyorsak, birliğimizi muhafazaya mecburuz” dedi.

  • SOLDA İTTİFAK TRAFİĞİ – Bülent Ecevit’le görüşecek olan SHP lideri Karayalçın, beş aşamalı plan öneriyor. Karayalçın’ın planına göre; CHP-SHP-DSP ittifak konusunda niyet birlikteliği ortaya konması, ortak bir program üzerinde çalışmaya başlanması, ortak bir başbakan adayı çıkarılması, bütün sol partilere aldıkları oya bakmadan ortak program çerçevesinde katılım çağrısı yapılması ve bu çalışmaların en geç bu yılın sonbaharında tamamlanması ya da bir takvime bağlanarak kamuoyuna bildirilmesi gerekiyor.

17 Mayıs

  • ÇANKAYA RESTİ – Baykal, Erdoğan’ı ‘Bu anayasaya inanmayan cumhurbaşkanı olamaz’ diye uyardı. Cumhurbaşkanlığı seçimini “Türkiye’nin kırılma noktası” diye nitelendiren Baykal, “O kritik aşamada, bizim üzerimize ne görev düşerse yaparız” diyerek sine-i millet mesajı verdi. CHP lideri, bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’ in de topluma ciddi ve köklü bir uyarı yapması gerektiği görüşünü  dile getirdi. AKP’nin Türkiye’nin anayasal düzeniyle doku uyuşmazlığının son dönemde iyice netleştiğini belirten Baykal, “Anayasaya  inanmayan, köklü şekilde tersine çevrilmesini isteyen siyasi zihniyetin Cumhurbaşkanlığına seçilmesi durumunda, o ülkede barış, kardeşlik ne olur? Bu tablo Türkiye’yi gerer, çok sıkıntı yaratır” diye konuştu.

  • SİNE-İ MİLLET AKP’Yİ KIZDIRDI – Parti yöneticileri “Gerekirse, son çare olursa elbette sine-i millete döneceğiz” diyen CHP lideri için ”Baykal  ne söylediğinin farkında değil” derken, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı “Baykal’ın sine-i millette yeri var mı? Biz milleti temsil ediyoruz. Burası milletin temsil edildiği yerdir. Sine-i millet çok büyük bir laf” diye konuştu.

  • DEMİREL ERDOĞAN’I UYARDI: ‘Cumhurbaşkanı meşru olmaz’ “Yüzde 25 oyla iktidara gelip cumhurbaşkanı seçerseniz o yüzde 25’i temsil eder” diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, çağdaş devlet olmak için dinle devletin alrılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi gerektiğini yineleyen Demirel, “Birileri şeriat yasalarının gelmesini istiyorsa, bu irticadır” dedi.

  • ENFLASYON YÜKSELECEK – Son dalgalanmalarda izlenen ekonomi politikasının ve siyasi gerginliklerin  etkili olduğunu ileri süren CHP lideri, yabancıların bu nedenle  dövize yöneldiğini, kurda kontrollü bir artış yaşanmadığı için faizlerin de yükseldiğini belirtti. Baykal, “Enflasyonun yükseldiğini göreceğiz. Kurların artık eski seviyelerine gelmesi için hiçbir sebeb yoktur. Ama tersi için nedeni vardır” diye konuştu.

  • TBMM’ DE TÜRBAN ŞOVU – AKP’nin grup toplantısında Eskişehir’den getirilen kadınlar, ‘geleneksel kıyafet’ adı altında türban üzerine başörtüsü takarak şov yaptılar. Başbakan Tayip Erdoğan için sloganlar atan kadınlar, grup toplantısı sırasında ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını söylediler.

  • YARGIDAN NEDEN KORKUYORSUNUZ? – (Hukukçu Erol Ertuğrul’un yazısından) Bugün TBMM’ de milletvekili olarak görev yapan her beş AKP’liden birisi sanık durumundadır. Başbakan Tayip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Orman Bakanı Osman Pepe…

  • MÜDÜRE SUÇ DUYURUSU – Öğretim Birliği Yasası’nın (Tevhidi Tedrisat Kanunu) değiştirilmesini istediği gerekçesiyle uyarı cezası alan Bodrum Cumhuriyet İlköğretim Okulu Müdürü Mustafa Yıldız hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Mustafa Yıldız, Muğla Üniversitesi’nden bir grup akademisyenin pilot kuruluş seçilmesi nedeniyle  Cumhuriyet İlkokulu’na yaptıkları ziyaret sırasında, Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan’ın “ Eğer Milli Eğitim Bakanı olsaydınız neler yapardınız?” sorusuna, “Öncelikle tevhidi tedrisat’ı kaldırırdım.Milli eğitim özelleştirilmeli, devletçilik kaldırılmalıdır” yanıtını vermişti.

  • REKTÖRLER 22 MAYIS’TA ÇANKAYA’YA ÇIKIYOR – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, üniversitelerin rektörlerini Çankaya Köşkü’ne davet etti. Sezer, 22 Mayıs’ta rektörlerle bir araya gelecek.

  • IMF TASARRUF İSTEDİ – Sağlık harcamalarında bütçe hedeflerinin 600-700 milyon YTL aşılması bekleniyor. Bir ekonomi yetkilisi, IMF heyetinin söz konusu harcamaların tasarruf kalemlerinin hangisinden karşılanacağının kısa sürede belirlenmesini istediğini bildirdi.

18 Mayıs

  • BU KEZ DE AYNI EL – Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırıdan sonra şimdi de Danıştay yargıçları kurşunlandı. Saldırgan Alpaslan Aslan tekbir getirip, “Allah’ın askeriyiz, elçisiyiz. Türban davası yüzünden cezalandırılacaksınız” diyerek, müzakere salonundaki yargıçlara silahla ateş etti. Üyelerden Mustafa Yücel Özbilgin yaşamını yitirdi. İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat saldırgan, üyeliri türbana geçit vermeyen karar nedeniyle hedef aldığını söyledi. Kararın ardından tehdit edilen Başkan Birden ve üyelerin koruma isteminin reddedilerek, ‘çağrılı’ koruma verildiği öğrenildi. Saldırganın rahatça girebildiği Danıştay, çalışma saatlerinde yalnızca 2 polis tarafından korunuyordu.

  • YETKİLİLER CESARETLENDİRDİ – Danıştay’a saldırı yargı dünyasını ayağa kaldırdı. Tüm yargı mensupları bugün Anıtkabir’e yürüyor. Ankara Barosu’na üye avukatlar, dün cüppeleriyle Danıştay Başkanlığı’na yürüdü. Rektörler komitesi de olağanüstü toplanma kararı aldı. Danıştay Başkanı Çörtoğlu, “Bu saldırı, mensuplarının kamuoyumuzun bilgisinde olan kimi kararları dolayısıyla bir kısım sorumsuz basın ve yayın kuruluşlarıyla yazarlarınca hedef gösterilmeleri, devlet adına yetki kullanan makamlarca da cesaretlendirici, ihtiyatsız beyanlarda bulunulması sonucu gerçekleşmiştir.

  • VAKİT, HEDEF GÖSTERMİŞTİ – Danıştay üyelerine saldırı, dinci Anadolu’da Vakit gazetesinin türban kararı nedeniyle üyeleri fotoğraflarıyla yayımlayarak hedef göstermesinden 92 gün sonra gerçekleşti. Anadolu’da Vakit gazetesi tarafından “adeta infaz kararı” verircesine yapılan kasıtlı yayınlar sonucu yazarımız Ahmet Taner Kışlalı ve Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday da katledilmişti.

  • İKİNCİ KUBİLAY OLAYI – TBMM Genel Kurulu’nda Daaanıştay’a saldırıyı gündeme taşıyan CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, “ Bu ikinci Kubilay olayıdır. Hükümet kan gölü içinde yüzmeye razı değilse istifayı gözden geçirmelidir” deyince sert tartışmalar yaşandı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in “Bir takım sürprizlere hazır olun. Bu, Adalet Bakanımıza karşı gerçekleştirilen menfur saldırı ile aynı mahiyettedir” sözleri de dikkat çekti.

  • ÇÖRTOĞLU UYARMIŞTI – Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde laptığı konuşmada, daire ve kurul kararlarına karşı bazı basın yayın organlarının “hedef gösterme girişiminde bulunduklarına” dikkat çekerek “ Kimi kararlara karşı duyulan memnuniyetsizlik, eleştiri ve yorum sınırlarını aşmış, karara katılan yargı mensuplarının kişisel bilgi ve fotoğraflarına gazete sayfalarında yer verilmek suretiyle, yıpratma, hatta hedef gösterme girişimine dönüştürülmüştür” demişti.

  • NÜKLEER  DEPO  İNCİRLİK  –  Greenpeace Akdeniz Silahlanma  Kampanyası Sorumlusu Aslıhan Tümer, Ankara Royal Hotel’de düzenlediği basın toplantısında, “ABD’nin, Avrupa’da 480, Türkiye’de ise 90 adet nükleer silahı bulunuyor. Türkiye’deki bu silahlar İncirlik Hava Üssünde depolanıyor” dedi. Tümer,soğuk savaşın sona ermesine rağmen nükleer silahların Türkiye’de bulunmasının altında bu silahları İran ve Suriye’ye karşı kullanma düşüncesinin yattığını iddia etti. Tümer, İncirlik’ teki silahların B61 tipi nükleer bombalar olduğunu ve bunların Hiroşima’ya atılan bombanın bin katı güce sahip olduğunu kaydetti.

  • İKTİDAR ARIZALI –  Mersin’de üniversite öğrencilerine seslenen Demirel, “Allah’ın peygamberinin yapamadığını siz yapamazsınız. Sen kimseye, ‘şunu yaparsan Müslümansın, şunu yaparsan gâvursun’ diyemezsin. Bu, toplumu parçalar” dedi.

  • HALİL ÜRÜN VAKASI İNGİLİZ BASININDA –  AKP Konya Milletvekili Halil Ürün’ün 35 yıllık eşi Esma Ürün’ü dövmesi olayı, yabancı basında yankı buldu. İngiliz The Times gazetesi, dayak olayını değerlendirirken “İslami parti, bir milletvekilinin eşine kötü muamelesi konusunda bölündü” başlığını kullandı.

  • GERİCİLİĞE KARŞI BİRLİK ÇAĞRISI – Danıştay 2. Daire Başkanı ve üyelerine karşı yapılan silahlı saldırı, iş dünyası tarafından da nefretle kınandı. Gericiliğe karşı birlik çağrısı yapan işadamları son gelişmelerden iş dünyasının duyduğu üzüntü ve tedirginliği dile getirdiler.

  • BAYKAL : SİYASETE KAN BULAŞTI – Hükümeti hedef alan CHP Lideri ülkenin tehlikeye sürüklendiğini söyledi. Baykal, Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine düzenlenen saldırıların  birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Baykal, saldırının yalnızca yargı üyelerine değil, anayasa ve laik, demokratik cumhuriyete yapıldığını kaydetti.

19 Mayıs

  • SALDIRGAN AYNI – Polis, Danıştay üyelerine silahlı saldırı düzenleyen Alparslan Arslan’ın Cumhuriyet Gazetesi merkez binasına bombalı saldırı düzenleyen teröristleri yönlendirdiğini saptadı. Güvenlik birimleri ülkücü görüşü benimseyen Arslan ve arkadaşlarının örgüt kurmadığını, ancak Türk İntikam Tugayı benzeri bir organizasyon oluşturduğunu belirtti. Polise göre Arslan, Cumhuriyet’e son saldırıdan 2 gün sonra 2 arkadaşıyla Ankara’ya geçti. Burada gerekli hazırlıklardan sonra Danıştay baskınını gerçekleştirdi. Alparslan Arslan’ın üzerinden çıkan cep telefonu kayıtları ve telefon rehberlerini incelemeye alan İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silahlı saldırı olayı ile bağlantısı olduğu belirlenen 4 kişiyi daha gözaltına aldı. Savcılar, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün “aynalı oda”  olarak bilinen sorgu odasında Alparslan Arslan’ı aralıksız, sabah saatlerine kadar sorguladılar. Arslan’ın, ifadesinde “olayla ilgili herhangi bir örgüt bağlantısının olmadığını belirterek kendi inisiyatifiyle eylemi gerçekleştirdiğini” söylediği bildirildi.

  • YÜKSEK YARGI SERT ÇIKTI – Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve başsavcılarının, Danıştay 2. Daire üyelerine yapılan saldırıyı kınayan ortak açıklamasında eylemden dolayı “kimi siyasiler ve basın organlarının sorumsuzca beyan, kışkırtma ve tutumlarının ağırlıklı etkisi olduğu” vurgulandı. Yüksek yargı üyeleri, laik, demokratik devlet düzenini koruma görevleriyle yükümlü olanlara bu görevlerini tekrar hatırlattıklarını vurguladı.

  • BAKANLARI POLİS ZOR KURTARDI – Danıştay 2. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin için düzenlenen törenlere on binlerce yurttaş katıldı. Yurttaşlar, “Katil Başbakan”,  “Mollalar İran’a”, “Laikliğin  düşmanı Meclis başkanı”, “Hükümet istifa” sloganları attı.

  • KİMSE REJİMİ YIKAMAZ – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 19 Mayıs mesajının büyük bölümünü Danıştay’a yapılan saldırıya ayırırken hükümeti de üstü örtülü olarak eleştirdi. Sezer, “laikliği çeşitli biçimlerde yorumlayarak içini boşaltıp demokrasiyi, dolayısıyla devlet rejimini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir” uyarısını yaptı.

  • HALK ATATÜRK’E KOŞTU –  Danıştay’a düzenlenen kanlı baskının ardından on binin üzerinde yurttaş Anıtkabir’e akın etti. Yargı mensupları, rektörler, öğretim üyeleri, emekli generaller, gaziler, öğrenciler, işçiler ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle hep birlikte Ata’ya koştu. Yurttaşlar yol boyunca yürüyen Danıştay mensuplarını alkışladı ve araçlarından klakson çalarak destek verdi.

  • HÜKÜMET DERHAL ÇEKİLMELİ  –  Danıştay’a saldırıların sorumlusunun tamamen hükümet olduğunu söyleyen eski Başbakan Ecevit, sert bir açıklama yaparak hükümetin çekilmesini istedi. Ecevit, “Laik demokratik Cumhuriyet’e karşı Ankara’da göz göre göre işlenen korkunç cinayetten Başbakan da sorumludur ve başında bulunduğu hükümet de sorumludur. Bu hükümet artık görevde kalamaz. Halkın yüzüne bakamaz” dedi. Danıştay’a saldırı nedeniyle TBMM’de de CHP ve AKP’li milletvekilleri arasında gergin tartışmalar yaşandı. CHP’li Akif Hamzaçebi, olayın “akli dengesi yerinde olmayan bir kişinin saldırısı” olarak ele alınmasının son derece yanlış olduğunu vurgularken, CHP’li  Gürol Ergin de AKP’lilere “ Ne yapacaksınız, bizi de mi tek tek öldürteceksiniz? Hiç mi içiniz kan ağlamıyor?” diye tepki gösterdi.

  • ERDOĞAN ANTALYA’DA – Cenazeden kaçtı. Başbakan Erdoğan, silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Danıştay 2. Dairesi üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in cenazesine, protestoları göze alamayarak katılmazken Antalya’da altın toptancılarının toplantısına gitmeyi tercih etti.

  • VAKİT AZMETTİRDİ – Bağcılar Cumhuriyet Savcılığı, Anadolu’da Vakit gazetesi hakkında ‘Danıştay üyelerine yapılan silahlı saldırıyı azmettirmek’ suçunun işlenip işlenmediği konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca inceleme yapılmasını istedi.

  • ÖĞRETMENİN ADI SİLİNİYOR – Şeriat yanlısı bir öğrencinin öldürdüğü Öğretmen Yusuf Batur’un adı, verildiği caddeden AKP’li Denizli Belediyesi’nce kaldırılıyor.

  • BORSA DİPTE, FAİZ ZİRVEDE – Piyasalarda iki gündür yaşanankısmi düzelme havası kısa sürdü. Borsa yılın en düşük seviyesine geriledi. Dolar ve avro tekrar yükselişe geçerken faizler bu yılın zirvesini gördü.

20 Mayıs

  • TEPKİ SÜREKLİ OLMALI – Genelkurmay Başkanı Özkök, yurttaşların gösterdiği duyarlılığın takdir edici olduğunu söyledi. Danıştay’a düzenlenen silahlı saldırı sonrasında yurttaşların gösterdiği tepkileri değerlendiren Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök “Gösterilen reaksiyon, halkın duyarlılığı, hakikaten takdir edici…Ancak bu bir tek güne, bir tek olaya bir reaksiyon olarak kalmamalı, daimilik kazanmalı, devamlı olarak herkes tarafından takip edilmeli” dedi. Özkök, gerek eylemi yapanı gerekse bu eylemi yapan kişiyi yaratan zihniyeti kınadıklarını söyledi.

  • BAŞBAKAN SUÇLULARIN TELAŞI İÇİNDE – Başbakan Erdoğan, Baykal’a ağır suçlamalar yöneltti ve “Saldırıyı  siyaset mi gerçekleştirmiş? Hayır. O zaman Baykal bu komplonun içindedir” dedi. Baykal da Erdoğan’ın suçlamalarına yanıt verirken “suçluların telaşı içinde” dedi. Abdüllatif Şener törendeki tepkilerin “doğal olduğunu” söylerken Mehmet Ali Şahin, protestocular hakkında yasal işlem yapılmasını istedi. Cenazede on binlerce kişi bakanları protesto etmişti.

  • ECEVİT’İN DURUMU KRİTİK –  Eski Başbakan Bülent Ecevit, geçirdiği ağır beyin ameliyatının ardından solunum cihazına bağlanarak uyutulurken eşi Rahşan Ecevit’e de heyecanlanmaması için gün boyu ilaç verildi. Ecevit’in tedavi gördüğü GATA, siyasetçisinden komutanına ; partiliden sade yurttaşa yüzlerce kişi tarafından ziyaret edildi.

  • 19 MAYIS’TA SEVGİ SELİ –  19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm yurtta, dış temsilciliklerde ve KKTC’ de törenlerle kutlandı. Pek çok ilden Ankara’ya giderek Anıtkabir’e akın eden yurttaşlar, doğumunun 125. yıldönümünde Ata’sına sevgisini ve bağlılığını sundu. Danıştay’a yapılan saldırı nedeniyle bu yıl daha görkemli geçen 19 Mayıs kutlamalarında “laiklik” ve “birlik” vurguları yapıldı.

  • AB’DEN LİMAN VE REFORM UYARISI – Devlet Bakanı Ali Babacan’la bir araya gelen Rehn, Ankara’nın yasal, siyasi ve demokratik reformlar konusunda ciddi adımlar atmasının zamanı geldiğini söyledi.Rehn ifade özgürlüğü, kültürel haklar ve dini özgürlüklere yönelik reformlara atılacak somut adımların yanı sıra Terörle Mücadele Yasası’nın reform sürecini baltalamaması gerektiğini belirtti.

  • POLİSTEN ATATÜRK RESMİNE TEPKİ –  İstanbul’da Atatürk fotoğrafı taşıyan öğrencileri ‘uyaran’ polis, Samsun’da göğsüne “Laik insanız laik kalacağız” işlemesi yaptıran yurttaş ile işlemeyi yapan kuaförü gözaltına aldı. Burdur’da ise İl Jandarma Komutanı ve Garnizon Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Aydın Bacık, kutlamaların yapıldığı stadın şeref tribününde, aralarında AKP Burdur Milletvekili Bayram Özçelik’in eşinin de bulunduğu türbanlı kadınları fark edince stadı terk etti.

  • ÖRGÜTÜN BAŞINDA AVUKAT VAR – Medya-siyaset ikileminde, şeriatçı-dinci yapılanma ve şiddetin ağırlığı yükseliyor. AKP iktidarınca desteklenen ve laik kesimleri hedef alan şeriatçı gazeteler saldırganları ciddi etkiliyor. Cumhuriyetçi çevreleri sindirmeye ve geri adım attırmaya yönelik yayınlarının siyasilerce desteklendiğini gören radikal gruplar da, medya-siyaset ikileminde öfkeyi şiddete dönüştürmekten kaçınmıyor.

  • DİNCİ BASIN YİNE ÇARPITIYOR – Anadolu’da Vakit gazetesi, bu kez ‘Vakit gazetesi yazarlarının hedef gösterildiğini’ yazdı. Saldırgan Alparslan Arslan’ı ‘Atatürkçü’ olarak tanıtmaya çalışan dinci basın, Melih Aşık, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun’un de aralarında olduğu gazetecilerin yazılarını eleştirdi.

  • TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR – Mesajlarda, Cumhuriyet’e sözle değil elbirliğiyle sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekildi. Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay’a yapılan saldırıları şiddetle kınayan sivil toplum kuruluşları, kadın örgütleri ve meslek odaları, saldırıların Türkiye’de yaşanan ve her gün daha da yükselen tehlikeyi gözler önüne serdiğini vurguladı.

21 Mayıs

  • HEDEF  CUMHURİYET  –  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in  “Bir uçta Vakit neyse diğer uçta da Cumhuriyet o” sözlerine CHP ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan büyük tepki geldi.

  • BAŞBAKAN SAÇMALIYOR – Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde düzenlenen “Trakya Türkiye’ye  Sahip Çıkıyor” mitingine yaklaşık 40 bin kişi katıldı. Deniz Baykal konuşmasında Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay’a  yönelik saldırıların ardından tutumunu eleştirerek “Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanlarının da saçmalama hakkı varmış. Başbakan, suçluluk telaşı içinde konuşuyor, saçmalıyor” dedi.

  • ERDOĞAN’DAN TEPKİ –  Başbakan Erdoğan, Danıştay 2. Dairesi’ne yönelik saldırıya karşı gösterilen tepkileri, “Duyarlılık takdir edici… Ancak bu bir tek güne, tek bir olaya bir reaksiyon olarak kalmamalı, daimilik kazanmalı” sözleriyle değerlendiren Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ü  ve “duyarlılığı anlıyorum” diyen bakanı Abdüllatif Şener’i eleştirdi. Erdoğan, “Geleceğe yönelik olarak bu tür eylem ve tepki içinde olmayı beklemek, bunlara yönelik olarak tavsiyelerde bulunmak asla doğru bir yaklaşım değildir. Söylenen her sözün bir bedeli vardır” dedi.

  • GAZETEYE BAKIP PLANLADIM – Avukat Arslan’ın, Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırı düzenlemeye, “Karikatür krizi” olarak nitelendirilen yayınlar sırasında karar verdiğini söylediği belertildi. Arslan’ın, Danıştay 2. Daire Başkanı ve üyelerinin dinci Vakit gazetesinde yayımlanan fotoğraflarını keserek cebine koyduğunu söylediği, gazete kupürüne her bakışında Danıştay üyelerine kızdığını ve eylemi yapmayı planladığını anlattığı aktarıldı.

  • SINIFTA SADECE BEŞ KİŞİ OKUMA BİLİYOR –  Muş Valisi İbrahim Özçimen, incelemelerde bulunduğu Bostankent köyünde İlköğretim okulunun 40 mevcutlu 1. sınıfında öğrencilere tek tek kitap okuttu. Sınıfta sadece 4-5 öğrencinin  okuma-yazma öğrendiğini görünce şaşkınlık yaşadı. Özçimen, “Eğitim yılının sonuna gelmiş durumdayız ve halen okuma-yazma bilmeyen öğrencilerin olması üzücü” diye konuştu.

  • TÜRK’TEN ERDOĞAN İDDİASI – Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eşbaşkanı Ahmet Türk, Başbakan Recep  Tayip Erdoğan’ın aydınlarla görüşmesinde Kürt sorununun var olduğunu, bu sorunun oluşmasında hatalarının olduğunu da kabul ettiğini iddia etti.

  • ERTELEME SÜREKLİ TEHDİT –  Muhalefet partilerinin dış politika kurmayları Fransa’daki Ermeni tasarısının ertelenmesiyle, yasanın Türkiye’yi tehdit aracı olarak kullanılabileceğine dikkat çektiler. Onur Öymen, “Tasarının ertelenmiş olması, Türkiye’nin başında ‘Demoklesin kılıcı’ gibi sallanmayacağı anlamına gelmiyor’ dedi.

  • TÜRKİYE’DE 70 BİN KAÇAK ERMENİ VAR –  Türkiye’de yaklaşık 70 bin Ermeni’nin kaçak ya da çalışma izni bulunmadan yaşadığı öğrenildi. Konuya ilişkin bilgi veren diplomatik kaynaklar, “Türkiye bu durumu uzlaşı tutumunun, hoşgörünün simgesi olarak görüyor ve bu konuda işlem yapmıyor” dediler.

22 Mayıs

  • BAKAN GAFLET İÇİNDE –  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şahin’in, Atatürkçü çizgisinden 83 yıldır ödün vermeyen Cumhuriyet Gazetesi ile şeriat yanlısı Vakit gazetesini aynı kefeye koymasına toplumdan tepkiler geliyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç  “Bakan Şahin’in kendilerini destekleyen bir yayın organını da kapsayan benzetmesi mantığa da pek uymayan bir biçime dönüşmüş durumda. Cumhuriyet’e yersiz ve yakışıksız bir suçlamada bulunmak için kendi yandaşını da suçlamaktan kendini alıkoyamamış oluyor” diye konuştu. Şahin’in yaklaşımının son derece rahatsız edici olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi, “İşte Türkiye’nin tehlike olarak gördüğü, halkın rahatsızlığının son noktaya ulaşmasının nedeni bu anlayış ve zihniyettir” dedi.

  • CHP: ÇARE MİLLETTİR – CHP Lideri Baykal,laikliği korumak için çarenin ‘kurumlar’ değil, millet olduğunu vurgulayarak “Millet olarak laikliği sandıkta koruyamazsak, Türkiye sıkıntılara gidecektir” uyarısında bulundu. Millet laikliğe sahip çıkarsa AKP’nin mücadelesini kaybedeceğini, ancak demokratik hukuk devletinde var olma hakkını güvence altına alacağını belirten Baykal , “Bunun bile farkında değiller” dedi.Baykal TBMM Başkanı Bülent Arınç’ı eleştirerek 23 Nisan’da laikliğe karşı muhtıra verildiğini söyledi. Danıştay’a yapılan saldırının, toplumun yaşanan gelişmeleri daha iyi kavramasına neden olduğunu belirten Baykal, toplumda , “Nereye gidiyoruz?” sorusunun çokça sorulmaya başlandığını vurguladı.

  • ECEVİT BİR SÜRE UYUYACAK – Doktorlar, geçirdiği beyin kanamasının ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde ameliyat edilen ve solunum cihazına bağlanarak uyutulan eski Başbakan Bülent Ecevit’in durumunda  bir değişiklik olmadığını bildirdi. Bir süre daha uyutulacak olan Ecevit’in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

  • PİYASADA ZORLU HAFTA – Uluslararası para trafiğinin yön değiştirmesi ve Türkiye’de artan siyasi gerilimle birlikte piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, bu hafta da yatırımcıları zorlayacak. Uluslar arası piyasalardaki olumsuz beklentilerin artması durumunda doların 1.60 YTL’yi de geçebileceği belirtiliyor.

  • KURŞUN DEĞİL SÖZ ÖLDÜRÜR – Saldırıda yaralanan Danıştay üyesi Ayfer Özdemir “Cumhuriyet düşmanları asla beni kendilerinden tarafmışım gibi göstermesinler. Attıkları kurşun beni öldürmedi, ama bu beni öldürür” dedi.

  • TASARI DİNAMİT GİBİ – Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Vakıflar Yasa Tasarısı’nın yasalaşmasıyla azınlık vakıflarının bağış toplamalarının ve mülk alıp satmalarının önündeki engellerin kaldırıldığını  belirterek “Azınlık vakıflarının hak talep ettiği binlerce mülk arasında Ayasofya ve Fatih Camisi de bulunuyor. Yasa tasarısı dinamit lokumu gibi. Azınlık vakıfları çok büyük bir ekonomik ve siyasi güç haline getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu.

  • ‘DENİZ ÜSSÜ’ NE PROTESTO – Emperyalizme Karşı Yurtsever Cephe, ABD’nin İskenderun Limanı’nı deniz üssü olarak kullanmak istemesini protesto etti. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Başkanı Aydemir Güler ABD askerlerinin İskenderun’daki faaliyetlerini izlemek için bir komite kuracaklarını söyledi.

  • NAZIM’A YURTTAŞLIK YOK – TBMM İçişleri Komisyonu’nda oluşturulacak alt komisyon, Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladı. CHP’nin, Nâzım  Hikmet’e yeniden Türk vatandaşlığı verilmesi önerisi, tasarıda yer almadı.

23 Mayıs

  • IMF ÖNLEM İSTEDİ – ‘Cari açık büyüdü, harcamalarda ipin ucu kaçtı’ diyen IMF’ ye hükümet ‘Gereği yapılacak’ sözü verdi. IMF ile hükümet arasındaki 3. ve 4. gözden geçirme görüşmeleri tamamlandı. Ancak temmuz ayında toplanması beklenen IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun 1.9 milyon dolarlık kredi dilimini onaylaması için hükümetin sözlerini yerine getirmesi gerekiyor. Hükümet 4.5 milyar YTL’lik tasarruf tedbiri alacak, özellikle sağlık harcamalarını tırpanlayacak ve yeni ev ödevini tamamlayacak. Piyasadaki dalgalanmanın hızını hafta sonuyla birleşen 19 Mayıs tatili de kesemedi. Açıklamalardan sonra dövizdeki yükseliş hızlandı. Dolar 1.5220 YTL’ye kadar yükselirken  Avro 1.9390 YTL’den satıldı. Bileşik faiz yüzde 15.98 seviyesine vurdu. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Ulusal 100 Endeksi, 36.351.06 puanla yılın en düşük değerinden kapandı. Hisse senetleri günün tamamında yüzde 8.31 değer kaybetti.

  • İŞSİZ SAYISI 2 MİLYON 796 BİN  –  TÜİK rakamlarına göre resmi işsizlik oranı şubatta yüzde 11.9’a çıkarken iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar  da eklendiğinde oran yüzde 20.4’ü buldu. Resmi işsiz sayısı 2 milyon 796 bin kişi olurken, iş aramayıp çalışmaya hazır olan 2 milyon 488 bin kişinin 865 bini iş bulmaktan ümit kesenlerden oluşuyor.

  • HEDEF SAPTIRILIYOR – Saldırıdan sonra “dinci” olduğu belirtilen Alparsan Arslan’ın ideolojik kimliği değişerek  “ülkücüye” dönüştü. Ardından Arslan’ın “Türk-İslam sentezci” ,  bir gün sonra ise “tanıştığı” kişiler ile evindeki dergi ve kitaplar ışığında “ulusalcı” olduğu vurgusu öne çıktı. Zanlının “ulusalcılığında” karar kılınması, “Hedef mi saptırılıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

  • TAKIYYE UZMANLARI –  CHP Grup Başkanvekili Koç, toplumun AKP’nin maskesini düşürmesi gerektiğini söyledi. Son dönemde yaşanan olaylarda hükümetin sorumluluğu bulunduğunu belirten Koç, Türkiye’nin temel sorunları konusunda çözümden aciz olan AKP’nin bu nedenle tehlikeli bir gerginliğin tırmandırılmasından siyasi çıkar ve gelecek umduğunu belirtti.

  • AKP: OLAY SUNİ KURGU – AKP yöneticileri, Danıştay saldırısıyla hükümete kastedildiğini savundular. Saldırılara tepki gösteren yurttaşları hedef alan Orman Bakanı Pepe ise, ‘Tepki gösteren kafa ile tetik çeken kafa aynı’ dedi.

  • ÖĞRETMENE DİYANET’TEN İCAZET –  Prof.Dr. Ziya Selçuk’tan boşalan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu başkanlığına getirilen Prof. Dr. İrfan Erdoğan’ın adı Diyanet Vakıf Yayınları arasında çıkan ve din dersinin birinci sınıftan itibaren okutulması, din dersi öğretmenlerininse Diyanet’ten icazetname alması gerektiğini savunan “Türk Eğitim Sistemi: Alternatif Perspektif” adlı kitabın yazarları arasında yer alıyor.

  • KARACA : TÜRKİYE ÇIRILÇIPLAK –  TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca, yanlış uygulamalar nedeniyle Türkiye’nin yüzde 70’inin çöl olduğunu söyledi. 1950’li yıllarda Amerika’dan gönderilen pullukların toprağın verimli kısmını aldığını savunan Karaca, “Böylece Türkiye’de düz ovalar bile erozyonla aşınıp gitmiş. Bu sinsice bir plan. Bize ürün satmak, tarımsal topraklarımızı yok etmek için bu yola başvurmuşlar” dedi.

24 Mayıs

  • KAÇIRILABİLİRLER – Güvenlik birimlerince Danıştay baskını “sahibini arayan cinayet” olarak nitelendiriliyor. Bu tür eylemleri gerçekleştirenlerin “Kendini yakalayanın bildiğinden fazla bilgi vermeme, soğukkanlılık, profesyonellik ve yönlendirici güce sahip olma” gibi ortak özellikleri bulunduğunu belirten kaynaklar, bu özelliklerin Alparslan Arslan için de geçerli olduğuna dikkat çektiler. Teröristi, Papa suikastını gerçekleştiren Mehmet Ali Ağca’ya benzeten uzmanlar, “hiçbir şeyci” dedikleri Arslan’ın “çok profesyonel bir katil” olduğunu söylediler. Arslan’ın sorgusu sırasında  “minimum bilgiyi vererek, maksimum kurtuluşu planladığını” anlatan kaynaklar, “cezaevinden bile kaçırılabileceğine” dikkat çektiler.

  • İNTERNETTE ÖLÜM OYLAMASI –  Danıştay’a kanlı baskın, radikal İslamcıları sevindirdi. Bir internet sitesinde “Türban düşmanlarından biri gebertildi, şimdi sıradaki kim olsun?” oylaması yapılmaya başlandı. Forum sayfasına yazı gönderenler, Cumhurbaşkanı Sezer, YÖK Başkanı TEZİÇ gibi isimlerin öldürülmesini öneriyor.

  • ECEVİT’İN  DURUMU KÖTÜLEŞTİ –  Geçirdiği beyin kanaması sonucu 18 Mayıs’ta Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde ameliyat edilen eski Başbakan Bülent Ecevit’in sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Uyutulması için verilen ilaçların önceki gün sabah kesilmesine karşın Bülent Ecevit’in durumunda beklenen değişiklikler olmadı. Ecevit’in tedavisi yaşam destek ünitesine bağlı olarak sürdürülüyor. Ecevit için açılan ziyaretçi defterlerinden 7 cildin dolduğu, bunlara 10 binin üzerinde Ecevit’i anlatan ve geçmiş olsun dileklerini içeren mesaj yazıldığı belirtildi.

  • İŞ ADAMLARI KÜSÜYOR – İngiliz gazetesi Financial Times , laik ve serbest ekonomiden yana iş dünyasının, Ankara’daki toplumsal anlamda muhafazakâr ve İslami köklere sahip hükümete karşı sabrının tükendiğini yazdı. Haberde iş dünyasının hükümetle arasını açan son olayın, Serdengeçti’nin Merkez Bankası başkanlığının sürmesi isteklerinin kabul görmemesi olduğu öne sürüldü.

  • AF ÖRGÜTÜ : İŞKENCE SÜRÜYOR – Uluslararası  Af Örgütü, insan haklarının ihlallerini incelediği yıllık raporunda, Türkiye’ye üç sayfa ayırarak demokratikleşme konusunda yapılan reformlarda yaşanan yavaşlamaya dikkat çekti. Uluslararası af örgütü, Türkiye’de ifade özgürlüğü, işkence, kötü muamele, adil yargılama ve vicdani ret konularında hâlâ  sıkıntılar yaşandığını bildirdi. Örgütün raporunda büyük devletlerde güvenlik bahanesiyle hak ihlallerini görmezden gelmekle suçlandı.

  • SAĞLIKTA TASARRUF ‘ÖLDÜRECEK’  – Türk Tabibleri Birliği 2. Başkanı Bakkalcı, hükümetin ‘ek katkı payını arttırmak, ödeme sevkini kısıtlamak’ gibi önlemleri düşündüğünü belirterek ‘Gücü olan ödeyecek, olmayan hizmete ulaşamayacak’ dedi.

  • KRİZ SANDIKTA  ÇÖZÜLECEK –  CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’deki siyasal sorunun kaynağının  işbaşındaki iktidarın anayasal sistemin temel dengelerinde değişiklik yapma çabasından kaynaklandığını ifade etti. Deniz Baykal, geçmişte kurumların güvencesi altında görünen “laikliğe” artık Türk toplumunun sahip çıktığını ve bunun kendisini umutlandırdığını söyledi. Baykal, “Türkiye’de çıkış yolu var. Siyasi krize, siyasetle, sandıkla  çare bulacağız” dedi.

  • AKP KADROLAŞMA REKORU KIRDI – Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, iktidarın ırkçı-gerici kadrolaşmasını protesto etmek amacıyla 26 Mayıs’ta Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını açıkladı.

25 Mayıs

  • GERÇEK KATİL KİM? – Erdoğan’ın sözleri Danıştay baskınının ardındaki ismi bildiğini düşündürtüyor. Başbakan Tayip Erdoğan, Danıştay’a yapılan saldırıyı “kanlı komplo” olarak nitelendirirken, bunun arkasından  ihanet çetesinin çıktığını söyledi. Provokatörlerin tetikçileri kullandığını  belirten Erdoğan, “Katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçanların olduğunu da görüyoruz. Bu akla zarar, endişe verici reaksiyonlar yanlış olmuştur.  Millet nezdinde siyaset yapmak isteyenler şunu bilmelidirler ki, karanlık odakların provokatif diliyle konuşmak kimseye bir şey kazandırmaz” diye konuştu.

  • IVIR ZIVIR AÇIKLAMALAR – AKP hükümetinin, Danıştay’a saldırının “türban kararı” nedeniyle yapıldığını unutturmak için Susurluk’la ilişkilendirmeye çalıştığını ileri süren  CHP Lideri Deniz Baykal, terörist Alparslan Arslan ile eski yüzbaşı Muzaffer Tekin arasındaki telefon konuşmalarının bağlantıyı ortaya çıkaracak tutanakları bulunmadığını, ortada sadece Başbakan ve bakanların “ıvır zıvır açıklamaları” olduğunu söyledi. Baykal, halka başka bir senaryoyu kabul ettirmeye çalışan hükümetin şeytan taşladığını vurguladı.

  • SORUŞTURMA SAPTIRILIYOR – Medya-siyaset-tetikçi üçgeninde dezenformasyonla beslenen psikolojik savaş soruşturmayı saptırıyor, gerçek zanlı ve kuşkulular hedef dışına çıkarılıyor. Cumhuriyet ve Danıştay’a yönelik saldırıları çözecek anahtar, ülkenin laik kurumlarını hedef gösteren gerici medya, Cumhuriyet’e atılan bombaları “ne olmuş yani” diye karşılayan Başbakan ile şeriatçı-eylemci gelenekten gelen tetikçinin oluşturduğu karanlık silsilede asılı duruyor.

  • İŞ DÜNYASI İLE İLETİŞİM KOPTU –  İşadamlarına göre hükümetin ekonomiye bakışı olumlu yönde değişmedi ve dağınıklık yaşanıyor. Hükümetin ‘gizli gündemi’  olduğunu düşünen işadamlarına göre özellikle Merkez Bankası başkanlığı konusunda görüşlerinin dikkate alınmaması  iletişim kopukluğunu derinleştirdi. Eski TÜSİAD  Başkanı Özilhan , hükümketin tutumu nedeniyle ekonomideki dalganın etkilerinin büyüdüğünü vurguladı. Anadolu’daki işadamlarına göre hükümette  “görememe” hastalığı var.

  • UMUTLAR AZALIYOR – Yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması nedeniyle geçirdiği beyin ameliyatının ardından uyutulma işlemi pazartesi günü sona erdirilen eski Başbakan Bülent Ecevit komadan çıkamıyor. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden  yapılan yazılı açıklamada, Ecevit’in koma durumunun sürmekte olduğu, tedavisinin yaşam destek ünitesine bağlı olarak sürdürüldüğü duyuruldu. Hastane önünde bekleyen partililerin yanına gelerek Ecevit’in sağlık durumu hakkında bilgi veren DSP’li Sezer, Ecevit’in çok büyük zorlukları aştığını, bunu da aşacağını umduğunu söyledi. Sezer, “Sayın Ecevit, içinde bulunduğu bu durumu aşacak, Türkiye de içinde bulunduğu durumu aşacak” dedi.

  • EMEKLİYİ ÖLÜME TERK EDİYORLAR – Kalbine takılan stentin değişmesi için istenen 3 bin 500 YTL’yi bulamayan 65 yaşındaki emekli Sait Erdoğan, “AKP’nin ucuz ilaç ve tedavi hizmetleri ‘paran yoksa öl’ mantığının işlemesidir.

  • ERDOĞAN’I KURTARDI, SİİRT’İ KOKUTTU… –  Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın seçim bölgesi Siirt’te bazı temizlik işçilerinin gerekçesiz olarak işten çıkarılmasını protesto eden işçilerin eylemi 5. gününe girdi. Kent merkezinde çöp yığınları oluşurken bölge halkı salgın tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Milletvekilliğinden istifa ederek Başbakan Erdoğan’a Meclis yolunu açan Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül, hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle zor günler geçiriyor. DTP’li belediye meclis üyelerince  trilyonları bulan yolsuzluk  yaptığı iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunulan Gül’ün seçimler öncesi verdiği vaatleri yerine getirmemesi de eleştirilere neden oluyor.

  • ALEVİLER ATATÜRK’E SADIK KALDI – Washington Times, AKP tarafından dışlanan Alevilerin laiklik endişelerinin arttığı yorumunu yaptı. AKP milletvekilleri arasında bir tek Alevinin bulunmadığını belirten gazete, Alevilerin “Türkiye’nin gerçek ikinci sınıf vatandaşları” olduğunu ileri sürdü. Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu’ nun Alevileri Sünni olarak gördüğü yorumunu yapan gazete, en büyük şikâyet konusunun cemevlerinin ibadethane olarak görülmemesi olduğunu belirtti.

  • ERDOĞAN’IN FİKRİ ÖZAL’IN ZİKRİ Mİ?  –  AKP’nin kuruluşunun perde arkası mimarlarından olan Korkut Özal, kritik dönemeçlerde ortaya çıkarak önemli açıklamalarda bulunuyor. Korkut Özal, son olarak Erdoğan’ın cumhurbaşkanı değil, Türkiye’nin ilk başkanı olmayı hedeflediğini söyleyerek  yeni bir tartışma başlattı.

  • AKP’DE ŞERİATA ÖVGÜ İNADI – Yerel yönetimler, cumhuriyetin temel değerlerini hedef almaya devam ediyor. AKP’li Eyüp Belediyesi’nce dağıtılan “Peygamberimizin Kısa Hayat Kronolojisi” adlı kitapta, “İslamın kesin emri olan örtünmeyi inkâr edenlerin art niyetli olduğu” iddia edilirken kamu alanındaki türban yasağını da İslam düşmanlığı olarak nitelendiriyor. AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin ise öğrencilere dağıttığı trafik rehberinde trafik kazaları, ‘takdiri ilahi’ olarak yorumlanıyor.

  • ‘SORUŞTURMAYI HÜKÜMET YAPIYOR’ – Onursal Başsavcı Sabih Kanadoğlu, saptırıldığı ve yönlendirildiği izlenimi veren soruşturmada gerçeğin ortaya çıkacağını sanmanın ‘safdillik’ olacağını vurguladı.

26 Mayıs

  • LAİK ÖFKEYE OPERASYON –  Danıştay baskınında, hedef saptırma girişimlerinin altında toplumsal patlama endişesi var. Danıştay üyesi Mustafa Özbilgin’in cenazesinde AKP iktidarına yönelik başlayan ve yurdun büyük bölümüne yayılan öfke, hükümeti ciddi biçimde ürkütüyor. Hükümet ve destekçileri, öfkenin büyümesinden ve AKP iktidarını olası seçim öncesi ciddi biçimde kıskaca almasından büyük endişe duyuyor. Bu nedenle gerici saldırılar, varlığı ya da bağlantıları bir türlü açıklanamayan “çete” lere mal ediliyor. Bu amaçla büyük çaba harcanıyor. Örneğin basının ısrarla gündemde tuttuğu Ata Ocakları yetkilisi Ayhan Parlak’ın Cumhuriyet ve Danıştay’a yönelik saldırılarla “derin bir bağlantısı” sının olmadığını, Mardinli Ö. Diye birinin de polis tarafından aranmadığını güvenlik birimleri söylüyor. Bingöllü tetikçi Arslan’ın önce ülkücülere yanaştığı, daha sonra radikal İslamcı olduğu belirtiliyor.

  • ERHAN  TİMUROĞLU TUTUKLANDI –  Cumhuriyet ve Danıştay saldırısı olayıyla ilgili olarak İstanbul’da jandarmaya teslim olan Erhan Timuroğlu gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı Emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu, “ Devletin güvenlik yetkililerinin başındaki kişi dahi çetenin adını koyamıyorsa, devletin adını vermeye cesaret edemeyeceği boyutlarda bir çeteyle karşı karşıyayız” dedi.

  • KRİZE GİRMEK ÖZEL MAHARET GEREKTİRİR –  TOBB’nin kurduğu Türkiye Ekonomi Politikaları Vakfı’na bağlı İstikrar Enstitüsü’nün başına geçen eski Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, piyasalarda çalkantıların olmasının normal olduğunu belirterek “Türkiye’nin durumu 2001 gibi olur ya da ondan öncekiler gibi olur diye düşünülüyorsa, açık söyleyeyim istikrarda çok mesafe alınmıştır,çok özel maharet gerektirir oraya gitmek. Öyle bir endişeyi paylaşmıyorum” dedi.

  • ‘PARTİ DEVLETİ ÇABASI VAR’  –  CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, hazırlık soruşturmasının gizliliği ilkesinin hükümet üyeleri tarafından ihlal edildiğine dikkat çekerek savcıları göreve çağırdı. Koç, bazı medya gruplarının “hükümete bir şey olmasın diye”  feryat figan konumunda olduklarını söyledi.

  • YARGININ TOKADI BAŞBAKAN ERDOĞAN’A –  CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, yerel mahkemenin TÜPRAŞ’ın yüzde 14.76 hissesinin Ofer grubuna satışının iptal kararının Başbakan Tayip Erdoğan’a yargı tarafından atılmış bir “tokat” olduğunu belirtti.

  • YÖNETEMEYEN BİR HÜKÜMET VAR – DYP lideri Mehmet Ağar, AKP’nin kendini hâlâ  muhalefet sandığını belirterek sürecin seçime doğru gittiğini savundu.

  • LAİK ÖFKEYE OPERASYON – Güvenlik birimleri, basının ısrarla gündemde tuttuğu Ata Ocakları yetkilisi Ayhan Parlak’ın Cumhuriyet ve Danıştay’a yönelik saldırılarla “derin bir bağlantısının” olmadığını, Mardınli Ö. Diye birinin de polis tarafından aranmadığına dikkat çekiyor. İktidar ve yandaş basın, Mustafa Özbilgin’in cenazesinde oluşan laik öfkenin hedefini şaşırtmaya, tetikçi Alparsan Arslan ile arkasındaki gerici organizasyonu perdelemeye devam ediyor.

  • ADINI VERMEYE CESARET EDEMİYORLAR – Saldırılara karıştığı belirlenen Erhan Timuroğlu çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Türkiye Emekli Subayları Derneği Genel Başkanı Küçükoğlu, “Herkes eteğindeki taşları döksün. Olayın ardındakiler aydınlansın” dedi.

27 Mayıs

  • REKLAMA İNCELEME – Cumhuriyet Gazetesi’nin “Tehlikenin farkında mısınız?” ilanı bazı çevrelerde rahatsızlık yarattı. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’nün 22 Mayıs 2006 tarihli resmi yazısına göre Cumhuriyet gazetesinin “ Tehlikenin Farkmında mısınız?” reklamı bakanlığa yapılan başvurular üzerine reklam kurulunca incelemeye alındı. Bakanlığın incelemeye gerekçe olarak, “Tehlike kelimesi ile İslam dini  ya da bu dinin çeşitli argümanlarının ima edilmekte olduğu, bu durumun İslami değer yargılarına önem veren toplum kesimi tarafından farklı algılanabileceği” iddiasıyla yapılan başvuruları göstermesi dikkat çekti.

  • AZARLAMA PANİĞİN SONUCU – Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik’i türban genelgesi için azarlayan Erdoğan’a tepki yağdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Başbakan’ın türban konusu gündeme geldiğinde bütün ölçüleri bir kenara bıraktığını söylerken CHP Genel Başkan Yardımcısı Nüzhet Kandemir, “Başbakan, büyükelçiyi bu şekilde küçük düşürerek cumhuriyeti rencide ediyor” dedi.

  • TÜRBAN GENELGESİ AKSU’NUN  ÇIKTI –  İrtemçelik Erdoğan’ın, “Ben böyle bir genelge olduğunu zannetmiyorum. Bu nedenden, büyükelçiden bu genelgeyi bir göreceğim. Böyle bir uygulama söz konusu olamaz” sözleri üzerine, toplantının sonrasında genelgeyi Başbakan’a gösterdi.

  • DARBE DEĞERLENDİRMESİ – 1950’den bugüne demokratik yaşamımızda 4 kez askeri müdahale oldu. Kimi yazarlar ve politikacılar bu dört askeri müdahaleyi aynı kefeye koyarlar ve hepsini demokrasi karşıtı hareketler olarak yargılarlar. Oysa, bu dört “askeri müdahale” birbirinden ayrıdır. 27 Mayıs hareketinin en önemli ürünü, ülkeye çağdaş bir anayasa kazandırmasıdır. “Sosyal devlet” ve “insan hakları” kavramlarının girmesi, yönetimin bütün eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olacağı ilkesiyle,  “yasama organının yargısal denetimi” ve “hukukun üstünlüğü” ilkesi sağlanmıştır.

  • TETİKÇİ ARSLAN HEP SUSTU – Alparslan Arslan ve birlikte hareket ettiği sanıkların kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde “Allah’ın Askerleri” yapılanmasından söz ettikleri saptandı. Arslan, bu yapılanmadan “haberinin” olmadığını savunurken, türban kararını yanlış olarak nitelendirerek “Allah’ın kanunu üstünde bir kanun ya da karar yoktur” dedi.

  • YENİ OLUŞUM ARAYIŞI – Haberal’ın önderliğinde kurulan Diyalog Grubu, AKP’ye karşı seçenek oluşturmaya çalışıyor. Süleyman Demirel’in de destek verdiği grubun öncelikli hedefi, AKP hükümetine karşı alternatif bir oluşuma gitmek. Ancak bunun gerçekleştirilememesi durumunda ilk genel seçimde sandığa gidecek seçmen sayısını artırarak mevcut partilerin AKP karşısında daha fazla güçlenmesi amaçlanıyor.

  • ÇÖMEZ’DEN AKP YÖNETİMİNE ‘YOLSUZLUK’ MEKTUBU – AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Hatay’daki yolsuzluk iddialarını gündeme getirdiği için kesin ihraç istemiyle Müşterek Disiplin Kurulu’na sevk edilen Hatay Milletvekili Fuat Geçen’e destek verdi. Kurul başkanı Hakkı Köylü’ye bir mektup yazan Çömez, “Lütfen hakkı teslim edin, hata yapmayın” dedi.

  • ‘İÇKİLİ YER’ GENELGESİNE GEÇİT YOK – Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, İçişleri Bakanlığı’nın, “içkili yer bölgesi tespiti” ne ilişkin genelgesinin yürütmesinin durdurulması kararına yapılan itirazı reddetti.

  • ‘ÖRGÜTÜN ADINI BULSUNLAR KONUŞALIM’ – Sincan F  Tipi Cezaevi’nde kendisini ziyaret eden meslektaşlarına yaptığı açıklamada PKK ve Ulusalcılarla irtibatlandırılmasına kızdığı belirtilen Arslan, “Sakladığım bir şey yok. Ben yaptım, kendim yaptım. Kimsenin suçu yok. Saldırı, sadece türban konusuna kişisel tepkimdir. Bana örgüt yakıştırmak isteyenler önce adını bulsun” dedi.

28 Mayıs

  • SENARYO ÇÖKTÜ –  Kanlı Danıştay baskınına ilişkin hükümet kaynaklı iddialar, kanıtlarla desteklenemiyor. Cumhuriyet gazetesine ve Danıştay’a yönelik saldırıların ardında Susurluk’a kadar uzanan kirli yapılaşmanın bulunduğuna dair görüşler, eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin’in mahkeme tarafından serbest bırakılması ile dayanaksız kaldı. Soruşturmada, saldırının gerçekleştirildiği güne dönülürken, gelinen nokta nedeniyle hükümetin soruşturmayı yönlendirdiğine ve çıkmaza soktuğuna ilişkin kuşkular daha da güçlendi. Tetikçi Alparslan Arslan’ın Danıştay baskınını kastederek “ Onu yapana kadar yemek yemeyeceğim” dediği öğrenildi. Sanıkların, Cumhuriyet gazetesine 3. bombalı saldırıyı polis varlığına karşın yapabilmiş olmakla övündükleri ve bombaları başörtüsü ile attıklarını söyledikleri belirlendi. Saldırının ardından Osman Yıldırım, Alparslan Arslan’ı “Allah’ın askeri”  olarak nitelendirmiş.

  • CHP: TEHLİKEYİ GÖRMEYEN Mİ VAR? – Cumhuriyet gazetesindeki “Tehlikenin farkında mısınız?” reklamına bakanlık tarafından inceleme başlatılmasına tepki gösteren Mustafa Özyürek, “ Aslında hükümet bu vesileyle Cumhuriyet gazetesine olan husumetini ortaya koymuştur” dedi. Oğuz Oyan da kararı yadırgatıcı bulduğunu belirterek, Cumhuriyet’in bugünkü toplumsal doku itibarıyla tehlikenin sürekliliğini vurguladığını söyledi.

  • MAĞDUR FERYADI – Başbakan Recep Tayip Erdoğan, yeşil sermayeye parasını kaptıran gurbetçinin feryadına, “parayı verirken bana mı sordunuz?” diye yanıt veriyor, ancak AKP’li bakan, milletvekili ve belediye başkanlarının isimlerinin YİMPAŞ’la  anılmasını görmezden geliyor.

  • HÜKÜMETE CİDDİ UYARI – TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, büyüyen cari açığın ciddi bir risk olduğunu vurgulayarak “ Ortada risk yokmuş, her şey yolundaymış gibi davranamayız” dedi.

  • SOL, SOLUN KURDU OLMAYACAK – 10 Aralık platformu’nun toplantısında konuşan Çelebi: “Amacımız geniş bir kitle hareketi yaratmak” dedi. “Sağ-sol ayırımı yapmadan bir araya gelelim’ söyleminin gerçekçi bir yol olmadığını söyleyen DİSK Başkanı Çelebi, ‘ Bu bize göre gerçekçi bir yol değildir. Bizim yolumuz geniş bir sol kitle hareketini yaratmaktır” dedi.

  • LAİK TÜRKİYE DEME ZAMANI – KESK Genel Başkanı Tombul IMF işbirlikçilerinin 70 milyonun geleceğini kararttığını söyledi. Türkiye’nin her geçen gün kaosa sürüklendiğini belirten KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, IMF direktifleriyle hazırlanan Sosyal Güvenlik Yasası’na karşı mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.

  • BİZİ SATANLARI BİZ DE SATACAĞIZ –  Şekerpancarı üreticileri ve şeker fabrikaları çalışanlarının Eskişehir ve Burdur’da düzenledikleri mitinglerde AKP hükümetinin özelleştirme politikaları protesto edildi.

  • EĞİTİM-SEN ANKARA’YA YÜRÜYOR –  Eğitimdeki baskı,sürgün, kadrolaşma ve AKP iktidarının gerici politikalarına karşı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (EĞİTİM-SEN)  önceki gün İzmir, İstanbul ve Şanlıurfa’dan eşzamanlı başlattığı “Ankara’ya Yürüyüşü” dün Adana’da devam etti. Eğitim emekçileri, Eğitim-Sen Başkanı Alaaddin Dinçer ve 53 şube başkanının katılımıyla Eğitim-Sen şubesi önünde toplanarak “Baskı, sürgün, kadrolaşma değil, demokratik bir yasa istiyoruz” pankartı açtı. Emekçiler, TMY,Özel Okullar, Genel Sağlık Sigortası ve Sosyal Güvenlik yasalarının geri çekilmesi yönünde dövizler taşıyarak ve “Baskılar bizi yıldıramaz” , “Zafer direnen emekçinin olacak” , “Baskı,sürgün değil insanca yaşamak istiyoruz” , “Irkçı, gerici kadrolara hayır” ,  “Parasız eğitim, parasız sağlık” sloganlarını atarak Uğur Mumcu Alanı’na dek yürüdü. Yürüyüş boyunca emekçilere , yürüyüş güzergahındaki  yurttaşlar ve inşaatlarda çalışan işçiler de alkışlarla destek verdi. Alanda bir konuşma yapan Dinçer “Milli Eğitim Bakanlığı’nın yıllardır sağ iktidarlar tarafından arpalık olarak kullanıldığını” söyledi. Açıklamanın ardından eğitimciler otobüslerle Konya’daki yürüyüşe katılmak üzere hareket ettiler.

  • AKARYAKIT ENFLASYONU 7’YE KATLADI – Akaryakıt fiyatları son bir yılda yüzde 15.59’la yüzde 33.73 arasında değişen oranlarda zamlandı. Söz konusu artışların önemli bir kısmı bu yılın ilk 5 ayında gerçekleşti.

  • KAYBEDENLERİ BİLİYORUZ –  Dünyada 41.642, Türkiye’de ise 1128 siyasi kayıp var. Diyarbakır’da yapılan, 18 ülkeden delegelerin de katıldığı “Kayıplar Kurultayı” nda hükümetlerin kayıp politikaları ve deneyimler aktarıldı. Türkiye’den kayıp yakınlarının astığı pankartta  “Susurluk’tan Şemdinli’ye  Kaybedenler Yargılansın” deniliyordu… Yani insanları kimin, neden kaybettiğinin nedeni belliydi.

29 Mayıs

  • AKP’NİN TÜRKİYE’Sİ – Anne-bebek ölümlerinde AB’yi, işsiz-eğitimsiz gençlerde OECD’yi geride bıraktı. İrlanda’da yüz binde 4, İtalya, Fransa ve İspanya’da yüz binde 5 olan anne ölüm oranları Türkiye’de ise yüz binde 49.2 düzeyinde. 5 yaş altı ölüm hızı ise İtalya’da binde 4, Yunanistan, Fransa ve Almanya’da binde 5, Türkiye’de binde 37. Türkiye, Sırbistan ve Bulgaristan’ın da gerisinde. Bebek ölüm hızı ise ancak binde 28.7’ye düşürülebildi. Türkiye’deki 15-19 yaşları arası kızların yüzde 44.3’ünün, erkeklerin ise yüzde 22.6’sının ne çalıştığı ne de okula gittiği bildirildi. Böylece 15-19 yaş aralığındaki her üç gençten birinin hem işsiz hem eğitimsiz olduğu ortaya çıktı. TİSK araştırmasına göre, bu oranlarla  Türkiye, OECD ülkeleri içinde “en kötü durumda bulunan ülke” olarak belirlendi.

  • HÜKÜMETTE DANIŞTAY ŞOKU – Danıştay’a yapılan saldırının hemen ardından ‘derin devlet’ imalı çete açıklamaları yapan Erdoğan ve AKP yöneticileri zor durumda kaldı. Eski ordu mensupları ve derin devlet ilişkilerinin kilit ismi olarak gösterilen Tekin serbest kalınca AKP’liler ‘acele yorum’ yapmaktan kaçınmaya başladı. Danıştay’a yapılan silahlı saldırı nedeniyle gözaltına alınan ve sorguları Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde tamamlanan iki kişi daha serbest bırakıldı.

  • KUR ARTIŞI ZAM GETİRDİ –  Döviz kurlarındaki artı, ithal otomobil ve beyaz eşya fiyatlarına ortalama yüzde 5 olarak yansıdı. Beyaz eşya ithalatçısı Turgay Cesur “Haziranda da zam gelebilir” derken Opel satıcısı  Sami Vural “yüzde 5 zam yaptık, artış bununla kalamaz” diye konuştu. İthal mobilyacı Murat Çermik de kur artışının müşteri sayılarını yarı yarıya etkilediğini belirtti.

30 Mayıs

  • YOLSUZLUK İSYANI – AKP’li Fuat Genç,  ‘Millet AKP’ye tuz diye oy verdi. Tuz da kokmaya başladı’ dedi. Parti içindeki yolsuzlukları eleştirdiği için kesin ihraç istemiyle Müşterek Disiplin Kurulu’na sevk edilen Fuat Genç, yolsuzlukla mücadelede kararlılık kaydedilirken, parti yöneticileriyle ilgili çok önemli bilgi ve belgeler ortaya konularak yolsuzlukla ilgili suçlamalar getirildiğini vurguladı.

  • DİPLOMALI İŞSİZ ORDUSU – İstihdam sorunu çözülemediği için nitelikli işgücü,  çözümü  yurtdışına gitmekte arıyor. Yüksekokul ve  üniversite mezunu işsiz sayısı 2002 yılında 21 bin 523, 2003’te 46 bin 625, 2004’te 76 bin 724, 2005’te ise 57 bin 892 olarak tesbit edildi. İşsizlik nedeniyle yaşanan beyin göçüne dikkat çeken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, sorunun çözümü için  üniversite ve sivil toplum kuruluşlarını işbirliğine davet etti.

  • HÜKÜMET SAĞLIKTA ÇÖKTÜ – CHP Ordu Milletvekili Sami Tandoğdu, yanlış uygulamalarıyla sağlık harcamalarını arttıran AKP’nin IMF talimatıyla bu harcamaları kısmaya çalıştığını belirtti. Tandoğdu, ‘SSK, sadece 6 kalem ilaçta 92 trilyon fazla para verdi’ dedi.

  • PARAYI ESKİ ARKADAŞLARI TOPLADI –  CHP’li Bihlun Tamaylıgil, Başbakan Erdoğan’ın İslami holdingzedeleri  azarlamasına tepki gösterdi. TBMM İslami Holdingleri Araştırma Komisyonu üyesi Tamaylıgil, AKP’nin de önergesiyle kurulan komisyonun önemli sonuçlara ulaştığını, hükümetin bu konuda “yasal düzenleme sözü” verdiğine dikkat çekerek “Hükümet bu konuda hiçbir adım atmadığı gibi, Başbakan’ın, sorununa çözüm isteyen vatandaşı azarlaması, AKP’nin  samimiyetsizliğini ortaya koyuyor” dedi.

  • NEWSWEEK’TEN DANIŞTAY SALDIRISI YORUMU –  Danıştay’a yapılan saldırının Türk hükümetini “kriz” e soktuğu iddia edildi. Newsweek dergisi, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “askeri darbe” ile görevinden uzaklaştırılması gibi bir durum söz konusu olmadığını ancak Erdoğan’ın kariyerinin “en ciddi”  krizle karşı karşıya olduğunu savunurken “Sonun Başlangıcı mı?” yorumunu yaptı.

  • KARUN HAZİNESİ ÇALINMIŞ – Bakan Koç, Uşak Arkeoloji Müzesi’ndeki kimi eserlerin sahte olduğunu doğruladı. Uşak Valisi, 5 ay önce imzasız bir ihbar mektubu aldığını ve bunun üzerine soruşturma başlattığını açıkladı. Kanatlı Denizatı Broşu’yla  başlayan operasyonda aralarında müze müdürünün de bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.

31 Mayıs

  • ŞİDDET KORKUSU – Uzmanlar gençler arasında cinayete varan şiddet eylemlerini acımasız rekabete bağlıyor. Gençliğin şiddete yönelmesinin başlıca nedenlerinin bireycilik ve rekabet hırsından kaynaklandığı öne sürülüyor. Doçent Doktor Halil Nalçaoğlu, kapitalizmin derinleştiği, tüm değerlerin maddiyata indirgendiği toplumda şiddetin kaçınılmaz olarak artacağını vurguluyor. Doç.Dr. Halil İbrahim Bahar da “Toplumcu olmama gençleri bu hale getirdi. Çocuğa, gençlere bu isteği vermemiz gerekiyor. Bu da kişisel hırslarımızdan vazgeçmekle olacak bir durum” diyor.

  • SANATÇIYA DAYAK – Kütahya’da Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği etkinlikte tanıtım işlerini üstlenen şirketin sahibi, oyundan sonra İstanbul’a dönmek isteyen, araç olmadığı söylenince de otobüsle dönmek isteyen 32 yıllık tiyatro sanatçısı Nilgün Belgün’e saldırarak dövdü. Kültür Müsteşarı İsen, böyle bir olayı ilk kez duyduğunu belirterek “İki tarafı da dinlemek lazım”  diye konuştu.

  • TÜSİAD’ DAN KRİZ UYARISI –  İş adamlarına göre iç ve dış piyasalardaki belirsizlik daha da yoğunlaşacak. İstihdam sorununu çözebilmek için yılda 550 bin değil, 1 milyon kişilik ekmek kapısı yaratılması gerektiğini vurgulayan TÜSİAD, başta işgücü piyasasına yönelik yapısal düzenlemeler olmak üzere tüm reformların hayata geçirilmesini istedi. TÜSİAD açıklamasında, “ Türkiye başta olmak üzere tüm gelişmekte olan ülkelerin söz konusu çalkantıları ne kadar sorunsuz biçimde atlatabileceği, büyük ölçüde kendi iç dinamiklerine bağlı olacaktır” denildi.

  • SAĞCI-SOLCU HERKES GELSİN –  “Bırakacağız, kurumlar gelip müdahale edecekler, bir on yıl askıya alınan demokrasiyi korumak için mücadele edeceğiz. Bunu 3 defa yaşadık, bir daha yaşamayalım” diyen CHP Lideri, laik, demokratik  Cumhuriyet’e sahip çıkan sağcı-solcu bütün kesimleri partisi  içinde  “vatanı kurtarma” mücadelesine çağırdı. Baykal, “Laik Cumhuriyet’i korumak TSK işi de TOBB’nin, TÜSİAD’ın, sivil toplumun, hepimizin işi değil mi” diye sordu.

  • EMEKÇİYE POLİS DAYAĞI – Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nı protesto eden emekçiler dün Türkiye genelinde “Genel uyarı eylemi” yaptı. Ankara’da “IMF’ye yumuşak halka Kasımpaşalı” sloganları atan emekçiler polis engeliyle karşılaştı. Polisin coplarla müdahalesi sonucu yaklaşık 10 kişi yaralanırken BES Genel Sekreteri Hüseyin Gölpınar başına aldığı darbe nedeniyle tedavi altına alındı.

  • ÖZEL OKULLAR SERVET İSTİYOR – Anasınıfı ücretleri 8, ilköğretim ve lise ücretleri 7 bin YTL’den başlıyor. Velilerin, yemek ve servis ücretlerini de göz önünde bulundurması gerekiyor.

  • KATİL BELLİ, BAĞLANTILARI BELLİ – Erdoğan’a göre Danıştay saldırısında sır perdesi yok ama ‘bundan sonrası yargının işi’. Erdoğan’ın AKP MYK’de  yaptığı değerlendirmede, Danıştay saldırısına ilişkin, “Katil belli,bağlantıları belli. Olayın çete olduğu açık. Bir kişi 40 defa aynı kişiyle görüşmüş. Bağlantılarının nereye kadar uzandığı, o kişilerin hangi makam ve mevkilerde olduğu da belli. Ancak bundan sonrası yargının işi ve yargı da bağımsız” dediği öğrenildi.

  • WASHİNGTON AĞIRDAN ALIYOR – Amerika Birleşik Devletleri’ne gideceğini açıklayan Erdoğan’a henüz randevu verilmedi. Erdoğan ABD’ye gideceğini açıklamasına karşın, net tarih halen belirlenemedi. Dışişleri Bakanlığı’nın ziyaret için haziranın ikinci haftasının uygun olup olmadığını sorduğu, ancak ‘dolu’ yanıtı aldığı öğrenildi. Ziyaretin yaz sonunda gerçekleştirileceği belirtiliyor.